GeriEğitim Üniversiteler gelişen bölgelerin lokomotifi
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Üniversiteler gelişen bölgelerin lokomotifi

Üniversiteler gelişen bölgelerin lokomotifi

Üniversiteler bilginin üretildiği merkezler olmanın dışında onun paylaşıldığı ve halka ulaştırıldığı yerlerdedir. Akademik kadroları, öğrenci demografisi ve fiziki yapılarıyla bulundukları şehrin katma değerini arttırıyorlar. Özellikle gelişen bölgelerde üniversiteler bir lokomotif görevi yapıyor, yapmalılar da. Ancak bunun için bazı destek ve düzenlemelere ihtiyaç var.

Türkiye’de her şehre bir üniversite hedefinin arka planında illerimizin refah seviyesinin bilgi temelli yükseltilmesi hedefi var. Bu hedef doğrultusunda gelişen bölgelerimizde açılan üniversiteler, öncelikle kuruldukları şehirlerin toplumsal ve ekonomik sorunlarıyla yüzleşmek zorunda kaldı. Bu yüzleşme hem üniversite hem de şehir cephesinde sorunların çözüm arayışına hız kazandırdı. Yeni kurulan üniversiteler şehirlere katkı sunmaya gelirken yeni sorunları da beraberinde getirdi. Özellikle akademik personel yetersizliği, fiziki şartlar, ulaşım ve güvenlik sorunları nedeniyle yeni kurulan birçok üniversiteye yeterli ilgi olmadı. Ayrıca iktisat, işletme gibi bazı bölümlerin açıköğretim üzerinden yaygınlaşması örgün eğitime olan ilgiyi de düşürdü.

İhtiyaç planlaması yapılmaksızın genel bir çerçevede açılan fakülte ve bölümlerin önemli bir kısmı akademik personel yetersizliğinden, önemli bir kısmı da öğrenci yetersizliğinden kapanmış ya da kapanma aşamasında.

TEMATİK ÜNİVERSİTELER ŞEHİRLERİN KATMA DEĞERİNİ ARTIRIR
Gelişen bölgelerde şehirlerin katma değerini arttıracak olan üniversiteler, ‘tematik’ yükseköğretim kurumları. Şehirlerin toplumsal ve coğrafi yapısının ihtiyaçları doğrultusunda açılacak olan fakülte ve bölümler kaynak kullanımında verimliliği arttırırken bölgenin işgücü ihtiyacı da üniversiteler tarafından karşılanmış olacak.

Tematik ya da ihtisas üniversitelerinin en önemli faydası; üniversite-şehir işbirliğini kolaylaştırması. Madenciliğin gelişmekte olduğu yerde açılacak olan ‘Maden Fakültesi’ üniversite-şehir-sanayi işbirliğiyle ihtisaslaşmayı arttıracak. Bilginin üretimi ve paylaşımı da o denli kolaylaşacak ki üniversitenin güncel hayattaki etkinliği belirginleşecek. Sınıra yakın şehirlerde açılacak olan dış ticaret bölümleri sınır ticaretine katkı sağlayacak. En önemlisi sınır bölgelerinde yakın ülkelerin dil, kültür ve siyasi yapıları temalı ihtisas fakülte, enstitü ve bölümlerinin açılması ülkemizin stratejik gelecek planlamasında ve uluslararası ilişkilerin gelişmesinde bilgi ve insan kaynağı üretiminde önemli bir adım olacak. Üniversitelerde üretilen bilginin ülkemizin gelecek planlamasında verimli bir şekilde kullanılması için gelişen bölgelerde kurulan üniversiteler bir avantaj.

YENİ DESTEK VE DÜZENLEMELERE İHTİYAÇ VAR
Gelişen bölgelerde kurulan üniversiteler, yeni açılacak tezli-tezsiz yüksek lisans programlarıyla desteklenebilir. Polis Akademisi, Milli Savunma Üniversitesi ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi gibi yükseköğretim kurumlarıyla ortak yüksek lisans programları düzenlenerek bazı şehirlerde yoğun bir şekilde yer alan güvenlik ve sağlık personeline yüksek lisans ya da akademik kariyer yapma fırsatı sağlanabilir. Bu programlara gelecek akademisyenlerin o şehir üniversitesindeki öğrencilere ders verme imkanı doğar. Böylelikle gelişen şehirlerdeki üniversitelere kaynak aktarımı olduğu gibi, üniversiteye aktarılan kaynakların verimli kullanılması da sağlanır.

Güvenlik ve sağlık personeline bölgeyi ya da şehri tanıtan eğitimler üniversiteler tarafından verilebileceği gibi aynı personelin stres yönetimi, motivasyon, idari mevzuat gibi destek eğitimleri üniversiteler aracılığıyla verilebilir.

Bu süreçte karşılıklı olarak merkez üniversitelerdeki akademisyenlerin yarı zamanlı olarak gelişmekte olan bölge yükseköğretim kurumlarında ders vermeleri sağlanmalı. Bu konuda yeni desteklere (ulaşım, ders ücreti, akademik puan, zorunlu hizmet vb.) ve düzenlemelere ihtiyaç var.

KAMPUSLAR BİR YAŞAM MERKEZİ OLARAK KURGULANMALI
Üniversite şehir işbirliğinin başka bir boyutu olarak kampüslerin bir yaşam merkezi olarak kurgulanması gerekiyor. Spor kompleksleri, konukevleri, kafeteryalar ve işyerleri şehir halkının da hizmetine sunularak kampüslerin verimli kullanımı sağlanabilir. Gelişmekte olan bir çok şehirde kampüsler bir sosyalleşme mekanı olarak yerini almalı. Üniversiteler ve kampüsler şehrin canlılığının bir parçası olarak cazibe merkezi haline gelecek. Bu konuda hukuki ve bürokratik işlemlerin kolaylaştırılması gerekiyor.

Gelişen şehirlerin lokomotifi olabilmesi için üniversiteler hem akademik hem de toplumsal açıdan cazibe merkezi haline getirilmeli. Bölge şartlarına uygun ihtisaslaşmış şehir üniversitelerinin şehre katacağı katma değer yükseldikçe üniversite ve şehir birlikte yükselecek.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle