GeriEğitim Yükseköğretimde değişim ve kalite
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yükseköğretimde değişim ve kalite

Uzun yıllar ülkemizin gündeminde olan bağımsız kalite kurulu kuruldu ve çalışmalarına başladı. Kalite Kurulu, yükseköğretim kurumlarının; ülkemizin ve Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) hedefleri, öncelikleri doğrultusunda eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme ve yönetim politikalarının planlama ve uygulama süreçlerine bakarak, bu süreçlerin çıktılarını değerlendiriyor. Değerlendirme sonuçlarına göre üniversitelerin, önlem alarak nasıl ilerledikleri ve bunu yaparken de evrensel normlara nasıl uyum sağladığı ortaya çıkıyor.

Yükseköğretimde değişim ve kalite

SÜREKLİ ÖĞRENME
Değerlendirmenin kalbi, öğrenciye kompleks dünyada ayakta durmalarını sağlayacak ve hızlı değişime ayak uyduracak bilgi beceri ve yetkinlikleri kazandırmak. Bu yetkinliklerin etik ve değerlerle dengelenmesi önemli. Kalite Kurulu olarak yeni dönemde değerlendirmelerde, öncelikle üniversitelerin öğrencilerine, alan bilgisinin yanında; dijital yetkinlik, karmaşık problem çözme, iletişim becerisi, analitik düşünme ve etik gibi dünyanın her yerinde ayakta kalabilecek yetkinlikleri kazandırıp kazandırmadığına bakılıyor. Öğrencilerin mezun olduktan sonraki iş bulma süreçlerini de değerlendirerek bu döngü tamamlanıyor. Bunun gerçekleşmesi için üniversiteler, temel dersler yanında öğrencilere ek öğrenme imkanları (ÇAP, yan dal, sertifika programları vb.) tanıdığında ve ders verme biçimlerindeki dönüşümlerle (ilave dersler ve projeler, yurt dışı ve dil olanakları vb.) öğrenciyi mesleği dışında da kolay dönüşebilen bireyler haline getirebildiğinde başarılı olur. Bulunduğumuz çağda bir üniversite bitirme yeterli olmayarak, sürekli öğrenme gündeme gelecek. İnsan hayatının tamamı öğrenme ve çalışma gibi iki dönemden ibaret olmayacak, bu süreç birkaç kez tekrarlanacak.

YETKİNLİK ESASLI EĞİTİM VE BİLGİ TABANLI ÇEVİK LİDERLİK
Yükseköğretim kurumlarının dünyaya ayak uydurabilen yapılar haline gelmesine yönelik değişim isteği var. Bu değişimin gerçekleşmesi için yükseköğretim kurumlarımızın çevik liderlik ve bilgiye dayalı yönetim sistemlerini kurması gerekiyor. Kurumlarımızda, yetkinlik esaslı eğitim ve bilgi tabanlı çevik liderlik olduğunda dünyadaki hızlı değişime ayak uydurabilecekler. Bu iki husus göz ardı edilerek, geleneksel usullerle devam edilirse aradaki fark açılacak. Bu nedenle değişim kaçınılmaz. Burada olmazsa olmaz olan şey kurumların akademik kadrosu. Çünkü gelecek odaklı öğrenci yetiştirmeyi sağlayan kişiler akademisyenler. Akademisyenlerin mantalitesinin hızla ders anlatmaktan ziyade mentörlüğe, CEO’luğa ya da akıl hocalığına dönüştürülmesi gerekiyor. Yeni nesil bilinçli bir şekilde yetişiyor, bizim de onların dilinden anlayacak öğrenme modelleri geliştirmemiz gerekiyor. Bu değişimi yönetecek öğrenme mükemmeliyet merkezlerinin tüm üniversitelerde kurulması önem kazanıyor.

ÖĞRENCİ DE DEĞERLENDİRECEK
Üniversiteler 5 ana başlık ve her bir başlık altında yer alan 125 ölçüt çerçevesinde değerlendiriliyor. Bu değerlendirme ölçütlerini belirlerken, yükseköğretim kurumlarının eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme ve yönetim sistemlerinin kalite anlayışına uygun biçimde tasarlaması esas alınıyor. Üniversitelere kurumsal dış değerlendirmelerini gerçekleştirmek üzere beş yılda en az bir kere 5-8 kişilik değerlendirici takımı gönderiliyor. Bu ekip sayıları üç bine varan değerlendirici arasından seçilerek “Kurumsal Dış Değerlendirici Eğitimi” veriliyor. Bugünlerde devam eden 45 üniversitenin kurumsal dış değerlendirilmesiyle birlikte 115 üniversitenin değerlendirilmesi tamamlanmış olacak. 2019 yılında üniversitelerimizin tamamının değerlendirilmesi planlandı. Bu zamana kadar yapılan değerlendirmelerden ortaya çıkan en önemli sonuç, üniversitelerimizin vizyon misyon ve politikaları belirleme konusunda bir sorunları yok. Ancak bunların uygulanması, çıktılarının gözden geçirilmesi ve önlem alınması konusunda gelişmeye açık alanları var. Dış değerlendirme sonunda üniversitelere bu alanlardaki durumları bilgilendiriliyor ve her yıl hazırlanan raporlarda bu konularda ilerlemeleri gözden geçiriliyor. Deneyimli kişilerden oluşan dış değerlendirme takımlarında bu yıl ilk defa bir öğrenci de yer alıyor. Böylece öğrenciler; üniversitelerin yaşam alanları ve eğitim süreçlerini öğrenci gözüyle değerlendirebilme fırsatına sahip olabilecekler.

AKREDİTE PROGRAM DÜŞÜK
Ülkemizdeki akredite olmuş programlar yüzde 5 gibi çok düşük bir oranda. Bu oranın hızla artırılması gerekiyor. Ayrıca üniversitelerin kalite süreci içinde kendi değerlendirmelerini yapmaları beklenmekte ve böylece öğrencilerimizin uluslararası standartlarda eğitim almalarını sağlamayı hedefliyoruz. Bunun için hem ulusal hem uluslararası akreditasyon ajansları ile işbirliği içerisindeyiz. Hedefimiz üniversite değerlendirmede ülkemizin koşullarını da dikkate alan evrensel bir değerlendirme sistemi kurmak, ayrıca 3-5 yıl içinde diğer ülkeler le kalite konusunda açığı kapatmak.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle