Ziya Selçuk: Tek bir çocuğun eğitimi bile bütün bir ülkenin meselesidir

Güncelleme Tarihi:

Ziya Selçuk: Tek bir çocuğun eğitimi bile bütün bir ülkenin meselesidir
Oluşturulma Tarihi: Eylül 09, 2019 10:46

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 2019-2020 eğitim öğretim yılının başlaması nedeniyle yayımladığı mesajda, tek bir çocuğun eğitiminin bile bütün ülkenin meselesi olduğunu belirterek, “Bugün okullarımızda 18 milyondan fazla çocuğumuz ders başı yaptı. 18 milyon diyerek bir sayıya indirgediğimiz mevcudumuz, çok değil, 20 sene sonra bugün bizim yerimizde kararlar alıp veren, ülke istikbali için kafa yoran, çalışan, hatta ebeveyn olan, sorumluluk sahibi yetişkinler olacak” dedi.

Haberin Devamı

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 2019-2020 eğitim öğretim yılının başlaması nedeniyle bir mesaj yayımladı. Eğitimle ilgili özel gün mesajlarında genellikle öğretmene, öğrenciye ve veliye hitap edildiğini hatırlatan Bakan Selçuk, mesajında şunları söyledi:
“Ben bunca yıllık eğitim hayatımda bildim ki tek bir çocuğun eğitimi, bütün bir ülkenin meselesidir. Bu ülkenin öğretmeninden öğrencisine, çocuğun sağlığını kontrol eden doktordan okulu yapan mühendisine, çocuğu okula taşıyan sürücüden okul taşıtının yanından geçen taksiciye, çocuk için kitap yazan yazardan-yayıncıdan, çocuğun defterinin dikişini diken matbaacıya, çocuğun anne babasından kapısının önünden geçtiği komşuya kadar herkes eğitimin bir parçasıdır. O yüzden okulların açılışını yaptığımız şu günü, eğitim odaklı düşünmek ve yaşamak için bir başlangıç kabul edip, toplumun tamamına hitap etmek isterim.

Haberin Devamı

20 SENE SONRA BİZİM YERİMİZE KARAR ALACAKLAR
Bugün okullarımızda 18 milyondan fazla çocuğumuz ders başı yaptı. 18 milyon diyerek bir sayıya indirgediğimiz mevcudumuz, çok değil, 20 sene sonra bugün bizim yerimizde kararlar alıp veren, ülke istikbali için kafa yoran, çalışan, hatta ebeveyn olan, sorumluluk sahibi yetişkinler olacak. Ve onları bugünden bambaşka bir dünya bekliyor. Biz, Türkiye’nin eğitim sisteminin tamamını, tüm alt sistemleriyle birlikte geleceğe hazırlıyoruz. Ancak şu var ki oraya da bugün kalkıp gidemiyorsunuz. Geleceğe adım adım ve stratejilerle, gerekli tedbirleri alarak, donanarak ve inanarak yürünüyor. Ben her yeni güne bu gözle bakıyorum. Yolumuz, hedefimiz, niyetimiz, gideceğimiz yer ve rotamız belli. Bütün samimiyetimle söylüyorum, bu süreçte en çok ihtiyacımız olan şey; toplumun her bireyinin, eğitimi bir millet ödevi olarak kabul edip umut ve hevesle, bütün yapabildikleri ve katkı sağlayabildikleriyle yanımızda olmasıdır.

EĞİTİME DAİR, BÜYÜYEN BİR UMUT, HAREKETLİLİK VE İYİ NİYET VAR
Şu sevinci paylaşmadan geçemeyeceğim: Çok geniş bir kitlede eğitime dair, birbirini tetikleyen, katlayarak büyüyen bir umut, hareketlilik ve iyi niyet var. Ben bunu, bir yıllık süreçte büyük bir kırılma olarak gözlemledim ve deneyimledim. Öğretmenlerimiz değişim için, ilerlemek ve daha fazlasını yapabilmek için inanılmaz çaba sarf ediyor. Yaz tatili döneminde açtığımız eğitim ve sertifika programlarına gösterdikleri katılım, eğitim vizyonu çalışmalarımıza sağladıkları katkı azımsanmayacak ölçüde. Okul yöneticilerimizden sürekli ‘Ne yapabiliriz?’ şeklinde sorular ve yaptıkları çalışmalara dair sunumlar geliyor. Velilerimiz istekliler; eğitimle, okulla, çocuklarıyla ve en önemlisi başka çocukların eğitim süreçleriyle, ülkenin geleceğiyle inanılmaz ilgili ve hevesliler. Üniversite öğrencileri daha dün mezun oldukları okullar için projeler üretiyor, lise öğrencilerimiz anaokulundaki öğrencilerimiz için çalışmalar yapıyorlar. İş dünyası, eğitimi ekonominin lokomotifi olarak görüyor ve sosyal sorumluluk çalışmaları ve finansman destekleriyle yeni projelerimize can suyu oluyorlar. Bu müthiş birliktelik, yeni bir ruh hâlinin yansıması olarak çıkıyor karşımıza. Eğitime katkı sağlamak isteyen herkes için ucundan tutacak veyahut dört elle sarılacak bir iş var. Bunun bilincinde olan ve sürecin bir parçası olmak isteyen herkes; bugün ders başı yapan 18 milyon öğrenci için bir çalışan, bir eğitim gönüllüsüdür. Evet, çok zorlu bir yol, çok meşakkatli... Ama bir tek çocuğun göz pırıltısı, bir tek öğretmenin heyecanı, bir tek velinin teşekkür eden bakışı, bütün meselemizin eğitim olması için yeterli. Olmayacağını düşünenler bu işin nasıl yapılamayacağına odaklananlardır; gelin, biz nasıl başarılacağına kafa yoralım.

Haberin Devamı

ÖĞRETMENLERİMİZİN ŞEFKATİ, HEYECANI, ÖZENİ EN BÜYÜK GÜVENCEMİZ
Yeni eğitim öğretim yılında öğretmenlerimizin şefkati, heyecanı, özeni en büyük güvencemiz olacak. Öğrencilerimizin bir şey öğrenip keşfettiklerinde gözlerinde oluşan kıvılcımlar, geleceğimizi aydınlatan enerjimiz olacak. Velilerimizin, çocuklarının her şeyden önce sınava hazırlanmasına değil; insanlığa ve topluma yararlı, vatanına ve milletine hayırlı olmasına değer vermesi, bizleri daha da güçlü kılacak. Çocuklar bize ‘emanet’. Sağlıkla, huzurla güzel bir yıl yaşamak temennisiyle..”

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!