GeriEğitim Tasarımın temel gıdası resimdir
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Tasarımın temel gıdası resimdir

Dünyada yükselen bir değer olan tasarım kültürü, resim geleneğinden beslenir ve tüm dünyadaki üretim araçlarının gelişmesinde ve kullanılmasındaki süreçlerde en temel ögedir. Bu nedenle çocuklarımızın dünyadaki yaşıtlarıyla rekabet edebilmesi için tasarım kültürünü edinebilmelerini sağlamalı ve resim eğitimine gerekli önemi vermeliyiz. Evimizde temel ihtiyaç maddesi gibi resim defteri ve boya kalemleri bulundurmalıyız. Çocukların temel gıdası olan bu malzemelerle yaptıkları resim ve izler, onların ve ülkemizin geleceğine katkı sağlayan en güzel hazineler olacaktır.

Tasarımın temel gıdası resimdir

Toplumsal refah ve gelişmişliğin en önemli ölçütlerinden biridir sanat. Sanatın anlatım dili ve olanakları yaratıcı bireylerin gelişmesi açısından oldukça önemli. Sanat ve estetik duygusuyla yetişen bireyler, içinde yaşadığı toplum ve doğaya karşı daha duyarlı ve üretken olur. Sanat aynı zamanda bir iletişim aracıdır, bireyleri birbirine bağlar ve diyaloğu güçlendirir. Toplumlar geçmişlerinde biriktirdiği değerler ve kültürel miraslarını gelecek kuşaklara sanat yoluyla aktarır. Doğal olarak bu gelecek, çocukların ve bizim geleceğimiz olduğundan, dikkatli ve doğru yöntemlerle onları sanatla buluşturmalıyız. Sanatla çocukların kuracağı ilişkiler nasıl olmalı ve onlara geleceğimizi şekillendiren bir miras olarak sanat sevgisini nasıl aşılayabiliriz gibi soruları cevaplarken de, bu nedenle zorlanırız.

RENKLER, ÇOCUKLAR İÇİN EN EĞLENCELİ OYUN ARACIDIR
Tabii ki sanat eğitiminin en önemli araçlarından biri de resim eğitimidir. Resim eğitimi ciddi bir uzmanlık alanı gerektirir, çocukların yaş düzeyleri ve doğru yönlendirme bu sürecin en önemli parçasıdır. Peki çocukları resim yapma yöntemleriyle nasıl buluşturmalıyız ve kişisel gelişimlerine nasıl katkı sağlamalıyız? Bu konuda en önemli süreç ailede başlar, onları teşvik etmek ve desteklemek, olanaklar sunmak ailenin sağlayacağı en önemli katkıdır. Renkler, dünyadaki tüm çocuklar için en eğlenceli oyun aracıdır. Ancak çocuklar, belli yaş gruplarında, biçimleri ve renkleri biz yetişkinlerin algıladığı şekilde görmez, yani temsili renk ve biçimleri hacimsiz ve düz algılarlar, perspektifi kullanmazlar.

Şöyle ki çocuklar; ağaçları, evleri, kuşları, dağları ya da sevdikleri kişi ve nesneleri benzetme çabasıyla resmetmez. Örnek olarak, bir manzara resmi yapmaya başladıklarında kâğıdın bütününe önce bir dağ, bir kare ev ve üstünde üçgen olan bir çatı daha sonra dikdörtgen pencere ve kapı, önüne bir yol, yolun yanlarına ağaçlar, özledikleri ve göremedikleri ebeveynlerini de evin dışına yaparak sembolik olarak anlatmak istediklerini biz yetişkinlere gösterirler. Buradaki ev ve figürler, renk ve çizgiler gerçekçi bir görüntüyü değil, birer sembol olarak çocuğun kendi gerçekçiliğini temsil ederler.

Renk bilgisine sahip olmadan zıtlıkları profesyonelce kullanırlar. Çünkü çocuklar çok iyi gözlemcidirler, zihinleri, içinde bulundukları doğanın en temel kurallarını bir çırpıda algılar ve kaydeder. Yemyeşil boyadıkları çimenlerin içine kırmızıyı doğal olarak koyarlar, teknik olarak yeşilin kontrastı kırmızıdır bilgisiyle değil, yeşil çimenler içindeki gelinciklerin rengi olarak sembolleşen anlatım diliyle resimlerini yaparlar. Güneşin sarısına karşı mor rengi, gökyüzünün mavisine karşı turuncuyu renk bilgisi eğitimi almadan doğal gözlemlerinin bir sonucu olarak yaparlar. Böylelikle çocuklar için çok eğlenceli olan bu anlatım dili, hem zihinlerini hem fiziksel olarak el becerilerini geliştirirken hem de dikkat ve özgüven duygusunun gelişmesine neden olur. Bu nedenle çocuklara masallar, şiirler okumak yaşadığı çevreyle ilgili gözlemler yapmalarını sağlamak düşüncelerini o düz beyaz kağıtta şekillendirirken kendi dünyalarını ve gelecekteki yaşantılarını zenginleştirecek yaratıcı fikirler keşfetmelerine yol açacaktır.

RESİM, İLETİŞİM VE GÖZLEM BECERİLERİNİ GELİŞTİRİR
Çocuklardan anlatmak istedikleri şeyleri çizerek ve boyayarak yapmalarını istediğimizde bu onların iletişim ve gözlem becerilerini geliştirecektir. Bunu yaparken biz yetişkinlerin sıklıkla düştüğü hatalı durumlar ise ‘Bu ağaç öyle değil’, ‘İnsan öyle çizilmez’, ‘Yaptığın kuşa benzemiyor’ gibi yerinde olmayan yargı ifadelerinde bulunmamız ve onların elinden kalem veya boyalarını alıp kendi algı düzeyimiz ve dünyamızdaki biçim ve renkleri dayatmamızdır. Örneğin; çocuğumuza 'M' harfinden kuş yaptığımızda onun tüm yaratıcı süreçlerini yok etmiş oluruz. Bunun nedeni yaratıcılığı sınırlayan kalıp şekilleri pekiştirmemizdir. Kolaya kaçıp hazır çizilmiş biçimlerin içinin doldurulmasını da istediğimizde çocukların yaratıcı süreçlerini engellemiş oluruz.  Oysa ki onlar kendi dünyalarından gördükleri ve yaptıkları resimlerdeki sembolik biçimlerle görsel bir iletişim dili kullanır. Bu iletişim dilini kullanan çocuklar, eğitim sürecinde de karşılarına çıkan problemleri daha kolay çözümlerler.

OKULDAKİ SANAT EĞİTİMİ SÜREÇLERİ
Aileden sonra bu eğitim sürecinin en önemli parçası da okullardaki sanat eğitimi süreçleri. Okullardaki profesyonel resim öğretmenleri, her yaş grubu öğrenciye pedagojik yöntem ve yaklaşımlar, farklı malzeme ve materyallerle kişisel gelişimlerine önemli ölçüde katkı sağlarlar. Resim eğitimi yöntemleri ve araçları konusunda resim öğretmeni yetiştiren eğitim fakültelerinde bu konularda ciddi araştırma ve tezler yapılıyor. Bu yöntemler bilimsel temele dayalı olduklarından anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite süreçlerindeki çocukların gelecekte, toplumsal fayda ve katkısını destekler nitelikte. Genelde sanat eğitiminde, özelde resim eğitimimde amaç, yetenekli bireylerin profesyonel sanatçılar olarak yetişmeleri için yönlendirmek katkı sağlıyor. Ancak hepsi sanatçı ya da ressam olamayacağı için diğer bireylerin de sanata duyarlı, sanata değer veren bireyler olarak yetişmelerine olanak veriyor. Gelecekte mesleğini icra ederken yaratıcı ve üretken, aynı zamanda mesleğini en güzel araç ve yöntemler ile ayrıca estetik bilince sahip, toplumsal ve sosyal duyarlılıkları olan, empati kurabilen, gerçekleştirmeyi düşünebileceği hayalleri olan bireyler yetiştirmektir.

TASARIM KÜLTÜRÜ, RESİM GELENEĞİNDEN BESLENİR
Türkiye ve dünya tarihine geçmişten günümüze baktığımızda geçmişte düşünülmüş hayaller olan sanat tarihindeki yapıtların günümüz dünyasını nasıl şekillendirdiğini görebiliriz. Bugünün tasarım dünyası, resim geleneğinin geçmiş birikimlerini yeni kuşaklara aktardıkça içinde yaşadığımız sosyal hayatın da güzelleşmesine katkı sağlayacaktır. Bu nedenle en önemli yatırımımız olan çocukları sanatın en önemli araçlarından biri olan resim eğitimi sürecinde destekleyecek ve eğitecek olanakları arttırmalıyız.

Yeni teknolojik araç ve programları, çocukların eğitim süreçlerinin bir parçası olarak da görmeliyiz ve bu araçlarla mutlaka tanıştırmalıyız. Günümüzde ve gelecekte çocukların teknolojik araçları kullanabilecekleri, dijital resimleme süreçlerini deneyimleyebilecekleri eğitim modelleri desteklenmeli, bu konularla ilişkili bireyler, yani öğretmen ve öğrenciler bilinçlendirilmeli. Dünyada yükselen bir değer olan tasarım kültürü, resim geleneğinden beslenir ve tüm dünyadaki üretim araçlarının gelişmesinde ve kullanılmasındaki süreçlerde en temel ögedir. Bu nedenle çocuklarımızın dünyadaki yaşıtlarıyla rekabet edebilmesi için tasarım kültürünü edinebilmeleri sağlanmalı ve resim eğitimine gerekli önemin verilmesi gerekiyor.

Evimizde temel ihtiyaç maddesi gibi resim defteri ve boya kalemleri bulundurmalıyız. Çocukların temel gıdası olan bu malzemelerle yaptıkları resim ve izler, onların ve ülkemizin geleceğine katkı sağlayan en güzel hazineler olacaktır.

PROF. DR. RIDVAN COŞKUN KİMDİR?
Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünden mezun oldu. Yurtiçi ve yurtdışında çok sayıda karma sergiye katıldı ve birçok kişisel sergi açtı. Tarihi ve kültürel mirasla ilgili birçok sanatsal eser ve yayın üretti, “Geçmişin Yenileri” ve “Resimde Zaman Kavramı” adında iki kitabı bulunmaktadır. Resim, sanatı ve sanat ile teknoloji ilişkisi üzerine yayınlar ve araştırmalar yapmıştır. Anadolu Teknoloji Geliştirme Parkında (Atap A.Ş.) bünyesinde faaliyet gösteren Umay Müzesi Tasarım ve Teknolojileri Ltd. Şti’nin kurucularındandır. Üniversite-sanayi işbirliği kapsamında, Anadolu Üniversitesi Teknoparkında tarihsel konular, müzecilik ve müze teknolojileri ile ilişkili Sanal Gerçeklik “Virtual Reality” ve “Augmented Reality” üzerine çalışmalar yapmıştır. Vrkronos" sanal gerçeklik projesi ile, sanat ve tarihin teknoloji ile buluştuğu araştırmalarını sürdürmekte ve tarihi kentlerin sanal gerçeklik ortamlarında canlandırılması üzerine AR-GE çalışmaları yürütmektedir. " Teknolojik araçlarla ülkemiz ve dünya kültürel mirasını sanatla buluşturmak için araştırmalarına devam etmektedir. Halen Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde Resim Bölümü Başkanlığı ve Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesi müdürlüğü görevlerini yapmaktadır. Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü

Yorumları Göster
Yorumları Gizle