GeriEğitim MEB Müsteşarı Tekin’den ‘zor LGS’ açıklaması: Sınavlar bu şekilde devam edecek
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

MEB Müsteşarı Tekin’den ‘zor LGS’ açıklaması: Sınavlar bu şekilde devam edecek

MEB Müsteşarı Tekin’den ‘zor LGS’ açıklaması: Sınavlar bu şekilde devam edecek

MEB Müsteşarı Yusuf Tekin, EBA üzerinden öğretmenlerin sorularını cevapladı. LGS’de soruların zor olduğuyla ilgili eleştirilere cevap veren Tekin, sınavların bu şekilde devam edeceğini söyledi. Tekin ayrıca, “Öğretmenlere zorunlu hizmet affı olacak mı?” sorusuna da şu yanıtı verdi: “Zorunlu hizmet affı yok. Biz o bölgelerdeki öğretmenlerimizin zorunlu hizmet sürelerini artırmak istiyoruz.”

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Müsteşarı Yusuf Tekin, Eğitim ve Bilişim Ağı (EBA) üzerinden öğretmenlerden gelen soruları cevapladı. Liselere Geçiş Sınavı (LGS) sorularının zorluğu, öğretmenlere zorunlu hizmet affı, öğretmen atamaları gibi konularda konuşan Tekin, LGS’nin bu şekilde devam edeceğini belirtti. Öğretmenlere zorunlu hizmet affının olmayacağını açıklayan Müsteşar Tekin, bakanlığın ihtiyacı olan 110 bin öğretmenin tamamını atamanın eğitim fakültesi ve diğer ilgili fakültelerde okuyan yaklaşık 700 bin öğrenciye saygısızlık olduğunu söyledi.

110 BİN ÖĞRETMENİ ATAMAK MÜMKÜN DEĞİL
Seçim sürecinde deniyor ki, biz öğretmenlerimizin tamamını atayacağız. 109-110 civarında öğretmen açığı var. Hemen hepsini atayacağız diyorlar. Bunu yaptığınızda kimler huzursuz olacak. Öğretmenlik fakültelerinde ve diğer ilgili alanlarda 700 bin öğrencimiz eğitim alıyor. 110 bin öğretmeni almak, bu fakültemizdeki öğrencilerimize, ailelerine ve öğretim üyesi arkadaşlarımıza saygısızlık. Yarını görerek hareket etmek zorundasınız. Bugün öğretmen ihtiyacını karşılamak demek 700 bin öğrencinin tüm ümitlerini elinden almak demek. Bakanlık olarak hep bir adım sonrasını hesap ederek hareket ediyoruz. Biz böyle yaparken bazıları yap boz tahtası olarak değerlendiriyor. 

LGS, TEOG İLE KARŞILAŞTIRILIYOR
(LGS soruları zor eleştirisine cevap) TEOG sürecini başlattığımızdan beri analitik düşünen, ezbercilikten uzak, problem çözebilen bir sistem öngördüğümüzü, bunun da kademeli olarak kendisini hissettireceğini söyledik. Bir sonraki PISA ve TIMSS’te göreceksiniz. Bu süreç sonuç verecek, öğrencilerimiz çok farklı sonuçlar elde edecek. Çocuklarımızın bilgiye erişmedeki kolaylıklarını düşünerek müfredatımızı hafiflettik. Sorularımızda da bu tür değişikliklerin olması doğal. Bu devam edecek. Liseye Geçiş Sınavı’nda (LGS) soruların zor olduğunu söylüyorlar. Neye göre zordu dediğimde, TEOG’a göre diyorlar. Bunun kapsadığı alan çok farklı. Öğrencilerimizden beklenen beceriler çok farklı. Bu, başka bir sınav. Bu sınavda soruları zor-kolay soralım diye bir düşüncemiz olmadı. Bilimsel usullere göre hem seçmeyi, hem elemeyi hem sıralamayı sağlayacak şekilde sorular ona göre yapılıyor. Bu kendi içinde zor değildi. Öğrenciler TEOG’a göre düşündükleri için zor gelmiş olabilir. Eğitimi iyi bilenler bu konuda eleştiri yapmıyorlar. Nihayet MEB sorularını ona göre kurgulamış eleştirilerini aldık. Bu şekilde devam edecek bu sınavlar. 

ZORUNLU HİZMET AFFI YOK
Zorunlu hizmet affı yok. Zorunlu hizmet bölgelerinde doluluk oranını yüzde 90’a çıkartıyoruz. Bir yıl içinde yüzde 60-70’e düşüyor. Öğretmenler o bölgede birinci sınıfı tamamlıyor, ardından ayrılıyor. Öğrenciler birinci sınıfa başladığı öğretmenle, bir sonraki eğitim yılında devam edemiyor. Siz çocuğunuzun böyle bir durumla karşı karşıya kalmasını ister misiniz? Başkalarının çocuğunun da böyle bir sıkıntıyla karşı karşıya kalmaması lazım. Mevcut öğretmenlerimizin zorunlu hizmetlerini affetmek gündemimizde yok. Arkadaşlarımız böyle bir beklenti içine girmesin, biz o bölgelerdeki öğretmenlerimizin zorunlu hizmet sürelerini artırmak istiyoruz. Zorunlu hizmet bölgeleri çok fazla. Arkadaşlarımızdan rica ediyoruz, bu çocuklar da bizim çocuklarımız. 

YETERLİ ARAZİ VARSA EN İYİ OKULU YAPIYORUZ
2019-2020 eğitim yılında tekli eğitime geçmek için çok büyük seferberlik başlattık. Yoğun bir derslik yapım süreci devam ediyor. Anadolu’da bazı illerde derslik yapmakta zorluk yaşıyoruz. Yeterince büyük arazilerde standart tip projeler oluşturuldu. Öğrencilerimizin spor yapabileceği, çok amaçlı salonlarla bezenmiş, atölye ve laboratuvarların bulunduğu okullar. Bazı illerde arazi bulmakta zorlanıyoruz. Küçük alanlara okul inşa ettiğimizde spor salonlarından vazgeçebiliyoruz. Ancak yeterli arazi varsa en iyi okulu yapıyoruz.

ÖĞRENCİNİN, ÖĞRETMENE NOT VERMESİNİ İSTEMİYORUZ
Kendimizi ifade etmekte zorlandığımız konulardan biri de Öğretmen Performans Sistemi ile ilgili süreç. İş seyahatlerinde öğretmen arkadaşlar performans sistemini soruyor ben de onlara yönetmelik taslağıyla ilgili neler bildiklerini soruyorum. Ancak özellikle medyada sendikaların dile getirdiği konuşmalar dışında bir şey bilmiyorlar. Bizim yapmak istediğimiz şey, bizi üzecek rahatsız edecek durumları önceden tespit edecek bir mekanizma oluşturmak. Önce Öğretmen Strateji Belgesi açıklandı, sonra Mesleki Yeterlilik ve Performans Sistemi oluşturduk. Buradaki problem şu, bir öğretmenin eksiklerini nasıl ortaya çıkarabiliriz diye öğretmen arkadaşlara soruyoruz. Diyorlar ki öğrenciye, veliye, okul yöneticilerine sormak lazım. Biz de bunu yapıyoruz. Öğretmenleri rahatsız eden şu: Diyorlar ki, öğrencilerimizde öğretmenlere "not veriyoruz" şeklinde bir algı oluşuyor. Bu yalan. Biz öğrencimizin asla öğretmenimizi notlandırmasını istemiyoruz. Bu, akademik olarak da doğru değil. Biz şunu yaptık, böyle bir değerlendirme yapacaksak öğrenciye, veliye sormamak doğru değil. Ama öğretmenlerin öğrenci ve veli karşısında ezilmemesini sağlayacak şekilde soracağız. Öğrenciye soru sorarken öğretmenin akademik yetkinliğini sormuyoruz, öğrenciye sorduğumuz soru çok objektif. “Öğretmeniniz sınıfta etkileşimli tahtayı kullanıyor mu?” Fakat bu sorular da öğretmenleri rahatsız etmesin diye sistem içinde 100’lük skalada öğrencinin katkısı ne olsun diye düşündük. Bizim taslak yönetmeliğimizde yaklaşık 100’lük değerlendirmede öğrenci değerlendirmesi 5 puana tekabül ediyor. Öğrenci ve veliler tamamen olumsuz bir kanaat kullanırsa, öğretmenimiz 100 üzerinden 95 almış olacak. Burada öğrencilerin öğretmenleri notlandırması algısı tamamen yanlıştır. Böyle bir şey yok. Zaten bunlar nihai hali de değil. Taahhüt ediyorum öyle bir şey varsa da çıkarmak zorundayız, öğretmenlerimizi üzecek bir şeyi asla yapmayız.

HİÇBİR ÖĞRETMENİ CEZALANDIRMAYACAĞIZ
Peki bunun geri dönüşü nasıl olacak? Biz hiçbir öğretmenimizi cezalandırmayacağız. Elektronik ortamda o değerlendirmede 5 tane başlık var, bunlardan bir tanesinde mesleki anlamda veya halkla ilişkiler anlamında, öğretmenlik uygulamalarıyla ilgili eksiklik gördüysek diyeceğiz ki, “Öğretmenim senin değerlendirmene baktık seni 5 gün şu konuda hizmet içi eğitime davet ediyoruz.” Başka hiçbir yaptırımı yok. Bunu da kendisi paylaşmadığı sürece kimsenin bilmesine imkan yok. Öğretmenlerimize bir anlamda rehberlik yapmaya çalışıyoruz. Bazı sendikalardan, üniversitelerden görüşler geldi. Bu görüşleri metin haline dönüştürdükten sonra, öğretmen arkadaşlarla toplantı yapıp, onları rahatsız edecek bir şey varsa çıkaracağız.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle