GeriEğitim YKS adaylarına uyarı: Test çözmek için uykusuz kalmayın
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

YKS adaylarına uyarı: Test çözmek için uykusuz kalmayın

YKS adaylarına uyarı: Test çözmek için uykusuz kalmayın

Bu yıl ilk defa uygulanacak YKS, 30 Haziran ve 1 Temmuz tarihlerinde yapılacak. Sınav yaklaştıkça öğrencilerin kaygı ve stresleri de artıyor. Uzmanlar ise sınav kaygısını yenmek için ailelerin destek olması gerektiğini belirtiyor. Konu çalışmayı son günlere bırakmamalarını tavsiye eden uzmanlar adaylara, “Test çözmek için uykusuz kalmayın” uyarısında bulunuyor.

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) 30 Haziran ve 1 Temmuz’da gerçekleştirilecek. Sınav yaklaştıkça kaygıları artan öğrenciler için önerilerde bulunan uzmanlar ise, bu dönemde test çözmek için uykusuz kalmamalarını, konu çalışmayı son günlere bırakmamalarını tavsiye ediyor. Yeditepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü’nden Doç. Dr. Yelkin Diker Coşkun’un önerileri şöyle: 

Alışkanlıklarınızı değiştirmeyin: Adaylar sınav öncesindeki uyku, yemek ve dinlenme gibi alışkanlıklarını pek fazla değiştirmeden sınava girmeliler. Sınav öncesi uykusuz kalarak daha fazla test sorusu çözmeye çalışmak, sınav esnasındaki dikkatlerini zayıflatacağı için adayların kaçınması gereken bir durum. Benzer şekilde beslenme düzenlerini de çok fazla değiştirmemeleri faydalı olacaktır. Bünyemize yaşamın doğal akışında olduğu mesajını vermeliyiz. Böylece istenmeyen durumların ortaya çıkmasını engellemiş oluruz.

Konuları son zamana bırakmayın: Sınava doğru adayların tüm konuları bitirecek şekilde planlama yapması da önemli. Kendince zor ya da kolay gördüğü bir konuyu sınava çok yakın zamana bırakmak doğru bir strateji olmayabilir. Bu nedenle sınava bir iki hafta kala sadece genel tekrar yapacakları bir çalışma planı yapmaları gerekir.

Kaygıyı kendinizi tanıyarak aşın: Sınava kalan süre azaldıkça öğrencilerin kaygı düzeyleri de artar ve bu doğal bir durum. Yaşamının ilerleyen dönemlerinde tercih edeceği meslek ve uğraşı alanlarının belirleneceği bir sınav olduğu için öğrenciler sınav öncesi ya da sonrası duygu ve düşünce karmaşası yaşayabilirler. Öğrencilerin kendilerini tanıması, ilgi, yetenek ve tercihlerinin farkında olması bu süreci biraz daha rahatlatacaktır.

Akademik başarı tek belirleyici değil: Adaylar şunu unutmamalı, akademik başarı tek başına mesleki başarının belirleyicisi değil. Bir mesleki alana duyulan ilgi, bireyin sahip olduğu yetenekler, motivasyonu gibi diğer pek çok faktör mesleki başarıyı etkiler. Bu nedenle kendi potansiyellerini, kişilik özelliklerini göz önünde bulundurarak doğru ve gerçekçi değerlendirmeleri gerek. Unutmamak gerekir ki, bir sınav sonucuyla aile ve toplum içerisindeki önem ve değeriniz değişmez. Sahip olduğumuz bu önem ve değeri kişiliğimizle yaratırız ve tıpkı kişiliğin kolay kolay değişmeyeceği gibi bu durum da bir sınav sonucuyla değişmez. Ailenizin ve çevrenizdekilerin size olan sevgi ve güveniyle sınav başarınızı ilişkilendirmeyin.

Soruyu parçalayarak okuyun: Sınava hazırlık sürecinde öğrenci hastalık, kaza vs. gibi olağanüstü durumlar yaşamadığı müddetçe kaygısıyla başa çıkabilirse gerçek başarısını sınavda gösterebilir. Dikkatini kontrol edebilen ve sorulara yoğunlaştırabilen öğrenciler sınav performansı açısından avantajlı hale gelir. Dikkati çabuk dağılan adaylara tavsiye olarak sınavda her bir soruyu soru kökü, soru metni gibi küçük birimlere ayırarak okumalarını tavsiye ederim. Küçük birimleri kendi içinde algıladıktan sonra bütünü tamamlayarak algılamak kolaylaşacaktır. Kendilerince zor ya da çeldiricileri güçlü olan bir soruyu yanıtladıktan sonra tekrar tekrar seçenek değiştirmekten de kaçınmaları gerekir çünkü bu da dikkat dağıtan bir unsurdur. Gerçekten emin olmadıkları bir soru ise, o soruyu geçip bir iki soru yanıtladıktan sonra tekrar o soruya dönmeleri daha iyi olabilir. Sınav sırasında mümkün olduğunca dikkat dağıtıcı unsurları (sorulara ya da sisteme ilişkin önyargıları, kendilerini yeterli görüp görmedikleri, ebeveynlerin ya da öğretmenlerin kendileri ya da sınavla ilgili görüşleri vb.) sınav salonunun dışında bırakmaları zihinsel performanslarını doğru şekilde ortaya koymalarını kolaylaştırır.

Aileler, çocukların yanında olmalı: Aileler her zaman olduğu gibi çocuklarının yanında olduklarını onlara hissettirmeli. Gençlerin hem içinde bulundukları gelişim dönemi özellikleri hem de değişen sınav sistemlerinin zihinlerde yarattığı olumsuz durumlar nedeniyle bir karmaşa yaşayabileceğini unutmamalılar. Ailelerin de mutlaka çocuklarının gelecekleri ile ilgili kaygıları, istek ve arzuları olabilir ve bu çok doğal. Ancak unutmamak gerekir ki, çocuklar bu dönemde nasihat dinlemeye pek istekli olmayabilir. Ailelerin çocuklarının sınav kaygısını anladıklarını hissettirmeleri yeterleri olacaktır. Mesleki tercihlerle ilgili düşüncelerini de sınav sonrasında gençlerin kendilerini rahat ve hazır hissettikleri bir zamanda konuşmaları daha iyi olacaktır.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle