GeriEğitim Sendikalar eğitim öğretim yılını değerlendirdi: Sözleşmeli öğretmenlik kaldırılmalı
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sendikalar eğitim öğretim yılını değerlendirdi: Sözleşmeli öğretmenlik kaldırılmalı

Sendikalar eğitim öğretim yılını değerlendirdi: Sözleşmeli öğretmenlik kaldırılmalı

2017-2018 eğitim öğretim yılının sona ermesiyle birlikte eğitim sendikaları dönem değerlendirmelerini yayınladı. Değişen sınav sistemleri, artan özel okul sayıları, öğretmenlere getirilen performans değerlendirme sistemi sendikaların gündeminde olan konulardan bazıları. Sendikaların ortak talebi ise sözleşmeli öğretmenlik uygulamasına son verilmesi.

Eğitim Sen, 2017-2018 eğitim öğretim yılı değerlendirme raporlarını açıkladı. Türk Eğitim Sen de, 2017-2018 eğitim öğretim yılını değerlendiren bir yazı yayınladı. Eğitim sendikaları açıklamalarında değişen sınav sistemleri, artan özel okul sayıları, öğretmenlere getirilen performans değerlendirme sistemi gibi konulara yer verdi. Eğitim Sen’in yayınladığı ‘2017-2018 Eğitim-Öğretim Yılı Sonunda Eğitimin Durumu’ başlıklı raporda öne çıkan bulgular özetle şöyle:

DÖRT OKULDAN BİRİNDE İKİLİ EĞİTİM YAPILIYOR
2017-2018 eğitim öğretim yılında okul öncesi ve yaygın eğitim kurumları hariç, ülke genelinde 54 bin 434 devlet okulu bulunuyor. 4+4+4 sonrasında zorunlu eğitim süresinin 12 yıla çıktığı iddia edilmesine rağmen, ortalama eğitim süresi 7.5 yılda kaldı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) verilerine göre ikili eğitim yapılan okul oranı yüzde 25.71 ve her dört okuldan birinde ikili eğitim yapılıyor. Türkiye’de spor salonu bulunan okul oranı sadece yüzde 13 ve okulların yüzde 87’sinde spor salonu yok. Kütüphanesi olmayan okul oranı yüzde 61, çok amaçlı salonu olmayan okulların oranı yüzde 62.

1.367 OKULA SINAVLA
MEB tarafından yapılan açıklamaya göre, 2 Haziran’da sınava giren 1 milyon 200 bin öğrencinin sadece yüzde 10’u, yani 126 bin 536’sı, ‘nitelikli’ olarak tarif edilen 1.367 okula yerleşecekken, bu okulların yarısından fazlasının imam hatip ve meslek liselerinden oluşması, MEB’in asıl amacının ne olduğunu açıkça gösterdi. Velilerden açıkça ya çocuklarını imam hatip ya meslek liselerine göndermeleri ya da doğrudan özel liseleri tercih etmeleri isteniyor.

Sendikalar eğitim öğretim yılını değerlendirdi: Sözleşmeli öğretmenlik kaldırılmalı

ÖZEL OKUL ÖĞRENCİ SAYISI ARTTI
Özel öğretimin payının artırılması kapsamında ilkokulda öğrenci sayısı yüzde 62 artışla 271 bin 321’e; ortaokulda öğrenci sayısı yüzde 96 artışla 321 bin 313’e ve liselerde ise yüzde 249 artışla 547 bin 445’e ulaşarak, özel öğretimde tüm zamanların rekoru kırıldı.

İHL’LER DAHA KALABALIK
4+4+4 öncesinde 2011-2012 eğitim-öğretim yılında 537 İmam Hatip Lisesi’nde (İHL) 268 bin 245 öğrenci varken, 2015-2016 eğitim öğretim yılına kadar okul ve öğrenci sayısı arttı. Son iki yılda ise okul sayısı 336 artmasına rağmen öğrenci sayısının yüzde 10 azaldığı görüldü. Yeni liselere geçiş sistemi üzerinden öğrencilerin imam hatip liselerine yönlendirilmeye çalışılmasıyla öğrenci sayısındaki azalış arasında somut bir ilişki olduğu anlaşılıyor. Anadolu imam hatip lisesi bünyesindeki imam hatip ortaokullarında okul başına 181 öğrenci düşerken, diğer ortaokullarda okul başına 309 öğrenci düşüyor. Bu ortaokulların, Anadolu imam hatip lisesi bünyesindeki imam hatip ortaokullarından yüzde 70 daha kalabalık olduğu ortaya çıkıyor. Benzer şekilde Anadolu liseleri, Anadolu imam hatip liselerinden yüzde 51 oranında daha kalabalık.

AÇIKÖĞRETİM ÖĞRENCİ SAYISI ALTI KAT ARTTI
2003-2004 eğitim öğretim yılında açıköğretim lisesinde sadece 267 bin 235 öğrenci bulunuyorken, 2017-2018 eğitim öğretim yılında bu rakam altı kata yakın artışla 1 milyon 554 bin 938 kişiye çıktı. 2017-2018 eğitim öğretim yılında 91 bin 262 özel eğitim öğrencisi, 757 bin 714 ilkokul ve ortaokul öğrencisi, 472 bin 262 ortaöğretim öğrencisi olmak üzere toplamda 1 milyon 321 bin 238 öğrenci taşımalı eğitim kapsamında taşınarak ‘taşımalı eğitim’de tüm zamanların rekoru kırıldı. Taşımalı eğitimle yaklaşık 17 bin köy okulu kapatıldı.

Sendikalar eğitim öğretim yılını değerlendirdi: Sözleşmeli öğretmenlik kaldırılmalı

OKULLARA ÖDENEK AYRILMALI

Eğitim Sen’in raporda yer alan başlıca talepleriyse şöyle:

- Okulların ‘nitelikli-niteliksiz’ olarak ayrılmadığı, tüm öğrencilerin eğitim hakkından eşit yararlandığı bir eğitim sistemi oluşturulmalı.

- Kamu kaynaklarının özel okullara teşvik adı altında aktarılmasına son verilmeli, tüm okullara bütçe ve ihtiyacı kadar ödenek ayrılmalı.

- Okullar, öğretmenler ve öğrenciler kimsenin projesi olmamalı, proje okullarından öğretmenler sürgün edilmemeli.

- OHAL KHK’leri ile haksız ve hukuksuz şekilde kamu görevinden ihraç edilen eğitim ve bilim emekçileri görevlerine iade edilmeli.

- Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik uygulamasına son verilmeli, tüm öğretmenlerin kadrolu istihdamı esas olmalı, ataması yapılmayan öğretmenlerin atama sorunları derhal çözülmeli.

- Eğitim kurumlarında tüm ebeveynlerin en temel hakkı olan ‘kreş hakkı’ için gerekli adımlar atılmalı.

- Kapatılan köy okulları yeniden açılmalı ve tüm köy çocuklarının okula erişimi sağlanmalı.

- Hepimizi derinden etkileyen yeni Aladağ vakaları yaşanmaması için tüm öğrencilerimizin kamusal eğitim ve barınma hakkından ayrımsız yararlanması sağlanmalı.

MÜLAKAT KALDIRILMALI
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan’ın açıklamaları özetle şöyle:
“2017-2018 eğitim öğretim yılında sendikamızın en büyük eleştirisi Öğretmen Değerlendirme Performans Sistemi’ne yönelik oldu. Öğretmeni not veren konumdan not verilen konuma sürükleyen Bakanlık, bu sistemle öğretmene yönelik güvenin sarsılmasına, öğretmenlerin itibarının daha da azaltılmasına, hatta öğretmenin hor görülmesine yol açacak. Türk Eğitim-Sen’in talebi, MEB’in seçimler öncesinde performans uygulamasından tamamen vazgeçtiğini açıklaması. Hükümet seçim öncesinde tüm sözleşmelileri kadroya almalı ve öğretmen alımlarında mülakatı kaldırmalı. Her alanda olduğu gibi öğretmen alımlarında da mülakata karşıyız. Mülakatın objektif olması doğası gereği mümkün değil.”

Türk Eğitim-Sen’in talepleri ise şöyle:
- Özür grubu mağduriyetleri giderilmeli, aileler birleştirilmeli.
- Sözleşmeli istihdam kaldırılmalı, sözleşmeli çalışanlar kadroya alınmalı.
- MEB, tüm mahkeme kararlarını istisnasız uygulamalı.
- Bakanlık ivedilikle yazılı sınav esasına dayalı adil bir yönetici atama düzenlemesi gerçekleştirmeli.
- Mahrumiyet bölgelerinde görev yapan öğretmenlere mahrumiyet derecesine göre bir brüt asgari ücret ile iki brüt asgari ücret arasında değişen miktarlarda zorunlu hizmet tazminatı ödemesi yapılmalı. Bu şekilde, belli bölgelerde öğretmenler gönüllük esasına göre çalışacaktır.
- Eğitime-öğretime hazırlık eğitim ödeneği tüm eğitim çalışanlarına ödenmeli.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle