GeriEğitim Üniversitelerin fotoğrafı kütüphanelerine yansıyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Üniversitelerin fotoğrafı kütüphanelerine yansıyor

2017 yılı verilerine göre ülkemizde 118’i devlet, 65’i vakıf olmak üzere toplam 183 üniversite bulunuyor. Ancak bunlardan kaçının dünya ile rekabet edebilir bir eğitim, öğretim ve araştırma altyapısına sahip olduğu tartışılır. Nitekim 183 üniversitemiz olmasına rağmen, yükseköğretim derecelendirme kuruluşlarının değişik kriterlere göre yaptığı en iyi üniversiteler sıralamasında Türk yükseköğretim kurumlarını üst sıralarda görmek mümkün olmuyor.

Üniversitelerin fotoğrafı kütüphanelerine yansıyor

Ülkemizde üniversitelerden sorumlu olan Yükseköğretim Kurulu (YÖK), son yıllarda nitelikten çok niceliğe önem vererek, üniversite sayısını artırmanın yan ısıra öğrenci kontenjanlarını da iyice yükseltti. Oysa yapılması gereken niteliğin artırılması olmalı. Üniversite mezunu işsizlerin her yıl yüzbinlerce arttığı günümüzde YÖK, yeni üniversite kurarken ya da mevcut olanlara yeni bölümler açarken, neye göre ve hangi verilere dayanarak bunları yapıyor? Örneğin, istihdam konusunda hangi kurumlardan görüş alıyor ya da ülkenin, hangi meslekten ne kadar üniversite mezununa ihtiyacı olduğuna yönelik bir fizibilite çalışma yapıp hükümete bunu iletiyor mu? YÖK ve ilgili kamu kurumları bu konuda koordineli olarak çalışıyorlar mı? 

Dünyadaki önemli üniversiteler kütüphanelere yatırım yapıyor

Üniversitelerin bu fotoğrafı, bu kurumların beyni olarak kabul edilen kütüphanelere de doğrudan yansıyor. Yeterince parasal kaynak ayrılmayan kütüphanelerin birçoğu nitelikli personel, uygun mekânlar ve araştırmayı destekleyecek nitelikte koleksiyonlardan mahrum durumda. Oysa dünyadaki bilimsel gelişimlerde söz sahibi olan üniversitelere bakıldığında, kütüphanelerine ciddi yatırımlar yaptıkları ve bu yatırımların sürdürülebilir olduğu görülüyor.

Günümüzde bilgi teknolojilerinin de etkisiyle, bilginin üretimi ve yayılması katlanarak adeta kontrol edilemez bir şekilde artıyor. Denetimsiz bir biçimde çığ gibi büyüyen bilginin sınıflandırılması ve yeniden üretilmek üzere kullanıcılara sunulması için kütüphaneler ile kütüphanecilere ihtiyaç var, her zaman da olacak. Kütüphane, bir üniversitenin bilim ve araştırmaya bakışıyla doğru orantılı olarak gelişir. Bu anlayışın olmadığı yerde ne kütüphane ne de bilimsel anlayışla yapılan bir eğitim olabilir ya da istenilen düzeyde değildir.

Kitap sayısı azalıyor

Üniversiteler derinlemesine araştırma, öğrenme, zihnen ve kalben kendini geliştirme yerleridir. İyi bir kütüphane olmadan gerekli bütçe ayrılmadan bu nasıl mümkün olacak? Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre; üniversite kütüphanelerindeki kitap sayısı 2015 yılında 2014’e göre yüzde 6.2 artarak 15 milyon 256 bin 746 iken; bu kütüphanelerde kayıtlı üye sayısı 2015 yılında  2014’e göre yüzde 1.3 azalarak 3 milyon 820 bin 761 oldu. Tabii ki üniversite kütüphanelerimizi, 17 milyon materyalliyle tüm üniversite kütüphanelerimizin koleksiyonundan daha fazla kitaba sahip, dünyanın en büyük akademik araştırma kütüphanesi Harvard Üniversitesi ile kıyaslayamayız. Sonuç olarak, kütüphaneyle bütünleşmemiş bir üniversite eğitimi, kalecisiz maç yapmaya benzer, sürekli kalenizde gol yersiniz.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle