GeriEğitim YÖK’ten, Mevlana Değişim Programı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

YÖK’ten, Mevlana Değişim Programı

YÖK Başkanı Çetinsaya, “Mevlana Değişim Programı aslında bütün dünyayla Türkiye arasındaki bir değişim programı ama biz istedik ki ilk yıllarında Erasmus bölgesi dışındaki ülkelerle gerçekleştirelim ve zaman içinde Avrupa ile ilgili kararlarımızı daha sonra verelim” dedi. Çetinsaya ayrıca program kapsamında, Türkiye’den 37 üniversitenin 32 farklı ülkedeki yükseköğretim kurumuyla 228 protokol imzaladığını söyledi.

YÖK’ten, Mevlana Değişim Programı
refid:23356997 ilişkili resim dosyası

Dışişleri Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK) arasında “Mevlana Değişim Programı” çerçevesinde işbirliği protokolü imzalandı. YÖK Konferans Salonu’nda, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya’nın katılımıyla “Mevlana Değişim Programı Tanıtım  Toplantısı düzenlendi.
Çetinsaya buradaki konuşmasında, uzun zamandır üzerinde çalıştıkları  Mevlana Değişim Programı’nın, yurtiçinde eğitim veren yükseköğretim kurumlarıyla yurtdışındaki yükseköğretim kurumları arasında öğrenci ve öğretim elemanı değişimini planladığını belirtti.
Mevlana Değişim Programı’nın başarılı olacağına inandıklarını ifade eden  Çetinsaya, “Çünkü biz yükseköğretim sistemimizin uluslararasılaşmasını  hedefliyoruz. Yükseköğretimdeki uluslararasılaşmanın ülkemizin dış politikasıyla ve 21. yüzyıldaki hedefleriyle paralel olduğunu ve uyumlu olduğunu düşünüyoruz” dedi.
Öğrenci ve öğretim üyesi değişiminin yanı sıra yükseköğretimdeki  uluslararasılaşmanın bir diğer boyutunun ortak programlar inşa etmek olduğuna değinen Çetinsaya, bu amaçla bir networking (ağ) anlayışı getirmeye çalıştıklarını bildirdi.
Dünyadaki 400-500 yaşındaki üniversitelerle veya Nobel Ödülü almış  üniversitelerle belirli bir dereceye kadar yarışabileceklerini bildiklerini ifade eden Çetinsaya, “Ama günümüzde artık bilimsel ağlar kurmak çok daha önem kazanıyor. Biz dünyanın önemli üniversiteleriyle bilimsel ağlar oluşturabilirsek ülkemizin hedeflerini daha kolay gerçekleştirebileceğimize inanıyoruz” diye konuştu.
Uluslararasılaşmayı tek taraflı algılamadıklarını, Türkiye’nin 21.  yüzyıldaki konumuna uygun bir şekilde çok taraflı, çok düzeyli bir  uluslararasılaşma olarak algıladıklarını ifade etti. Söz konusu programın çalışmasının 2011’den beri devam ettiğine işaret eden Çetinsaya, Erasmus ve Farabi değişim programlarından edindikleri tecrübeleri bu programa dahil ettiklerini ve daha mükemmel olması için çaba gösterdiklerini vurguladı.

Protokol, YÖK’ünün yurt dışındaki çalışmalarını içeriyor

Değişim programının daha iyi yürümesi için Dışişleri Bakanlığı ile  protokol imzalandığını anlatan Çetinsaya, şunları söyledi:
“Mevlana Değişim Programı aslında bütün dünyayla Türkiye arasındaki bir  değişim programı ama biz istedik ki ilk yıllarında Erasmus bölgesi dışındaki ülkelerle gerçekleştirelim ve zaman içinde Avrupa ile ilgili kararlarımızı daha sonra verelim. Çünkü önümüzde Erasmus gibi zaten mekanizmaları kurulmuş ve ülkemizde başarıyla işleyen bir yapı var. Bu yapının bir alternatifini üretmek yerine, Erasmus’un kapsamadığı alanlarda Mevlana’yı öncelikli olarak çalıştırmak ve işletmek istedik. Mevlana Programı o kadar büyük bir beğeniyle karşılandı ki biz daha resmi tanıtımını yapmadan ve sadece üniversitelere yaptığımız ön duyurularda bile büyük bir teveccühle karşılaştık. Nitekim şu anda elimizdeki verilere göre, daha dediğim gibi resmi süreçleri başlatılmadan 37 üniversitemiz  Türkiye’de, ABD’den Rusya’ya, Nijerya’dan Tayvan’a kadar 32 farklı ülkedeki yükseköğretim kurumuyla bugün itibariyle 228 protokol imzaladı.”
Çetinsaya, protokolün sadece Mevlana Değişim Programı konusunda bir  işbirliğini kapsamadığını YÖK’ün yurtdışı çalışmalarıyla ilgili tüm konuları içeren bir işbirliği olacağını söyledi.
Çetinsaya, yurtdışından gelecek öğrenci ve öğretim elemanlarının  vizelerinin kolaylaştırılması, iki kurumun görev alanına giren konularda yakın işbirliği, YÖK tarafından verilen denklik belgelerinin hazırlanması,  üniversitelerin tanınması, benzeri iş ve işlemlerde şeffaf, etkin ve verimli bir süreç izlenmesinin protokolün maddeleri arasında olduğunu sözlerine ekledi.


"Üniversitelerin çıtası yükselmek zorunda"

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ise, Türkiye’yi dış dünyaya açacak bir proje olan “Mevlana Değişim Programı”nın kendisini hem bir Dışişleri Bakanı hem de öğretim üyesi olarak gururlandırdığını söyledi. Üniversitelerin bilgi aktarımının en temel kurumlarının başında geldiğini belirten Davutoğlu, bu kurumların üç temel hedefini, insanlığın evrensel birikimini yeni nesillere aktarmak, kendi kültürünü ve medeniyetini yücelten aydınlar yetiştirmek ve meslek kazandırmak olarak sıraladı. Evrensel bilginin harmanlanması sürecinin tarihsel gelişimini anlatan Davutoğlu, “Kültürümüz ve medeniyetimiz, nev-zuhur bir kültür ve medeniyet değildir. İlim geleneğimiz de nev-zuhur değildir. Aksine, daha Oxford’da, Cambridge’de basit bir üniversite geleneği dahi yokken, Harran’da vardı, Belh’de, o Mevlana’yı çıkaran ortamda vardı” diye konuştu.
Anlık kültürel etkileşimlerin ve meydan okumaların yaşandığı bir dönemden geçildiğini belirten Davutoğlu, “En büyük ve en heyecan verici meydan okuma zihniyetle ilgili meydan okumadır. Biz yeni bir zihniyet inşa etmek durumundayız” dedi.
Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarının durumuna da değinen Davutoğlu, özgüven ve birikimin öneminin altını çizerek, “Üniversitelerimizin, öğrencilerimizin, öğretim üyelerimizin çıtası yükselmek zorunda” dedi.
Mevlana Değişim Programı’nın önemine değinen Davutoğlu, program sayesinde hem dışarıdan gelenlerin Türk kültürüyle hem de Türkiye’den gidenlerin başka kültürlerle harmanlanacağını söyledi. Davutoğlu, “Bizim de gittikleri ülkelerden döndükleri zaman Türkiye dostu olacak, Mevlana felsefesinden etkilenmiş olacak yeni bir nesli bütün Afrika’ya, Asya’ya, Latin Amerika’ya tohum gibi serpmemiz lazım” diye konuştu.
Türkiye’de 36 bini bulan yabancı öğrenci sayısının ülkenin kapasitesine göre düşük olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, “En azından bunun milyonlarla ifade edilir şekilde Türkiye’nin öğrenci çekmesi lazım” dedi.
Davutoğlu, Türkiye’nin dünyadaki eğitim pastasından aldığı payın küçük olduğunu da belirterek, “Mevlana Değişim Programı’nın çok doğru bir zamanda ve çerçevede başladığını düşünüyorum ama kaybedilen yılları telafi etmek üzere çok daha hızla hareket etmemiz gerektiği inancındayım. Dışişleri Bakanlığı, bu muhteva çerçevesinde, Mevlana Değişim Programı’nın ve YÖK’ün emrindedir” dedi.
Davutoğlu, e-vize uygulamasının da en kısa zamanda öğrencileri kapsayacak şekilde genişletileceğini söyledi.
Konuşmaların ardından Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile YÖK Başkanı  Gökhan Çetinsaya, Mevlana Değişim Protokolü’nü imzaladı.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle