GeriEğitim YKS bizi, çocuklarımızı sevmekten alıkoyamaz!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

YKS bizi, çocuklarımızı sevmekten alıkoyamaz!

Milenyum çocukları gerek liselere, gerekse üniversiteye giriş sınavlarında yapılan değişikliklere yakalandılar. Bu süreçte bir anne olarak bazen ders çalışması için kızama baskı yapmaya çalıştım. Yetersiz kaldığımda psikolog desteğine başvurdum ama ne YKS ne de başka bir şey bizi çocuklarımızı sevmekten alıkoyamaz. YKS öyle veya böyle olacak fakat aile desteğini ve güvenini hisseden, kendisine güvenen gençler bir şekilde hayatta başarılı olacak.

YKS bizi, çocuklarımızı sevmekten alıkoyamaz!

Çocuklarımız iyi bir eğitim alsın diye ebeveynler olarak her türlü fedakârlığı yapıyoruz. Çünkü sadece çocuklarımızın fedakârlık yapması yeterli olmuyor, bizlerin de onlara destek olmak adına bu sürecin sıkıntılarını paylaşmamız gerekiyor. Bu sene üniversite sınavına hazırlık sürecini bir anne olarak ikinci kez deneyimliyorum. Kızım bu yıl ilk defa uygulanacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) girecek. Tabii dokuz sene aralıkla yaşadığım bu iki süreç arasında ciddi farklılıklar oldu. Kendime söylediğim bir söz vardır; “Her şeyde olduğu gibi, eğitim konusundaki doğrular da zamana, duruma ve kişiye özeldir.” Benim karar vermemde ve kızımla birlikte ona uygun bir rota çizmemde rol oynayan kriterler; sınav sistemindeki değişiklikleri dikkatle takip etme, hedeflerini iyi belirleme ve kızıma olan güvenim.

SERİ DEĞİŞİKLİKLER YAŞANDI
Bana iş arkadaşlarım, dost ve akrabalarım “Kızın kaç yaşında” diye sorduklarında, ben hep “2000 model” derim. Nesil olarak farklı olmalarının yanı sıra “2000 modeller” gerek liselere giriş sınavında, gerek üniversite sınav sistemindeki değişikliklere yakalanarak talihsiz bir eğitim süreci geçirdiler. Özellikle üniversite sınavına hazırlık sürecinde sistemde yaşanan seri değişiklikler nedeniyle biz ve çocuklarımız, “Acaba bu sabah bir değişikliğe uyanacak mıyız?” gerginliğiyle dolu, karmaşa içinde bir eğitim yılı geçirdik.

Bu süreç içerisindeki mücadele yeteneğini gördükçe, kızımın güçlü karakterine ve psikolojiye olan yatkınlığı sayesinde bir moral düşüklüğünde bile kısa sürede toparlanarak bir yol bulabilme yeteneğine daha iyi tanıklık etmiş oldum. Buna rağmen, sıklıkla sistemde bir değişikliğe uyanması, büyük bir belirsizlik yaşaması, kaygıları ve hedeflerine ulaşma yolunda taşıdığı azmin dönem dönem kırıldığını görmek de beni üzdü. Bir yandan onun bakış açısıyla düşünmek gerekirken bir yandan da ani değişiklikler karşısında bir veli olarak kafamda, “Şimdi nasıl davranmalıyım?” gibi sorular oluştu. Bu süreçte hep inandığım ama belki de onun tarafından kızgınlıkla karşılanan, “Sistem değişsin, siz boş verin, hedefinize kitlenin ve daha çok çalışın” cümlesini hep tekrar ettim.

BAZEN MOTİVASYONU BOZULDU
Akşam işten döndüğümde o da yoğun bir tempodan çıkıp aynı saatlerde okuldan eve gelmiş oluyor. Çalışan bir anne olarak sürekli yanında olamamanın yaratabileceği açığı kapatma konusunda hep çabaladım. Hem anne, hem de onunla arkadaş olabilmek hep en büyük hedeflerimden biri oldu. Yanımda hep bir annenin bilgeliğini ve arkadaş rahatlığını hissetmesini istedim. Ama çocuklarınıza ne kadar güvende olduklarını hissettirirseniz hissettirin sorumluluk duygularının yoğunluğu bazen sizinle tüm kaygılarını açıkça paylaşmalarını engelliyor. Bu süreçte bana anlatmadığı ve gözlemlerime tanık olduğum değişiklikler şunlar:

- Gözlerindeki belirsizlik, dönem dönem motivasyonunun bozulması.
- Sınavın her detayı belli olsa bile, sınav kaygısının üzerinde oluşturduğu stres.
- Sıkça gerçekleşen değişiklikler sonrası, çalışma gücünün zayıflaması, geleceğe ve insanlara karşı bir güvensizlik ve umutsuzluk duymaya başlaması.

YOĞUN DUYGUSAL İNİŞ ÇIKIŞLAR YAŞANDI
Bizim çocukların ‘2000 Model - Milenyum Çocuğu’ olmalarının yanı sıra üniversiteye giriş sınavları, ergenlik dönemine denk geldiği için fiziksel ve duygusal değişimlerin yoğun yaşandığı bu dönemde hızla değişen ruh hallerine şahit olmak kaçınılmaz oluyor. Okul ve arkadaş çevresinin değişimi, büyük sınav hazırlığının yanı sıra okuldaki sınavların yarattığı stres de bu sürecin önemli değişkenleri oluyor. Süreç içerisinde bazen kendimizi ve onu tanıyamayacak hallerde bulduğumuz da oldu. Birbirimize sert çıktık, bazen sarılıp ağladık, bazen ayrı odalarda ağladık ve psikolojik patlamalar yaşadık. Sadece kızım değil bende de sorumluluk artışıyla gelen yoğun duygusal iniş çıkışlar, artan sinirlilik, depresif duygu hali, risk alma-alamama gibi değişiklikler yaşadım. Geçen akşam onu motivasyonu çok düşük görüp, moralinin bozuk olduğunu hissettiğimde ve gözünden yaş geldiğini gördüğümde, ona dedim ki; “Kızım, işte bu senin sağlıklı olduğunu gösterir. Kaygı, stres ve yaklaşan güne duyulan tedirginlik normal süreçler. Ne olursa olsun ben hep yanındayım.” Bu küçük gerginlik anını büyümeden atlattık. “Haklısın, kalkıp biyolojiye bakmalıyım” dediği an doyasıya güldük,  onun da benim de gözümüzden bir damla yaş yanağımızda kala kaldı.

PSİKOLOG DESTEĞİ ALDIM
Benim de bu süreçte yaptığım bazı hatalar oldu, bazen ona beklentilerim doğrultusunda ders çalışma ve daha çok test çözme konusunda yoğun bir baskı hissettirdim. Bunun, üzerinde yarattığı etkiyi fark ettiğimde ise geri çekildim. Okul dersleri ve sınavlarına çalışma, özel derslere yoğunlaşma, sporcular gibi sınava hazırlık kamplarına alınmaları gibi zaten yoğun bir tempoda koşarken bir de ben artık onu yormamalıyım diye düşündüm. Anne olarak gerek sınav sistemindeki, gerekse kızımdaki değişikliklerle baş etme, bu değişikleri anlayabilme, kendimi iyi bir şekilde konumlandırabilme adına attığım en önemli adımlardan biri uzman bir psikologdan destek almak oldu. Bu süreçte, kızımla kurduğum ilişkimi sorgulayarak, doğru mu davranıyorum, anne olarak yanında olduğumu daha iyi nasıl hissettirebilirim, nasıl davranmalıyım, nasıl konuşmalıyım gibi konularda kendimi geliştirmiş oldum. Akademik olarak ise kızıma en büyük desteği öğretmenleri ve rehber öğretmeni Melek hanım verdi. Anne olarak benim ona ulaşamadığım ve yeterli uzman tavsiyeyi veremediğim zamanlarda rehber öğretmeni Melek Hanım’ın ricalarımı kırmayıp kızım ile devamlı konuşması, sohbet etmesi, beklentilerini dinlemesi, hedefleriyle ilgili uzman bir gözle yorumlarda bulunması sırtımdaki yükü çok hafifletti.

DEĞİŞİKLİK İÇİN UYGUN ZAMANLAMA ŞART
İşlemeyen sistemlerin değiştirilmesi önemli elbette. Sınav sistemlerinde iyiye gidecek değişiklikler olması ebeveynler olarak bizim de takdirimizi kazanacaktır. Fakat bu değişiklikleri yapmak için uygun zamanlamaların planlanması gerekiyor. Sonraki yıllar için dilediğim şey, bu tür önemli değişikliklerin aniden yapılmaması. Böyle kritik bir dönemde onlara en uygun sistemin; profesyoneller tarafından üzerinde çalışılarak, çocukların akıllarında soru işareti bırakmayacak şekilde hazırlanması, bu bilgilerin de açıklık ve netlikle paylaşılması gerektiğine inanıyorum 

AİLE DESTEĞİ VE GÜVENİ ÖNEMLİ
Sadece sınav sonuçları - sınav sistemi değişikliği değil, hiçbir şey sizi çocuğunuzu sevmekten alıkoyamaz, onlar bizler için her zaman değerli ve önemli. Özenli davranmak, onlara güven ve destek vermek hoşgörülü olmak yapabileceğimiz en önemli ve en kolay şeyler. YKS öyle veya böyle olacak, ailelerinin desteğini ve güvenini hisseden, kendine güvenen çocuklar-genç bireyler bir şekilde hayatta başarılı olacak. 

Gelecekte nasıl bir ülke olacağımızı belirleyecek bu çocukları yetiştiren ebeveynler olarak, Atatürk ilke ve inkılaplarını takip edip, sadece sınav sistemi değişikliği değil, hayatlarındaki tüm değişimlere karşı durumu yeniden ele alıp, irdeleyip, ezberleyerek değil; ellerindeki bilgiyi analiz ederek tepki verebilen, akıllı, çalışkan, dayanıklı bireylerin gelişimine katkıda bulunabilmek en önemli görevimiz.

HATİCE ÖĞÜN KİMDİR?
1968 doğumlu Hatice Öğün, Şişli 19 Mayıs İlköğretim Okulu ve ardından da Şişli Lisesi’ni tamamladıktan sonra lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde aldı. Birçok özel şirketin finans bölümünde yöneticilik yaptı. Yüzmeyi ve kitap okumayı seven Öğün, evli ve iki çocuk annesi.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle