GeriEğitim Tedavi gören çocuklara hastanede eğitim imkânı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Tedavi gören çocuklara hastanede eğitim imkânı

İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü ve Hayata Renk Ver Derneği'nin iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında ideal kriterlere göre hazırlanan hastane sınıfında eğitim ve öğretim hayatı başladı.

Tedavi gören çocuklara hastanede eğitim imkânı

‘Öğretmenim Elimi Tut’ projesi kapsamında hastanede uzun süreli tedavi gören çocukların eğitimlerine devam edebilmeleri amacıyla hazırlanan ilk hastane sınıfı, Sarıyer Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde açıldı. İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü ve Hayata Renk Ver Derneği'nin iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında, ideal kriterlere göre hazırlanan sınıfta eğitim öğretim başladı. Sarıyer Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin çocuk bölümünde hazırlanan sekiz kişilik sınıfın ve öğretmen odasının bulunduğu koridora, okul ruhunu yansıtması için, gönüllü resim öğretmenleri tarafından resimler yapıldı. Uzun süreli tedavileri nedeniyle okula gidemeyen çocuklar ilk derslerini Müzisyen Onur Erol ve Müzik Terapisti Danny Lundmark‘ın çaldıkları gitara çeşitli enstrümanlarla eşlik ederek gerçekleştirdi.

‘ÇOCUĞUN ÜMİDİNİ ARTTIRACAK BİR FAALİYET’
İstanbul İl Sağlık Müdürü Kemal Memişoğlu, burada tedavi gören çocukların yalnızca birer hasta olmadıklarını, onların anne ve babaları için çocuk, öğretmenleri için de öğrenci olduklarını söyledi. Hastalıkları uzun süren çocukların eğitimlerinin kesilmemesi gerektiğini belirten Memişoğlu, şöyle konuştu:
“Eğitim yalnızca bilgi anlamında değil, onların motivasyonu ve iyileştikten sonraki adaptasyon süreçleri anlamında da önemli bir değer. İmkânlar ölçüsünde hastanelerde her zaman sınıflar açmaya hazırız. Sayın Milli Eğitim Müdürümün bu konudaki çabalarını hayranlıkla destekliyoruz. Hastanelerdeki çocukların mutlu olması, esasında onların bilmediğimiz, sadece tıbbi olarak açıklanamayacak ama iyileşme süreçlerine çok büyük katkısı olacak bazı duyguları, destekleri sağlayacağını düşünüyorum. Onun için bu duyguları beslemek ve çocuğun en azından eğitim anlamında geri kalmamasının yanında geleceğe ümidini arttıracak bir faaliyet olarak görüyoruz. Hepimizin bu dünyada belli bir süre geçireceğini, bu sürede de bundan sonraki nesillerin yaşantımızı devam ettireceğini, genetik yapılarımızı onlara taşıdığımızı bilerek o çocuklarımızı çok daha iyi yetiştirmemiz lazım. Geriye bıraktığımız en önemli eser çocuklarımız. Onları iyi yetiştirirsek, hizmeti verirsek geleceğimiz barışsal ve iyilik anlamında da çok iyi olacak. Tedavi gören çocuklarımıza acil şifalar diliyorum.”

‘EĞİTİM SADECE SINIFLARDA OLMAMALI’
İstanbul Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı da çocuğun yarınlarına dönük bir çalışmanın işbirliğinin bir yansıması olarak bir araya geldiklerini söyledi. Milli Eğitim Bakanlığı olarak hayata hazır, sağlıklı, mutlu ve erdemli bireyler yetiştirmek istediklerini belirten Yazıcı, bu strateji noktasında hastanede yapılan çalışmanın da çok kritik olduğunu anlattı. Eğitimin sadece sınıflarda olmaması gerektiğini belirten Yazıcı, şöyle devam etti:
"Çocuğun temas ettiği, doğal yaşamda içinde bulunduğu farklı ortamlarda bazen hastane odalarında, bazen bir atölyede, bazen gezip kaynak kişilerden bilgi alacağı bir postane veya benzer bir kamu kurumunda veya hayatın aktığı her noktada çocuk için eğitim söz konusu. Bu çerçevede, özellikle çocuk için tamamen farklı bir eğitim ortamı olması gereken bir diğer yer de uzun süreli tedavi gören çocuklarımızın kaldığı hastaneler olacak tabii ki. Bu hastane ortamının ne kadar daha sıcak bir ortama kavuşmasını ve onları tebessüm ettirecek bir mekan haline dönüştürebilirsek, biliyoruz ki çocuklarımızın mutluluğuna katkı sağlayacağız. Mutlu çocuklar çok daha iyi öğrenebiliyor, topluma çok daha kolay uyum sağlayabiliyor, çok daha barışık yaşıyor ve topluma çok daha nitelikli bir uyum sürecinden sonra o toplumun bir ferdi olabiliyor. Bu nedenle, özellikle bu ortamda da çocuklarımız için sürdürülebilir ve nitelikli bir eğitim sağlamak istiyoruz."

‘HER YAŞ GRUBUNA BİR SINIF HAZIRLADIK’
Hayata Renk Ver Derneği Başkanı ve Çocuk Gelişimi Öğretmeni Melek Okur ise uzun süre tedavi gören çocukların, çocukluklarını yaşadıkları takdirde iyileşebilecekleri düşüncesinden yola çıkarak hastanelerde sınıflar ve eğitim atölyeleri yapmaya başladıklarını anlattı. Yaklaşık 60 kişilik danışma kurulunun bir araya gelerek sınıfın özelliklerine yönelik fikirlerini beyan ettiklerini belirten Okur, aynı zamanda görev yapacak öğretmenlerin nitelikleriyle ilgili de araştırmalar yapıldığını ve eğitim programının hazırlandığını söyledi. Okur, şöyle devam etti:
"Şu anda burada her yaş grubuna ithafen, ilkokul, ortaokul, lise, anaokulu öğretmenlerinin görev alabilecekleri bir sınıf hazırladık. Bu hastanede yaklaşık 60 yatak var ve 60 yataktaki uygun olan çocuklar sınıfa gelecekler. Diğerleri için de öğretmenlerimiz yatak başına gidecek. Bunun dışında sınıfımızda aynı anda en fazla sekiz çocuk eğitim alabilir, daha fazlasını hijyenik açıdan uygun görmüyoruz. Dersler müfredata uygun gidecek, lise öğrencileriyle lise öğretmenleri, ortaokul öğrencileriyle ortaokul öğretmenleri buluşacaklar. Sınıf öğretmeni ve okul öncesi eğitim öğretmeni sürekli kalacak burada. Diğer öğretmenlerimiz çocuklar geldikçe onlarla buluşmaya devam edecek. Aynı zamanda okuma yazma bilmeyen anneler için, okuma yazma eğitimleri, çocukla oyun ve iletişim kurma eğitimleri ve hobi eğitimleri düzenleyeceğiz."

Memişoğlu, Yazıcı ve Okur daha sonra sınıfın açılış kurdelesini keserek öğrencileri ziyaret etti.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle