GeriEğitim Üniversitenize yabancı kalmayın
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Üniversitenize yabancı kalmayın

Üniversitenize yabancı kalmayın

Uzun bir sınav maratonunun ardından öğrenciler, üniversite kapılarından geçip kampus hayatını yaşamaya başladı. Üniversite, lise sonrasında size çok farklı gelebilir. Aileniz ve arkadaşlarınızdan uzakta kendinizi yalnız hissedebilir, ev özlemi çekebilirsiniz. Rehberlik ve eğitim uzmanlarına bunu nasıl aşabileceğinizi sorduk. Ayrıca üniversite hayatını daha renkli ve verimli hale getirebilmenin tüyolarını da aldık. İşte üniversiteye ilk adım rehberiniz.

KEŞİF YAPIN AKTİF OLUN
Doktor Öğretim Üyesi Serap Emil ODTÜ Eğitim Bilimleri Bölümü: 
Eğer sadece derslere girecekseniz, üniversiteli olamayacaksınız demektir. Oysa üniversiteyi verimli geçirmek için ders dinlemek yeterli değil. İşte yapabilecekleriniz:

Uyum programlarını takip edin: Birçok üniversite yeni kayıt yaptıran öğrencileri için oryantasyon programları düzenler. Dört yılınızı geçireceğiniz üniversitenizi tanımak ve kendinizi ait hissetmek için bunlara katılım etkili olacak. Bu sırada farklı bölümlerde okuyacak öğrencilerle de tanışabilirsiniz.

Öğrenci topluluklarının içine girin: Derse girmek dışında kişisel ilgilerinize göre, öğrenci topluluklarının etkinliklerine mutlaka katılın. Bu topluluklar tanışma toplantısı yapar. Utangaç olmayın, gidin, dinleyin ve hoşlandığınız birine devam edin. Üniversitelerin spor olanaklarını da mutlaka kullanın. Bu, yeni insanlarla tanışmak ve arkadaşlıklar geliştirmek için oldukça etkili.

Etkinlikleri kaçırmayın: Panel, sempozyum, konferans gibi ders dışı etkinliklere katılın. Derste öğrenmenin ve başarının önemli bir koşulu olarak hocalarınızla iletişim konusunda gerekli özeni göstermeniz, profesyonel iletişim becerileri kazanmak için atılacak değerli bir adım.

Yeni ortamlara katılın: Üniversite hayatına alışmanın en iyi yolu, mümkünse yurtta kalmakla başlar. Bu hem kendinizi tanıma, hem de başkalarıyla yaşama becerisi geliştirmenizi sağlar. Ailenin tanıdık ortamından çıkıp farklılıkları görmek, tanımak ve onlarla birlikte ortak yaşam kurmak mesleki ve kişisel hayatınızda da fark yaratır.

Yurtdışı fırsatlarını kaçırmayın: Üniversite hayatınıza renk katmak, ve yabancı dilinizi geliştirmek için en iyi yol yurtdışı. ‘Erasmus+’ veya üniversitenizin sağladığı olanaklardan faydalanın. AB gibi birçok kurum da ücretsiz gençlik programları düzenliyor. Bunların paylaşıldığı sosyal medya hesaplarını takip edin.

‘EV ÖZLEMİ’ ÇOK YAYGIN
Prof. Dr. Diğdem Müge Siyez - Dokuz Eylül Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık: 
Üniversiteye başlamak yorucu bir maratonun sonunda ulaşılan büyük bir ödül olduğu için oldukça heyecan verici. Ancak birçok öğrenci için başka bir şehre taşınmak ve yeni insanlarla tanışmak demek. Ayrıca birçok genç de evinden ayrılıyor. Tüm bunlar heyecan verdiği kadar kaygı da yaratabilir. Bu oldukça normal bir durum. Bazı öğrenciler, değişimin üstesinden hızlı gelirken, kimilerinde süre uzayabiliyor. Bazı öğrenciler yoğun ‘ev özlemi’ çekiyor. Ev özlemi, kişinin evde olma düşüncesiyle meşgul olma süreci olarak tanımlanabilir. Bu, evden uzak kalınan tüm zamanlarda hissedilebilen bir duygu. Ancak özellikle üniversiteye başladıktan sonra daha yoğun hissediliyor. Örneğin İngiltere’de yapılan araştırmalar her 10 öğrenciden yüzde 57’si ile 70’inin okulun ilk haftasında ev özlemi çektiklerini ve üç hafta içinde bu duyguların azaldığını gösteriyor. Yani oldukça yaygın. Ev özleminin nedenleri ise kısaca; aile üyeleri arasında güçlü duygusal bağlar, kız-erkek arkadaşı yaşadığı şehirde bırakmak, ev dışında çok fazla vakit geçirmemek, hayal edilenden farklı bir üniversite hayatı, yoğun ders yükü ve akademik beklentiler, tanınmayan yeni bir ortama girmek diye sıralanabilir.

BAZILARI ZOR ATLATIYOR
Ev özlemi, akademik performansı ve yaşamı olumsuz etkileyebiliyor. Daha önceden rahatlıkla yaptığınız işleri tamamlamakta da zorluklarla karşılaşabilirsiniz. Özgüven kaybı, sık sık ağlama, uyumada güçlük çekme, yeme alışkanlıklarında değişiklik, baş dönmesi ve mide bulantısı gibi fiziksel etkiler de görülebilir.
Aktif olun. Yeni arkadaşlar edinmek için kulüplere katılın ve kendinizi üniversite yaşamının bir parçası haline getirin. Biriyle konuşmak sizi iyi hissettirecek. Yakın bir arkadaşınız, bir akademisyen ya da üniversitenizin psikolojik rehberlik birimiyle irtibata geçebilirsiniz. Program oluşturarak, yalnız kalacağınız durumları azaltabilirsiniz. Böylelikle ev özlemi çekeceğiniz zamanlar da kısalmış olacak. Kendinizden ne beklediğiniz konusunda gerçekçi olun. Çalışma ve boş zaman arasında denge kurun. Düzenli beslenme ve uyku, duygu durumunuzu etkiler. Bunu göz ardı etmeyin. Aile ve arkadaşlarınızı, sizin yeni ortamınızı ziyaret etmesi için cesaretlendirin.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle