GeriEğitim Velilere ‘okul-aile-çocuk’ üçgeninde denge anlatıldı
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Velilere ‘okul-aile-çocuk’ üçgeninde denge anlatıldı

Velilere ‘okul-aile-çocuk’ üçgeninde denge anlatıldı

Velilere yönelik düzenlenen ‘Okul, Aile ve Çocuk Üçgenindeki En Temel Zorluklar’ başlıklı etkinlikte öğrencilerin okula gitmeme ve ödev yapmak istememe nedenleri ve çözüm önerileri anlatıldı.

Anne babalar için ‘Okul, Aile ve Çocuk Üçgenindeki En Temel Zorluklar Neler?’ konulu söyleşi düzenlendi. İde Okulları’nın yaptığı etkinlikte  konulu söyleşide anne babalarla bir araya gelerek, ailelerin en çok merak ettiği konuları tartıştı. Gazeteci/Yazar Nora Romi moderatörlüğünde gerçekleşen etkinlikte, Uzman Klinik Psikolog İpek Gökozan ve ide okulları Okul Müdürü, Eğitim Direktörü Dilek Yakar velilerin aklındaki soruları yanıtladı. Anne-babaların, çocukları doğduğu andan itibaren onlara çeşitli meslekler düşündükleri, onların yerine hayal kurdukları ve eğitim haylatının başlamasıyla birlikte bu düşüncelerin başka bir noktaya evrildiğinin anlatıldığı etkinlikte konuşan Uzman Klinik Psikolog İpek Gökozan şunları söyledi:

“Okul sisteme ya da doğamıza aykırı bir şey  değil. Doğru yaş ve gelişim basamakları tamamlandıktan sonra, kural ve sınırlara ihtiyacımız var. 3 yaş itibariyle sınırlar başlar. Çocukların okula gitmek istememesinin pek çok nedeni olabilir. İlk yaşadığı okul deneyimi kötü geçtiyse, çocuk aile içinde duygusal sorunlar yaşıyorsa, anne-baba tutumları uygunsuzsa, çocuk sosyalleşmede sorun yaşıyorsa, okula adapte olmasını engelleyecek fizyolojik sorunlar yaşıyorsa veya öğretmeni ile sıkıntılar yaşıyorsa okula gitmek istemeyebilir.

ÖDEVİN AMACI SORUMLULUK KAZANDIRMAK
Konuşmasında ödevle ilgili açıklamalar yapan ide okulları Okul Müdürü, Eğitim Direktörü Dilek Yakar, “Ödevin gerekli olduğunu düşünüyoruz. Çünkü ödevin birinci vazifesi; çocuğa sorumluluk duygusunu öğretmek. Örneğin, anaokulunda şöyle yapıyoruz; Yarın meyve salatası yapacağız. Sen bir tane elma getir, sen bir tane muz getir diyoruz. Çocuk bunu ödev olarak algılıyor, hatırlıyor, o sorumluluğu yükleniyor ve ertesi gün okula meyveyle geliyor. Büyüdükçe bu daha farklı sorumluluklara dönüşüyor. Ancak, ödevi iyi yapılandırmak gerekiyor. Ödev, bir pekiştirme aracıdır. O dersi anladığını gösterecek kapasitede, seviyesine göre ödev verilmesi gerekiyor. Ailenin, ödev noktasında çok fazla karışmaması gerekiyor. Bu süreçte, hem anne baba öğretmen rolünü üstlendiği için çocukla ilişkisini yıpratıyor hem de ödevle ilgili destek aldığı için öğretmen çocuğun neyi yanlış yaptığını anlayamıyor. Bu noktada çocuğa iyilik yapılmıyor. Ödevi kendisinin yapması ve sonucunu yaşaması gerekiyor” diye konuştu.

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle