Eğitim Haberleri

    Eğitimciler, yeni döneme hazır mısınız?

    Doç. Dr. Aslı BUGAY - Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Kuzey Kıbrıs Kampusu Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı Bölüm Koordinatörü
    18.09.2017 - 09:10 | Son Güncelleme:

    Yaz tatilinin ardından yeni akademik dönem başladı. Öğrencilerin okula uyumu çok konuşulanlar arasında yerini almasına rağmen, öğretmen ve akademisyenlerin yeni dönemle ilgili ne hissettikleri genellikle göz ardı ediliyor. Çünkü anaokulundan üniversiteye kadar eğitimin herhangi bir kademesinde öğretmen/akademisyen olarak görev aldığınızda sizin yeni döneme tüm enerjinizle hazır olduğunuz farz edilir.

    Öğrencilerinizi, derslerinizi ve sınıfınızı özlemekle birlikle içinizdeki “yeni dönem nasıl olacak? “sorusunun yarattığı kaygı, endişe ve korkularınızdan kimsenin haberi yoktur. Zaten sizin bunları dile getirmeniz de uygun olmaz; çünkü öğretmen olarak sizin her alanda model olmanız bekleniyor ki, bu da yaşadığınız olumsuz duyguları iki ile çarpmak demektir. Peki, bu noktada yeni döneme başlarken neler işinizi kolaylaştırır?

    ACİLLERİ BELİRLEYİN
    Dönem başlarken yapılacak işler akıllara getirildiğinde genellikle hepsini bir arada düşündüğümüz için muhtemelen hepsi gözümüze olduğundan da çok görünecek. Ayrıca, ilk hafta yapılması gerekenleri planlarken zihniniz dağınık bir şekilde dönem ortasında ya da sonunda yapılması gerekenleri aklınıza getirecek, bu da işlerin gözünüzde daha da büyüyerek kaygının artmasına neden olacak. Şimdi dönem başlarken ilk etapta yapılacak “acilleri” düşünün. Önce onları planlayarak ilk birkaç ay tamamlanması beklenmeyen işleri aklınızdan ayıklayın. Hadi şimdi bir de “küçük aciller” listesi yapın. Göreceksiniz yapacaklarınız 6-7 maddeyi geçmeyecek.

    BİLGİLERİNİZİ GÜNCELLEYİN
    Bilgi güçtür. Araştırmalar akademik öz yeterliliği yüksek öğretmenlerin iş doyumlarının daha yüksek olduğunu gösteriyor. Dönem henüz tam başlamadan daha önce 18 kez anlatmış olsanız bile o alandaki yeni kaynakları gözden geçirerek bilgilerinizi tazeleyin. Ayrıca, bu yıl hep sunum yaparak anlattığınız bazı konuları daha güncel olan grup tartışması, beyin fırtınası, eğitsel gezi, zihin haritaları gibi aktif öğrenme yöntemlerini kullanarak öğretmeyi deneyin. Dersinize yeni eklemeler yaptığınızda kendinizi daha iyi hissedeceğinizi ve dersi anlatmak için daha çok motive olacağınızı göreceksiniz.

     

    RUMİNASYON YAPMAYIN
    Ruminasyon, olumsuz olayların yarattığı duygular ve düşünceler üzerine tekrar tekrar düşünmek demek. Ruminasyon kaygı ve stresi tetikliyor ayrıca depresyon riski taşıyor. Geçen dönem olumsuz olaylar yaşamış olabilirsiniz. İlişkilerinizin kötü olduğu meslektaşlarınız ya da öğrencileriniz olabilir. Onlarla yaşadığınız tatsız deneyimleri tekrar tekrar düşünmek gelecek ilişkilerinizi düzeltmenize yardımcı olmaz. Yaşananlar yaşandı; bundan gerekli dersleri çıkararak kendinizi korumak için tedbirler aldınız. Eğer bu tedbirleri alamadıysanız, bilin ki tekrar eden düşünceler size yardımcı olamayacak. Sadece içinize sebepsiz yere gelip oturduğunu sandığınız endişelerinizin sıklığını ve yoğunluğunu arttıracaklar. Bunun yerine, ruminasyon yaptığınızı fark ettiğiniz anda, bunu yapmayı sürdürmekten bilinçli olarak vazgeçin ve enerjinizi bu yılı daha iyi nasıl planlayabileceğinize kanalize edin. Eğer bu tek başına durdurmakta zorlandığınız ve sıklıkla karşınıza çıkan bir sorun ise psikolojik yardım alın.

    EŞLİ RUMİNASYONDAN KAÇININ
    Ruminasyon yalnız yapılabileceği gibi eşli de olabiliyor. Eşli ruminasyon, bir başkasıyla bir problem ya da olumsuz bir olay hakkında defalarca, çoğunlukla olumsuzluklara odaklanan ve fakat problem çözme odaklı olmayan paylaşımdır. Eşli ruminasyon ilk başlarda bir paylaşım ve rahatlama etkisi yaratsa da uzun dönemde kişilerde kaygıyı, endişeyi arttırıyor ve öfkeyi tetikliyor. Meslektaşlarınızla yeni dönemle ilgili olası problemler hakkında paylaşımda bulunmanız, konuşmak istemeniz normal bir şey olmasına rağmen paylaşımların süresi ve sıklığı sizi daha derin umutsuzluğa ve depresyona sürükleyebilir. Sizinle sürekli olumsuzluklar üzerine konuşan kişileri bu konuda uyarın. Gerekiyorsa onlarla iletişiminizi azaltın.

    FELAKET SENARYOSU YAZMAYIN
    Felaketleştirme, bir olayın kötü taraflarına odaklanarak, ileride daha da kötü olacağına dair senaryolar oluşturmaktır. Her olayın başlangıcı zordur; yeni dönemin başlaması bazı sıkıntı ve zorlukları da beraberinde getirebilir. Geçmiş deneyimlerinize bağlı olarak dönem başında olabilecek olası problemleri ruminasyon yapıp, büyüterek tüm döneme genellerseniz gözünüzde – esasında hiçbir gerçekliği de olmayan – bir felaket senaryosu yaratmış olursunuz. İlk hafta sınıf ve derslerde aksaklıkların olması, öğrenci, veli ve yöneticilerle sıkıntılarınızın olması olağandır. Yeni dönemin elinizden geldiğince verimli ve keyifli geçeceğine dair inancınızı ve umudunuzu yitirirseniz gelecek için de çabalamaktan vazgeçersiniz ve daha bugünden yenilmiş olursunuz.

    DEĞİŞTİREMEYECEKLERİNİZİ KABUL EDİN
    Bu dönem istemediğiniz bir dersi mi veriyorsunuz? Uzak bir okulda mı görev aldınız? İlişkilerinizin soğuk olduğu bir sınıfa mı gireceksiniz? Eğer artık değiştirmek için imkân kalmadıysa durumu kabullenin ve iyi yanlarını bulmaya çalışın. Ama süreç içinde sizi rahatsız etmeye devem ediyorsa ilk fırsatta değiştirmek için de elinizde geleni yapın!

    GEÇEN DÖNEMDEN GÜZEL BİR OKUL ANISINI AKLINIZDA TUTUN
    Geçen akademik dönemde olumlu olumsuz birçok deneyimi birlikte yaşadınız. Algıda seçicilik nedeniyle bu deneyimlerden olumsuz olanları zihninizi daha çok meşgul ediyor olabilir. Olumlu deneyimler yerine olumsuz olayları daha kolay ve sıklıkla hatırlamamızın önemli bir nedeni daha iyi tedbir alarak unutmadan kendimizi koruma içgüdümüzdür. Şimdi bunu tersine çevirin. Olumlu anılarınıza haksızlık ederek olumsuz anıları yeterince düşündünüz. Bu yazıyı okuduktan sonra öğrencilerle veya meslektaşlarınızla yaşadığınız olumlu bir anıyı hayal edin. Onun size getirdiği olumlu duyguların keyfini çıkarın. Bu yıl buna benzer güzel deneyimleri yaşamamanız için hiçbir neden olmadığını da unutmayın.

    OLUMLU PLAN YAPMAYA YENİDEN ODAKLANIN
    Bilişsel bir strateji olan plan yapmaya yeniden odaklanma, durumun nasıl üstesinden gelineceği ve bunun için neler yapmak gerektiği üzerine düşünmektir. Plan yapmaya yeniden odaklanma, harekete geçme odaklı plan yapmanın bilişsel parçasını oluşturur. Ancak plan yapmaya odaklanma akabinde o davranışın gerçekleşeceği anlamına gelmez. “Bu dönem daha faydalı bir öğretmen/akademisyen olacağım”, “akademik bilgilerimi güncelleyeceğim”, “öğrencilerimi daha dikkatli dinleyip, iyi iletişim kuracağım” gibi mesleki hedefler bu stratejiye örnek olabilir. Zor olsa da iyi şeylerin olması için kendi küçük dünyanızda da olsa harekete geçmeniz sizi iyi hissettirecektir. Akademik öz yeterliliğinizi geliştirici çalışmalar yapmak hem iş doyumunuzu arttıracak hem de kendi ruh sağlığınıza iyi gelecektir.

    FARKLILIKLARA SAYGILI OLUN
    Öğrenciler, veliler ile yöneticilerinizin beklenti ve ihtiyaçları sizinkilerle aynı değil. Unutmayın ki, dönem başlarken stresli olan bir tek siz değilsiniz. Ayrıca herkesin sizi onaylaması ve sevmesi de mümkün değil. Bu zorunluluklardan kurtulup, farklılıkları zenginlik olarak görmek hem kendinizi daha iyi hissetmenize hem de çevrenizle ilişkilerinizin daha sağlıklı olmasına yardımcı olacaktır.

    EN İYİ ÖĞRETMEN SİZ DEĞİLSİNİZ
    En iyi olma arzunuzun omuzlarınızda yarattığı baskıyı nazikçe bir kenara koyun. Sadece Türkiye’de yüzbinlerce öğretmen/akademisyen olduğu düşünüldüğünde bunların arasında en az sizin kadar iyi ya da kötü başkalarının da olduğunu bilin. Öğrencilere de hep söylediğimiz gibi, önemli olan elinizden gelenin en iyisini yapmanızdır. Ayrıca bu yıl en iyi öğretmen siz olsaydınız belki de kendinizi geliştirmek için herhangi bir amacınız da kalmazdı. Her zaman öğrenecek yeni şeylerin, geliştirecek yanlarınızın olması aslında size bu mesleğin bir armağanı. Bu nedenle eksik bilgilerinizi fark edin ve tamamlayabildiğiniz kadarını bu dönem tamamlamak için çaba sarf edin.

    Yeni dönemi olumlu olumsuz tüm yönleri ile kucaklamaya çalışın. Bazen bazı durumları kabullenmek zor gelse de, bu deneyimlerin sahip olduğunuz becerileri geliştirmek ve başkalarına aktarmak için bir fırsat olduğunu da unutmayın. Bu sırada yaptığınız işten gurur duymayı ve keyif almayı da sakın ıskalamayın. İyi dönemler...

    Etiketler: eğitimci , uyum , ders
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı