GeriEğitim İtalyan Lisesi Müdürü Massimo Di Segni: Tek isteğimiz öğrencilerin dile yatkın olması
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İtalyan Lisesi Müdürü Massimo Di Segni: Tek isteğimiz öğrencilerin dile yatkın olması

Türkiye’de İtalyan okulunun temsilcisi olan Özel İtalyan Lisesi 1861’den bu yana faaliyette. Osmanlı İmparatorluğu döneminde Cenevizli, Venedikli ve Sicilyalılar, İstanbul’un Haliç kıyılarında ve özellikle Galata semtinde ticaretle uğraşmak için padişahtan izin alarak açılan bu okul 1888’de Polonya Sokağı’nda “Kraliyet İlk ve Ortaokulu” olarak eğitim verdi. Bu okul 1885’te Beyoğlu Hayriye Caddesi’nde 16 numaralı binada eğitime açılan “İtalyan Ticaret Okulu”na bağlandı. 1900’de bu üç yıllık ticaret okuluna, dört yıllık lise bölümü eklendi. 1910’dan sonra okula Türk ögrencilerin kaydı yapılmaya başladı. Trablusgarp Savaşı süresince öğrenimine ara verdi. 1913-1914 ögretim yılında yeniden açıldı, ancak 30 Nisan 1915’te Birinci Dünya Savaşı nedeniyle kapatıldı. 1919’da İtalyan Ortaokulu ve Lisesi o tarihte Avusturya tarafından savaş tazminatı olarak İtalya’ya verilen, Tom Tom Kaptan Sokağı’nda bulunan şimdiki binasına taşındı. 1920’de Polonya Sokağı’ndaki Ticaret Okulu ve Lisesi de aynı binaya nakledildi. Böylece Latince’nin okutulduğu orta ve lise bölümüyle orta ticaret ve lise ticaret bölümlerinden oluşan iki alanlı bir eğitim kurumu oldu. İtalyanca bilmeyen öğrenciler için hazırlık sınıfı da açıldı. Ticaret Bölümü 1966’da kapatıldı. Bir yıl hazırlık, üç yıl ortaokul, dört yıl lise olarak klasik fen alanında eğitim veren Özel İtalyan Lisesi, İlkögretim Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte, ortaokul öncesi hazırlık sınıfını, lise öncesi hazırlık sınıfı haline dönüştürerek Fen ve Türkçe-Matematik alanlarında eğitim ve öğretimine devam ediyor. 8 yıldır İtalyan Lisesi Müdürü olan Massimo Di Segni, fen ve matematik ağırlıklı olan okula gelecek öğrencilerin dile yatkın olması gerektiğini belirtiyor. Segni ile okulu konuştuk:

İtalyan Lisesi Müdürü Massimo Di Segni: Tek isteğimiz öğrencilerin dile yatkın olması

İtalyan Lisesi’nin felsefesi nedir ve neden kuruldu?
Bu okulun en önemli özelliği, sahibinin İtalyan devleti olmasıdır, bizi diğer okullardan ayıran en önemli farkı bu. İtalya’da devlet okulları daha prestijlidir. Bu Türkiye’de olmasa da, İtalya’da öyle. İtalyan devlet okulları daha kaliteli bir hizmet sunuyor ve çok daha fazla hak
tanıyor normal şartlarda. Bu nedenle özel okullara göre daha çok tercih edilir. Dünyada farklı ülkelerde 8 İtalyan okulu var. Önce İtalyan vatandaşlarına hizmet vermek için Türkiye’de kuruldu. Sonrasında İtalya için kültürel anlamda bir strateji oldu. İtalya kendi ülkesini tanıtmak amacıyla eğitimi bir strateji haline getirdi. İstanbul’daki İtalyan varlığının bin yıllık bir tarihi vardır. Nesiller boyunca bu okulda okundu. Bu geleneği ilerletmek ve muhafaza etmek gerekiyor. Bunun dışında Türk aileleri de bu okulu tercih etmeye başladı.

Türk aileler niçin tercih ediyor?
İtalya’da okumak isteyenler olduğu için bu talep oluştu. İtalyan eğitime bakıldığında, dünyanın ilk 200 üniversitesi içinde üniversiteleri var. Yani çok iyi bir eğitim veriyoruz. Mesela Politeknik Üniversitesi dünyada ilk 10 arasında. Avantajlarımızdan biri de İtalya ve Türkiye’nin yakın olması. Avrupa’daki diğer ülkelere göre İtalya ekonomik anlamda daha iyi hizmetler sunabiliyor. Ayrıca bazı öğrencilerimiz de mimarlık gibi öncü olduğumuz bölümleri seçecekleri için bizi tercih eder. Türk okullarına göre çok farklı bir eğitimimiz var. Bu bazen çok olumlu olabilir. Bazen de kendilerini çok ters bulabilirler bu eğitimi. İtalyan öğretmenler özgür insanlardır, çok bağımsız bir şekilde hareket etmeye alışkınlar. Öğrencileri yaratıcı ve üretken hale getirmeye çalışırlar. Bazen öğretmenler de, öğrencilerden sonuç almakta zorlanabilir. Normal şartlarda İtalyan eğitim ve pedagojik felsefesi dile dayanıyor. Bizim için standart bir öğrenci dersini okuyup, tekrarlayabilen değildir. Bilim üzerinde bazı sorunlarla karşı karşıya kalan öğrencidir. Yani öğrencinin bazı sorunları kendi çözmesi gerekir. Yavaş yavaş yolun sonunda öğrenciler de bu tarzı anlıyor ve onların da hoşuna gidiyor. Özellikle yurtdışına gittiklerinde bunu fark ediyorlar. Bunu özellikle üniversitede fark ederler, çünkü eleştirel bir ortama girmiş olurlar. Eleştirel ruhlarıyla profesyonel beceriklikler kazanırlar. Ayrıca Türk sisteminde iyi olan şeyleri de kullanıyoruz. Mesela öğretmenlerin takım olarak hareket etmesini önemsiyoruz. Ulusal bayramları ortak bir şekilde kutluyoruz ve bunları ek değerler olarak görüyoruz. Özellikle ders sonrası aktivitelere Türkiye’de çok önem veriliyor. İtalya’da da var ama bu kadar değil.

Burayı tercih edecek çocukların hangi özelliklere sahip olması gerekiyor?
İtalyan devletine bağlı okulların tüm öğrencilere açık olması gerekiyor. İtalya’da sınıflardaki öğrenciler kendi aralarında daha farklılar.

Derslerin üçte ikisi İtalyanca
80 öğrenciden 10’u sanata yatkın olduğu düşüncesi ile bize gelebiliyor. Kalan 70 öğrenci de kültürel anlamda daha farklı birİtalyan Lisesi Müdürü Massimo Di Segni: Tek isteğimiz öğrencilerin dile yatkın olması
yerde devam edebileceklerini, daha iyi bir kariyer yapabileceklerini düşündükleri için bizi tercih ediyorlar. Bizim tek istediğimiz şey öğrencilerin dile karşı yatkınlıklarının olması. Derslerimizin 3’te 2’si İtalyanca. Buradan mezun olan öğrencinin iletişim becerilerinin yüksek olması gerekiyor. Çünkü İtalyan Lisesi dil üzerinde eğitim veren bir okul. Uluslararası ilişkilerinde iletişim kurabilmesi ve sosyal anlamda çok becerikli olması da önemli. Aynı zamanda fen lisesi olduğumuz için kimya, fizik, biyoloji gibi derslerde de kuvvetli olmasını bekleriz. Derslerden aldıkları bilgileri, testleri çözmek için değil, iş dünyasında tek başına hareket edebilmek için öğrenirler. Öğrencilerimizin büyük bir bölümü İtalya’ya gidiyor ve kolay bir biçimde üniversiteye girebiliyorlar.

Öğretmenlerimizin büyük çoğunluğu İtalyan
Öğretmenlerin yüzde 60’ı İtalyan. Ortalama 450 öğrencimiz var. 420’si Türk, gerisi İtalyan. Kurulduğundan beri Türk öğrencileri alıyor. Zaten 1929 yılında Türkiye Cumhuriyeti burayı tanıdığı zaman da Türk öğrenciler vardı.

İtalyan üniversiteleri herkesi kendi şartlarına göre kabul ediyor
İtalya’da yükseköğretim için not ortalamaları önemli. Ayrıca İtalyan üniversiteleri herkesi kendi şartlarına göre kabul ediyor. Yabancı olanlar, mesela Türk öğrenciler ayrı bir kontenjana giriyorlar. İtalyan devletinden gelen öğretmenler biraz daha müsamah bir tavır sergilerler. Bu nedenle öğrencilerin not ortalamaları diğer okullara göre biraz daha düşük olabiliyor. Ortalaması 90 olan başka bir öğrencinin üniversiteyi bitirme ihtimali, bazen bizim öğrencimize göre daha düşük olabiliyor. Bizim öğrencimizin ortalaması biraz daha düşük olabiliyor ama üniversite bitirme oranı daha yüksek.

Aileler öğretmenlerle iş birliği yapmalı
Hızla değişken bir dünyada yaşıyoruz ve ortada bir eğitim var. Her birimiz için eğitim kutsaldır. Hayatımızı yönlendirir. Ailelerin, öğretmenlik mesleğinin çok zor olduğunu ve işbirliğinde bulunmaları gerektiğini anlaması gerekiyor. Biz de onlarla aynı gayeyi,
iyi bir eğitim verme gayesini taşıyoruz. Okulun bir restoran gibi seçilmemesi lazım. Çünkü veli de eğitimcilerimizden biri oluyor. Hepimiz aynı gayeyi taşıyoruz.

Kimdir?
Massimo Di Segni Roma’da 1955 yılında dünyaya geldi. Massimiliano Massimo Lisesi’nde eski Yunanca, Latince ve dil bilimleri ağırlıklı bir eğitim aldıktan sonra Roma “La Sapienza” Üniversitesi’nin dil ve edebiyat bölümünden İtalyan dili tarihi üzerinde bir tez yazarak 110 üzerinden 110 not alarak onur belgesi ile mezun oldu. Ortaöğretim okullarında İtalyan ve Latin edebiyatı öğretmek için yapılan sınavı geçerek 1984- 2007 arası öğretmenlik yaptı. 2007’de okul müdürü olmak için yapılan sınava girdi, 2011’e kadar okul müdürü olarak çalıştı. 2011’de yurtdışındaki İtalyan okullarına görev almak üzere Dişişleri Bakanlığı’nda yapılan sınavı da geçerek yurtdışında görevlendirildi. 2011-2012 öğretim yılından itibaren göreve başladığı İstanbul’daki İtalyan Lisesi’nde 2020 yılına kadar görev yapacak.
Profesyonel anlamda yönetim, eğitim-öğretim ve pedagoji konularda uzman olan Massimo Di Segni’nin ilgi alanları arasında edebi ve yazılı metinlerinin eğitimi, okullarda öğrencilerinin değerlendirilmesi ve okul yönetimi yer alıyor. Eşi ile birlikte Moda’da oturan Segni, tenis ve bridge sporlarını prefesyonel olarak sürdürüyor. Orta seviyede İngilizce ve Fransızca konuşan Massimo Di Segni’nin hedefleri arasında arzu ettiği seviyede Türkçe öğrenmek var.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle