GeriEğitim Türk gençliğinin bayramı var
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Türk gençliğinin bayramı var

Türk gençliğinin bayramı var

Atatürk, 19 Mayıs’ı gençlere armağan ederek Türk gençliğine adeta spordan hiç kopmamaları mesajını verdi. Sporun içinde olan bir Türk genci olarak, bu mesajı çok önemsiyorum. Türk gençliğinin, gelişmiş ülkelerin gençlerini özellikle teknoloji ve bilimde yakalamaya, hatta belki de geçmeye çalıştığı günümüzde sporda da aynı yarışın içinde olduğumuzun bilinmesini isteriz.

Bir Türk genci olarak, Türk milletinin çok şanslı bir millet olduğunu düşünüyorum. Çünkü Ramazan ve Kurban bayramları gibi manevi; 19 Mayıs, 23 Nisan, 29 Ekim gibi milli bayramlarımız var ve her bayram bizi yeniden birbirimize bağlıyor, kenetlenmemizi sağlıyor. Aynı bayrağın etrafında tek bir millet olma bilincini bize hatırlatan en önemli bayramlarımızdan biri hiç şüphesiz ki, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Ulusal Kurtuluş Mücadelemizin sembolü haline gelen uzun ve meşakkatli yolculuğunun sonunda Samsun’a ayak bastığı günün üzerinden bugün tam 99 yıl geçmiş ve biz önümüzdeki yıl 19 Mayıs 1919’un 100’üncü yılını çok daha farklı, çok daha büyük bir coşkuyla kutlayacağız. Geride kalan 99 yıl boyunca, Türk gençliği; Türkiye Cumhuriyeti’nin hangi zor şartlar altında kurulduğunun, şehitlerimizin ve gazilerimizin bağımsızlık mücadelesi sırasında akıttıkları kanların bizim geleceğimizi nasıl şekillendirdiğinin bilinciyle kurtuluş destanını yazan Atatürk’ün ve atalarının emanetine sahip çıkıyor.

ATATÜRK, SPORDAN KOPMAYIN MESAJI VERDİ
Tabii, 19 Mayıs 1919’un bir başka anlamı da gençliğe ve özellikle gençlerin teşvik edildiği spora yönelik mesajlar içermesidir. Atatürk, tıpkı 23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı’nı çocuklara armağan ettiği gibi 19 Mayıs’ı da gençlere armağan ederek Türk gençliğine adeta spordan hiç kopmamaları mesajını verdi. Sporun içinde olan bir Türk genci olarak bu mesajı çok önemsiyorum. Türk gençliğinin, gelişmiş ülkelerin gençlerini özellikle teknoloji ve bilimde yakalamaya, hatta belki de geçmeye çalıştığı günümüzde sporda da aynı yarışın içinde olduğumuzun bilinmesini isteriz. Özellikle kendi branşım olan eskrimde, son yıllarda Avrupa’nın hatta dünyanın önde gelen eskrimcileriyle başa baş mücadele eden, artık rakiplerini geride bırakmaya başlayan bir gençlik söz konusu.

ALTI YILDA ÖNEMLİ BAŞARILAR ELDE EDİLDİ
Son altı yıldır önce Ilgın Sarban’ın Avrupa Şampiyonası’nda kazandığı bronz madalya ile başlayan madalya yolculuğumuz son iki yılda önce İbrahim Ahmed Acar’ın Avrupa ve Dünya Şampiyonluğu, daha sonra 23 Yaş Altı Kadın Kılıç Takımımızın Avrupa Şampiyonluğu, bu yıl da benim Avrupa Şampiyonluğumla zirve noktaya ulaştı. Artık eskrimci Türk gençleri Avrupa’da, dünyada yarıştığı rakipleriyle başa baş mücadele eden, geride kalan 90-95 yıl boyunca kazanılamayan madalyaları kazanan, gittiği tüm uluslararası müsabakalarda kendisine daha çok saygı duyulmasını sağlayan bir konuma ulaştı. Tabii ki bu başarının, çalışmanın ve yeteneklerine inanmanın eseri olduğunu belirtmek gerekiyor.

ÖNCE KENDİNİZE İNANIN
Benim başarı hikâyem de böylesine zorlu ve inançlı bir yolculuktan sonra yazıldı. Bugün, 95 yıllık Türk eskrim tarihinde Avrupa ya da dünya şampiyonluğu kazanmış ilk ve tek kadın eskrimci unvanına sahip olmayı, işte bu yolculuğa borçluyum. Benim gibi tüm Türk gençlerine ve özellikle de gençliğe adım atan daha küçük yaştaki kardeşlerime bu noktada naçizane tavsiyem, hayallerini gerçekleştirmek için önce kendilerine inansınlar, sonra da en az rakipleri kadar çok çalışsınlar. Şunu çok iyi anladım ki, bu ikisinden biri olmadığında ya başarı hiç gelmiyor ya da gelse bile devamlılığı olmuyor.

Ben, Cumhuriyetimizin 95’inci yılında 95 yıllık eskrim tarihimizin ilk kadın Avrupa Şampiyonu olmanın gururunu ve mutluluğunu yaşayan bir Türk genci olarak, tüm Türk gençliğinin ve milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum...


Yorumları Göster
Yorumları Gizle