GeriEğitim Yeni doçentlik yönetmeliği tartışması...Komisyonun tüm üyelerini ÜAK Başkanı seçmemeli
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yeni doçentlik yönetmeliği tartışması...Komisyonun tüm üyelerini ÜAK Başkanı seçmemeli

Yeni doçentlik yönetmeliği tartışması...Komisyonun tüm üyelerini ÜAK Başkanı seçmemeli

‘Doçentlik Yönetmeliği’ 16 Nisan’da Resmi Gazete’de yayınlandı. Ancak akademisyenler bazı düzenlemelerden endişeli. Bunların başında Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) başkanının tüm üyelerini belirleyeceği yeni kurulan ‘Doçentlik Komisyonu’ geliyor. Akademisyenler ayrıca ÜAK’ın başvurularda aday bilgilerini kontrol edeceği yeni oluşturulan veri tabanlarının da dikkatle takip edilmesi gerektiğini söylüyor. Bilim insanları, ÜAK bünyesinde kurulacak üç ‘Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu’nun yoğun iş yükü nedeniyle yetersiz kalabileceği görüşünde.

Yardımcı doçentliğin kaldırılıp ‘doktor öğretim üyesi’ kadrosunun getirilmesiyle, doçentlik başvurularında da değişiklik olmuştu. Yeni ‘Doçentlik Yönetmeliği’ Resmi Gazete’de 16 Nisan’da yayımlandı. Buna göre, aday başvurularını takip etmek için Üniversitelerarası Kurul’un (ÜAK) bünyesinde ‘Doçentlik Komisyonu’ kuruluyor. Ayrıca bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddialarını incelemek için fen ve mühendislik bilimleri, sağlık ve spor bilimleri, sosyal ve beşeri bilimler ile güzel sanatlar alanlarında, üç ‘Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu’ da hayata geçiyor. ÜAK, bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık ile disiplin cezaları bakımından doçentlik değerlendirmesine başvuran adayların durumlarını, kendi oluşturacağı veri tabanından da kontrol edecek. Ancak akademisyenler yeni bazı düzenlemelerden endişeli. Özellikle tüm ‘Doçentlik Komisyonu’ adaylarının ÜAK Başkanı tarafından belirlenmesi, başvurularda bakılacak veri tabanlarındaki özgeçmişlerin doğruluğunun teyit edilmesi ile ‘Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu’nun yoğun iş yükü nedeniyle yetersiz kalabileceği uyarıları dikkat çekiyor. Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Tahsin Yeşildere ile MEF Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin yeni doçentlik yönetmeliğini değerlendirdi:

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞLERDEKİ YALANLARA DİKKAT

Yeni doçentlik yönetmeliği tartışması...Komisyonun tüm üyelerini ÜAK Başkanı seçmemeliProf. Dr. Tahsin Yeşildere (Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı): ÜAK, bünyesinde kurulacak ‘Doçentlik Komisyonu’nun tüm üyelerini ÜAK başkanı belirleyecek. Gösterilecek en az 30 adayın tümü başkan tarafından önerilecek, 15’i ise komisyon için seçilecek. Bu, üniversitelerin hiçbir söz hakkı olmaması demek. ‘Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu’nun kurulması iyi bir gelişme. Ancak bu komisyonun tüm üniversitelerde tezlerdeki intihalleri tespit etmesi için yüzlerce üyesi olması lazım. Bu komisyonlar üniversitelerde kurulmalı, sadece şikâyet üzerine değil, doçent olmak isteyen tüm bilim insanlarının tezlerindeki intihalleri tespit etmeli. Yeni düzenlemeye göre ayrıca doçentlik başvuru şartlarının sağlanıp sağlanmadığı, ÜAK tarafından ilgili bilim veya sanat alanlarından görevlendirilen en az iki profesör tarafından yapılan incelemeyle belirlenecek. Yani burada başvurunuzun dikkate alınması için de, üniversitenizin dışından da gelebilecek iki profesörün incelemesini bekleyeceksiniz. Bu da doğru bir yaklaşım değil. Başvurularda bakılacak yeni kurulan veri tabanındaki bilgilerin doğruluğu da ayrıca kontrol edilmeli. Bazı özgeçmişler hiç yazılmamış tezler ve gidilmemiş konferanslarla dolu.

 

 

Yeni doçentlik yönetmeliği tartışması...Komisyonun tüm üyelerini ÜAK Başkanı seçmemeli
ÜNİVERSİTELERLE İŞBİRLİĞİ GELİŞTİRMELİ

Prof. Dr. Muhammed Şahin (MEF Üniversitesi Rektörü): Doçentlikle ilgili yeni düzenlemelerde, süreçler ÜAK’a devredilerek merkezileştiriliyor. Peki, burada üniversitelerin söz hakkı nerede? ÜAK başkanın belirleyeceği adaylar arasından seçilecek ‘Doçentlik Komisyonu’nda, bu sürecin nasıl yönetilebileceğiyle ilgili soru işaretleri var. Bu adayların hangi kriterlere göre belirleneceğini bilmiyoruz. Ayrıca başvurular için gereken yabancı dil yeterlilik puanının 65’ten 55’e indirilmesi de akademimiz için olumlu sonuçlar doğurmayacak. Yabancı dil yeterliliği akademide olmazsa olmaz. Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu’nun kurulması, intihaller için doğru bir adım. Fakat bu komisyonun gerçek anlamda işlerlik kazanması için üniversitelerle iyi bir işbirliği şart.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle