Eğitim Haberleri

EĞİTİM

    Eğitimde kalite

    A. Hamdi DOĞAN - Türkiye Kalite Derneği (KalDER) Yönetim Kurulu Başkanı
    11.08.2014 - 09:01 | Son Güncelleme:

    Kalite yönetimi felsefesinin kurucularından Dr. Deming eğitimin temel amacını, “Pozitifleri arttırmak, negatifleri ise azaltmak, böylece öğrencilerin öğrenme heyecan ve isteklerini korumak” olarak tanımlıyor.

    Ülkemizde eğitim sisteminden beklenti, iyi üniversiteler için başarılı öğrenciler yetiştirmek ve sonrasında da iş dünyası için nitelikli işgücü yaratabilmektir. KalDer vizyonunda “Yaşam Kalitesinin Arttırılması’’nı hedefliyor. Bu amaç temelde insanımızın eğitimi ile başlayan zorlu ama zorunlu bir süreçtir.

    Eğitimde kalite hareketi ülkemizde 25 Kasım 1999 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile KalDer arasında imzalanan Ulusal Kalite Hareketi (UKH) iyi niyet protokolünün imzalanması ile başladı. MEB’inde 41 teşkilat birimi Ulusal Kalite Hareketine katıldı. 2 bin 177 personel Toplam Kalite Yönetimi, 996 personel EFQM Mükemmellik Modeli eğitimi aldı. Eğitim kurumlarında, çalışanların, öğrencilerin, paydaşların, toplumun memnuniyet oranının artacağı, yenilikçi düşüncelere açık, eğitim sürecinin performansları ile yalnız ülke değil, dünya için değer ve anlam yaratacak bir yönetim modeli planlandı.

    Bugüne kadar 90 eğitim kurumunda öz değerlendirme süreci başlatıldı. Anaokullarından, Üniversitelere kadar pek çok kurum sürece katıldı. 12 eğitim kurumu Türkiye Mükemmellik Ödülü kazandı. 36 eğitim kurumu EFQM Yetkinlik Belgesi, 13 eğitim kurumu EFQM Kararlılık Belgesi aldı. Üniversitelerimizin son yıllarda EFQM Modeline duydukları ilgi giderek artıyor. Sakarya Üniversitesi aldığı ödüller ile rol model oldu.

    Sistem, KalDer tarafından EFQM Mükemmellik Modeli’nin kriterleri olan, Liderlik; Müşteriler (öğrenciler, veliler); Çalışanlar; Politika ve Stratejiler; İşbirlikleri ve Kaynaklar; Süreçler Ürünler ve Hizmetler girdilerini en etkin şekilde kullanarak çalışanlarla, öğrencilerle, velilerle ve toplumla ilgili sonuçlarda ve temel performans göstergelerinde mükemmel değerleri yakalamak üzerine inşa edildi.

    Gösterilen çabaların sonunda MEB tamamen EFQM Mükemmellik Modeli kriterlerini esas alarak işleyen modeli ve Ödül süreçlerini tanımladı, Kasım 1999’da, Eğitimde Kalite Yönetimi Sistemi Yönergesi yayınlandı, 2005 yılında modeli yeniledi. Bu yönergelerde açık ve net olarak, Okullarda Toplam Kalite Yönetimi (TKY) uygulanacağı ve Model olarak Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı’nın EFQM Mükemmellik Modeli kriterlerinin kullanılacağı belirtiliyor. Ocak 2014 de ‘Eğitimde Kalite Yönetimi Sistemi Rapor Hazırlama Kılavuzu’ yayınlandı. Bu çerçevede her yıl MEB tarafından ödül süreci yürütülüyor.

    Eğitim politikamız ‘yaş’ ve ‘baş’ tartışmalarına sıkışıp kaldı

    Son yıllarda ‘yaş’ ve ‘baş’ tartışmalarına sıkışıp kalan eğitim politikamız, ölçme ve değerlendirme süreçlerinde de sürekli değişimin içinde. Kimi neden ve nasıl yetiştireceğimizden, nasıl ölçüp, nerede değerlendireceğimize kadar kapsamlı bir karmaşanın içindeyiz. Sürekli iyileştirme yaklaşımı, sürekli değiştirme olarak uygulanıyor. Kalitenin en önemli kriterlerden biri olan kıyaslama (benchmarking) hiç kullanılmıyor. Sorunların çözümünde TKY ve Model öğretilerine yer verilmeli. Katılımcı ve paylaşımcı yaklaşımlar sorun çözüm kapasitesini arttıracaktır.

    KalDer’in eğitim çalışmalarına verdiği önem, insan kaynağı ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiden kaynaklanıyor. 2009 yılında KalDer tarafından yapılan araştırmada “Türkiye’de ekonomik büyüme ve insani kalkınma unsurları arasındaki uyum” sorgulandı. İlişkiyi uyumsuz bulanların oranı yüzde 83,1 çıktı.

    Türkiye Dünya Ekonomik Forumu (WEF) uluslararası rekabet sıralaması endekslerinde 2013 yılında 44’üncü sırada. Uluslararası eğitimde öğrencilerin başarı sıralamasını her yıl değerlendiren Pisa 2013 yılı sonuçlarına göre ise Türkiye 44’üncü sırada yer alıyor. Bu bir tesadüf olamaz. Uluslararası veriler Rekabet/Başarı karşılaştırmasında sürdürülebilir kalkınma ve ilerleme anahtarında kilit süreç olarak ‘Eğitim’i gösteriyor. WEF’in 12 kriterden oluşan rekabet endeksinde eğitim en önemli kriter olup genel sonucu büyük oranda etkiliyor. Eğitim bu boyutu ile her zaman Kalkınma ve Rekabet hedefinin temelinde yer alacaktır.

    Temel eğitim kadar hayat boyu öğrenme de önemli

    Temel eğitim kadar Hayat Boyu Öğrenme de ulusal ve uluslararası yeterlikler açısından en önemli başlıklardan biri. KalDer bu konuda da bir açılım yaparak ‘Hayat Boyu Öğrenme Sürecinde Yönetim ve Yönetişimin Kalitesi’* konulu çalıştayı düzenledi ve ulusal paydaşları biraraya getirerek konuyu tartıştı. Anaokulundan yükseköğrenime ve okul dışı eğitime kadar tüm süreçlerde kaliteli öğrenmenin önündeki engeller ve çözüm önerilerini ortaya koydu.
    İşyerleri için günümüzde ‘Öğrenen organizasyonlar’ öne çıkıyor. Eğitimde en büyük zorluklardan biri yenileşimi/inovasyonu sağlayacak, fark yaratacak insan kaynağının eğitimidir. Bu konuda çok sınırlı çalışma var. Kuruluşlarda Yaratıcılığın Geliştirilmesi, EFQM Mükemmellik Modeli’nin de 2010 revizyonunda öne çıkarttığı kriterlerden. Türkiye’nin son yıllarda takıldığı 10 bin dolar milli gelir patinajından kurtulabilmesi ancak yenileşim ile mümkün. Onun için insan kaynaklarımızın eğitiminde yenilikçi düşünce, yaratıcılık, Ar-Ge kavramları eğitimde odaklanılacak noktalardan biri. KalDer eğitimde öğrenmeyi eyleme dönüştürerek fark yaratıyor.

    KalDer Mükemmellik Akademisi kapsamında ‘Eğitim kurumlarında Kalite Profesyonelliği Uzmanlık Programı’ üniversitelerimizle işbirliği içinde sürüyor. Boğaziçi Üniversitesi ve Okan Üniversitesi’nde programlar büyük ilgi gördü. Sabancı Üniversitesi ve İTÜ ile benzer işbirliği çalışmalarımız sürüyor. Şubelerimizde de yerel üniversiteler ile (Uludağ Üniversitesi) çalışmalar yapılıyor.

    Toplam Kalite Yönetimi ve Mükemmellik Modeli açısından eğitimde uygulamada Deming’in yaklaşımı sınıflarda eğitimi sürekli iyileştirme yöntemi üzerinde odaklandı. Deming’in ilkelerini uygulayarak ‘Sınıflarda Öğrenmenin İyileştirilmesi’ adlı kitabın yazarı olan ve aynı zamanda bir eğitimci olan Lee Jenkins TKY kavramlarını bir rehber olarak kullanıp sürekli iyileştirme ile eğitim kalitesinin yükseltilmesinin ilke ve deneyimlerini paylaşıyor. Çok sayıda parametre ve performans göstergesinin grafiklere yansıtılarak gelişmelerin izlendiği süreçler, başarının kovalanması için önemli bir veri tabanı oluşturuyor.

    KalDer, çalışmaları, uygulamaları ile eğitim adına önemli ilkleri gerçekleştiren, farkındalık yaratan başlangıçları yaptı. Yayınladığı kitaplar, raporlar ve oluşturduğu uzmanlık grupları, çalıştaylar ve kongreler ile süreci besliyor ve yaygınlaştırmada önemli bir rol oynuyor. Ödül sistemi ile katılımı heveslendiriyor. Milli eğitim ile işbirliği ilerledikçe çabalar daha büyük boyutlara taşınacak.

    *EFQM: Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı
    *KalDer Hayat Boyu Öğrenme Sürecinde Yönetim ve Yönetişim Kalitesi Raporu
    *KalDer sürdürülebilir Toplum ve Türkiye Raporu *PİSA (Program for International Student Assesment)

    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı