GeriEğitim Yeni araştırma üniversiteleri geliyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yeni araştırma üniversiteleri geliyor

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, "Araştırma üniversiteleri için beş yeni aday adayı daha tespit edeceğiz. Yükseköğretim sistemine özel üniversitenin getirilmesi lazım. Türkiye'de artık özel üniversite kavramının tartışılması gerektiğini düşünüyoruz. Özel üniversiteden elde edilecek verginin de yüksek tahsilinde maddi açıdan zor durumda olan çocuklara harcanması gerekiyor" dedi.

Yeni araştırma üniversiteleri geliyor

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, Gebze Teknik Üniversitesi'nin ev sahipliğinde Araştırma Odaklı İhtisaslaşma Üniversiteleri Çalıştayı'nın ardından gazetecilerin eğitimle ilgili sorularını yanıtladı.

Bölgesel kalkınma odaklı ihtisaslaşma projesi kapsamına beş üniversitenin daha alınacağını belirten Saraç, şunları anlattı:
"Araştırma üniversiteleri için beş yeni aday adayı daha tespit edeceğiz. Bu projelerle yükseköğretim sisteminde bir yarışma heyecanı oluşuyor. Akademik performans için belirlediğimiz 35'e yakın kriterlerle hesaplanan puanı düşen bazı araştırma üniversiteleri bu sistem içinde kalamayacak. Biz onları niye tutacağız? Tutmayacağız. Adaylardan araştırma üniversitelerine çıkacak olanlar var. Çalışanı ödüllendirmemiz lazım, başarısızı da uyarmak gerekir.

Yabancı uyruklu öğretim üyelerine yönelik yeni kriterler belirleyeceğiz. Araştırma üniversitelerindeki 524 yabancı uyruklu öğretim elemanının sadece 170'i doktoralı. Yeni kriterler getirerek bu sayıyı tersine çevirmek istiyoruz. 'Yabancı dil öğretiyorum.' diye bu milletin çocuklarını kandırmayacağız. Ben Türk dili ve edebiyatı profesörüyüm ama ben bile yabancılar için Türkçe hocalığı yapamam, o ayrı bir yetkinlik. Ana dilleri yabancı dil olan, Türkiye'ye gelince ana dilini öğretir dediğimizde bu yanlış olur. Biz ondan vazgeçilmesini istiyoruz. Bundan sonra yabancı öğretim görevlilerinin yabancı dil öğretimiyle ilgili tecrübesini belgelemesi gerekecek. Bu kriteri, devlet ve vakıf üniversitelerine de getireceğiz. Getireceğimiz bir diğer yenilik ise eğer belirli sıralamalarda yer alan üniversitelerde doktorasını bitiren bir yabancı öğretim üyesi istihdam edilecekse biz o öğretim üyelerine yüksek ücret vermeyi de kabul edeceğiz. Ciddi sayıda patenti, araştırması ve yayınları atıf alan bir öğretim üyesiyse ona da yüksek ücret vermeyi kabul edeceğiz. Gelen hocaların yürüttükleri proje çerçevesinde kendi doktora öğrencilerini Türkiye'ye getirebilmesine imkan sağlanacak. Bunlar, ülke için çok yeni hususlar. Türkiye'yi nitelikli yabancı uyruklu hocalar için cazibe merkezi haline getirmeye çalışacağız.

ÜNİVERSİTELERDEKİ YEMEK ÜCRETLERİ MAKUL OLMALI
Üniversite öğrencileri için yemekhane ücretlerini bir sorun olmaktan çıkarmak gerekiyor. Bu ücretlere bir standart getirilmesi çok gerçekçi olamayacak. Her üniversitenin geliri, harcamaları, döner sermayesi çok farklı. Yemek ücretlerinin makul düzeylerde tutulması için üniversitelerimizin önceliğinin olması lazım ama aynı ücretin olması gerçekleştirilmesi zor bir husus. İdari ve mali açıdan özerk olan vakıf üniversitelerinin ise yemek fiyatlarını belirleme imkânları var. Buraya müdahale etmemiz söz konusu değil. YÖK'ün vakıf üniversitesi raporlarına, öğrenci yemek ücretlerini de koyun talepleri geldi. Bu talebi yerinde buldum. Vakıf üniversitelerinde yemek ücretleri YÖK'ün vakıf üniversitesi raporlarına girecek. Öğrencilerin nerede okuyor ise yemek maliyetinin ne olacağını bilmesi lazım. Sosyal adalet ve fırsat eşitliği gibi ana kavramlardan vazgeçilmemesi gerekiyor. Devlet üniversitelerinde de yemek ücretlerinin makul düzeyde olması için telkinlerde bulunuyoruz.

YÜZDE 75'LİK İNDİRİM ORANININ KALDIRILMASI TALEP EDİLDİ
Vakıf üniversitelerindeki öğrencilere uygulanacak indirimler konusunda mütevelli heyet başkanlarından talepler geldi. Bütün sistem için geçerli olmak üzere tam burslu, yüzde 25 ya da yüzde 50 indirim bir de ücretli öğrenci önerisi geldi. Yani yüzde 75'lik indirim oranının kaldırılması talep edildi. Bu kapsamda vakıf üniversitelerinde öğrencilere yüzde 75 indirim oranını mütevelli heyetlerin talepleri üzerine kaldırıyoruz ve tam burslu öğrenci okutmalarını teşvik ediyoruz. Üniversite kontenjanlarıyla ilgili planlamada vakıf üniversitelerinin muaf tutulması gibi bir durum söz konusu olamayacak. Madem 'üniversiteli işsizler' diye bir sorun var. Bu bütün üniversiteleri ilgilendiren bir konu. 'Sadece devlet üniversitelerini ilgilendirsin, vakıflara bir kısıt gelmesin' demek 'Bu ülkenin çocuklarını parayla okutun' demektir. Bu bize uymaz.

 

VAKIF ÜNİVERSİTELERİNİN KONTENJANLARI
Vakıf üniversitelerinin kontenjanlarının, geçen yılki sınav sonuçlarına göre yerleştirilen öğrenci sayısına artı 10 eklenecek şekilde bir düzenleme yapılması söz konusu. Bu ciddi bir iyileştirme. Vakıf üniversitelerinin kontenjanlarına bir alt limit getireceğiz. Bu üniversitelerde bütün program tam burslu olduğunda herhangi bir kontenjan kısıtı olmayacak. Vakıf üniversitelerinden sürekli büyüme yerine nitelikte ve kalitede derinlik kazanmalarını bekliyoruz. Devlet üniversitelerinin kontenjanlarında çok rasyonel bir planlamaya geçtik. Aynı şekilde vakıf üniversiteleri de bu planlamaya dahil. Dolayısıyla sınırsız bir büyüme söz konusu olmayacak. Vakıf üniversitelerinin ülkenin beklentilerini ve istihdam noktasındaki projeksiyonları dikkate alarak kendilerini konumlandırmaları lazım. Bir örnek vereyim, 2018'de YÖK'ün verdiği 60 kontenjanın sadece altısını dolduran bir vakıf üniversitesi buna rağmen 2019'da aynı bölüm için 110 öğrencilik kontenjan talep etti. Biz tabii ki bunu gerçekleştirmedik ama üniversitelerdeki bu boş kontenjanlar, bu tür rasyonel olmayan talepler yüzünden olmuyor. Vakıf yükseköğretim kurumlarında sürekli büyüme kontenjanlarda sürekli şişme hevesini bir tarafa bırakıp nitelik, keyfiyet ve kalite sürecine geçmemiz lazım. Üniversitelerde boş kontenjan meselesini Türkiye'nin gündeminden çıkarmak istiyoruz. İstihdamla ilgili bir planlama yapılmasında mesafe almayı hedefliyoruz.

 

ÖZEL ÜNİVERSİTE KAVRAMI TARTIŞILMALI
Türk yükseköğretim sistemi için vakıf üniversiteleri çok önemli. Bu alanda Türkiye'nin medarıiftiharı olan vakıf yükseköğretim kurumları bulunuyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Bazı vakıf yükseköğretim kurumlarının ticarethaneye dönüştü' demişti. Bu uyarıdan sonra bu üniversitelerin, toplumun beklentisi istikametinde gerekli düzenlemeleri yapmaları gerekiyor. Bazı vakıf üniversiteleri yetersiz kaldı, algıları gittikçe kötülendi ve Türkiye'nin medarıiftiharı olan vakıf üniversitelerini töhmet altında bıraktı. Bundan dolayı vakıf üniversite sisteminin yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Bir de yükseköğretim sistemine özel üniversitenin getirilmesi lazım. Şahsi kanaatim, özel üniversite kavramını Türkiye'nin tartışması. Bu bir anayasa değişikliği gerektiriyor. Türkiye'nin artık özel üniversiteyi tartışması gerektiğini düşünüyoruz. Özel üniversiteden elde edilecek verginin de yüksek tahsilinde maddi açıdan zor durumda olan çocuklara harcanması gerekir. 'Yükseköğretim özelleştiriliyor' söyleminden uzak kalmak için özel üniversiteden elde edilen bu gelirin bu çocuklara harcanması lazım. Biz yükseköğretimin özelleştirilmesinden yana değiliz. Eğitimde esas yolun kamusal eğitim olarak kalması lazım. Bu özel üniversitelerde 70'li yılların tecrübesinden hareket ederek güvence fonlarının oluşturularak mali bakımdan Maliye tarafından, akademik olarak da YÖK tarafından denetlenmesi gerekir. Yurtdışındaki üniversiteler Türkiye'de kampüs açıyor. Bu anayasa değişikliği gerektiriyor. Yasaklarla değil, kontrol edilebilir ve şeffaf süreçlerle bunları yönetmek lazım. Yurtdışından üniversitenin Türkiye'de kampüsü madem yasak getirilirse dolanılarak yapılabiliyorsa, o zaman 'Times ya da QS'de ilk 100 veya ilk 200'deki üniversiteler burada kampüs kurabilir' denilebilirse sistem arka kapıdan dolanılarak delinmemiş olur."

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle