GeriEğitim ‘Sanata zarar verir’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Sanata zarar verir’

YÖK’ün bugüne kadar özel yetenek sınavıyla öğrenci yerleştirilen 14 bölüme 2020’den itibaren Yükseköğretim Kurumları Sınavı ile öğrenci almaya karar vermesi tartışma yarattı. Hürriyet’e konuşan uzmanlar ve bu bölümlerden mezun olanlar, sanatın bu uygulamayla zarar göreceğini düşünüyor.

‘Sanata zarar verir’

Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK), 11 Ekim’de yapılan genel kurulda aldığı bir kararla, 14 bölümde özel yetenek sınavı kaldırıldı ve bu bölümlere 2020 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ile öğrenci yerleştirilmesine karar verildi. Söz konusu 14 bölüm, ‘çizgi film (animasyon), grafik, grafik resimleme ve baskı, grafik tasarım, moda giyim tasarımı, moda tasarımı, moda ve tekstil tasarımı, rekreasyon, spor bilimleri, spor yöneticiliği, tekstil, tekstil geliştirme ve pazarlama, tekstil tasarımı, tekstil ve moda tasarımı’ olarak sıralandı. Ancak bazı öğrenciler ve akademisyenler karara tepki gösterdi. Kararın geri çekilmesi için imza kampanyası başlatıldı, protestolar yapıldı. Bir başka tepki de bu alandan mezun olanlardan geldi. Hürriyet’e konuşan İllüstratör Zeynep Özatalay, sanatın bu uygulamayla zarar göreceğini söyledi. Moda tasarımcısı Arzu Kaprol, hayal etmenin bir yetenek olduğunu ve grafik ve moda tasarımı gibi bölümlerin yetenek sınavıyla öğrenci alması gerektiğini belirtti. Animasyon yapımcısı Varol Yaşaroğlu ise eğitim sisteminin değişmesi gerektiği görüşünde.

ÖĞRENCİLER İSYANDA

Zeynep Özatalay (İllüstratör): “Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Grafik Tasarım Bölümü mezunuyum. Mimar Sinan, Marmara ve Anadolu Üniversitesi sınavlarına girdim. Şunu söylemeliyim ki hem sınava hazırlanma süreci hem de sınavların kendisi insana çok şey katıyor. Orada kendinize denk, kendinizden iyi yaşıtlarınızı görüyorsunuz. Bir sınavda çıkan soru diğerine tecrübe oluyor. Öğrenciler ilk kez müfredatın dışına çıkıp bilmediği sanatçıları, sanat eserlerini tanıyor, resimleri etüd etmeye başlıyor. Sınavların aşamaları, biçimleri tartışılabilir, yetenek sınavının eksikleri giderilebilir. Bunları konuşmak gerekirken, güzel sanatlar eğitiminin muhtemelen kökünü kurutacak bir uygulamanın yürürlüğe girmesine engel olmaya çalışıyoruz. Dört yılını güzel sanatlar liselerinde resim ve heykel çalışarak geçiren çocuklar haklı olarak isyanda. Tüm temelini çizgiden, desenden alan animasyon bölümü, benim gibi pek çok illüstratör ve tasarımcı çıkaran grafik bölümlerinin sadece test yöntemiyle nasıl öğrenci kazanması bekleniyor? Bunu sanat alanına yapılmış kasıtlı ve tepeden inme bir hareket olarak okumamak mümkün değil. Niteliksiz, sayıca çok yani potansiyel işsiz öğrenciler yetiştirmeye yol açacak bu karardan en kısa zamanda geri dönülmeli.

HAYAL ETMEK BİR YETENEK

Arzu Kaprol (Moda Tasarımcısı): “Yetenek sadece çizim yapmak veya bir enstrüman çalmak değildir. Çizim yapmak belki öğrenilebilir ama hayal etmek bir yetenek, ve bu ya vardır ya yoktur. Bu yetinin olup olmadığı ancak özel yetenek sınavlarıyla anlaşılabilir. Bu kapsamda yeteneği olmayan herhangi bir genci bu yaratıcı bölümlere almak, bitirmesini ve hatta mesleğinde başarılı olmasını beklemek büyük bir hayalperestliktir. Bu sebeple mutlaka grafik ve moda tasarımı gibi bölümlerin yetenek sınavıyla genç zihinleri alması, eğitmesi ve şekillendirmesi gerekir.”

‘Sanata zarar verir’

SİSTEM DEĞİŞMELİ

Varol Yaşaroğlu (Animasyon Yapımcısı): “Ben sınav sistemine karşıyım. Bana göre bir çocuğun meraklı, dünyaya dolaysız bakan gözü çocuk yaşlarda hangi yaratıcılık alanına evrildiğini zaten gösteriyor. Çok küçük yaşlarda bunun belirlenmesi gerekiyor. Çocukken bu tür eğilimler tespit edilip, ona göre eğitim sürdürülmesi çok daha doğru bir şey. Belli yaşa geldikten sonra yetenek ya da normal sınavlarla belirlenmesi saçma geliyor. Dünyada iş şuna doğru gidiyor artık: Çocuklar yaratıcılıklarını nasıl kullanacaklar? Bilgi depolamaktan çok bunları nasıl kullanacaklarını öğreten eğitim sistemine geçiliyor. Bir çocuğu yetenek sınavıyla okula aldınız, fakat çok daha istekli, yetenek potansiyeli taşıyanı almamış oluyorsunuz. Ya da sadece sınavla aldınız diyelim. Bu kez de gerçekten isteği olan birisi yerine onun kadar istekli olmayan birini almış oluyorsunuz. Bu da kaos yaratabiliyor. Benim isteğim şu: Çocuğun potansiyelini küçük yaşta görerek insanların potansiyellerini gerçekleştirmede yardımcı olabilecek bir eğitim sistemi olmalı.”

YÖK BAŞKANI SARAÇ: 128 PROGRAMDAN 14’Ü İLE İLGİLİ BİR KARAR

Özel yetenekle öğrenci alan 128 programdan sadece 14’üne merkezi yerleştirmeyle öğrenci alımına geçileceğini belirten YÖK Başkanı Yekta Saraç şunları söyledi: “Bu programların ortak özelliği hem özel yetenek hem de merkezi yerleştirmeyle öğrenci alınması. Dolayısıyla ‘bunlar sadece özel yetenekle girilebilecek programlar’ düşüncesi yanlış. Bunlardan merkezi yerleştirmeyle öğrenci alan programların mezun yeterliliği de hiçbir zaman münakaşa konusu olmamıştır. Demek ki özel yetenek sınavı kaldırıldı iddiası bütünüyle gerçek dışı.”

YURTDIŞINDA PORTFOLYOLAR ÖNE ÇIKIYOR

YÖK’ün kararı öğrenciler, mezunlar ve akademisyenlerden tepki çekerken Hürriyet, yükseköğretimde lider dört ülke olan ABD, İngiltere, Almanya ve İtalya’da güzel sanatlar programlarına nasıl yerleşildiğini araştırdı. Buna göre, bu ülkelerde portfolyolar öne çıkıyor. Adaylar birkaç kez mülakata alınabilirken, yetenek testleri ile yazılı sınavlar düzenlenebiliyor. İşte bu dört ülkede güzel sanatlar fakültelerinin başvuru ve kabul süreci:

İYİ PORTFOLYO KAPI AÇIYOR

Ulusal Tasarım ve Sanat Okulları Birliği (NASAD) verilerine göre ABD’de 315 güzel sanatlar fakültesi bulunuyor. Bu fakültelere başvurularda portfolyo öne çıkıyor. Örneğin Yale Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, portfolyolarda her bir çalışmanın adı, nasıl hazırlandığı, kullanılan materyaller gibi bilgileri talep ediyor. Ayrıca, özgeçmiş, SAT ve ACT puanları, niyet mektubu, referans, lise akademik performansı ile uluslararası öğrenciler için yabancı dil yeterlilik sınavı gibi belgeler de istenebiliyor. Ardından beğenilen adaylar mülakata davet ediliyor. Adaya portfolyosundaki çalışmalarla ilgili ayrıntılı sorular yöneltiliyor, işlerini sunma becerisi, yaratıcılık ve özgünlüğü değerlendiriliyor. ABD’de bazı üniversitelerde özel yetenek sınavı da uygulanabiliyor.

TİTİZ ‘PRATİK TESTLER’

İngiltere’de başvurularda öncelikle portfolyolara bakılıyor. Örneğin, Oxford Üniversitesi’nin Ruskin Güzel Sanatlar Fakültesi adayların portfolyolarında ‘eleştirel düşünme ve özgün tartışma becerilerinin işaretlerini gösterecek’ çalışmalar bekliyor. Başvurular değerlendirildikten sonra beğenilen portfolyoların sahipleri iki günlük mülakata davet ediliyor. İlk gün adaylardan kendini ve çalışmalarını anlatması bekleniyor. İkinci gün ‘pratik test’e geçiliyor. Burada adaylardan alanıyla ilgili çalışma yapması bekleniyor. Yurtdışından gelen adayların IELTS ve TOEFL gibi sınavlarla İngilizce yeterliliklerinin ispatlanması talep ediliyor.

BİR HAFTALIK DEĞERLENDİRME

Almanya’da ilk aşamada online olarak sisteme yüklenen portfolyolardan öne çıkanlar ilk mülakata alınıyor. Öğretim üyelerinin oluşturduğu jüri, adaylara sorular yöneltiyor. Bundan geçenler, genellikle yazılı bir teste giriyor ardında yetenek sınavı düzenleniyor. Bunlar tamamlandıktan sonra bazı üniversiteler bir kez daha mülakat düzenleyebiliyor. Almanya’da özellikle rekabetçi programlara girmek için yaklaşık bir haftalık süreçte başarılı olmak gerekiyor. Düzenlenen tüm mülakat ve sınavlardaki performansın ortalaması alınarak, eğitim almaya hak kazanan adaylar seçiliyor.

KONULAR SÜRPRİZ

İtalya’da seçici okullara başvurularda protfolyolar çok önemli. Beğenilenlerin sahipleri yüz yüze görüşmeye davet ediliyor. Çalışmaları ve sanat hakkında kurumun öğretim üyelerinden oluşan jürinin sorularını yanıtlıyorlar. Bir sonraki aşamada öğrenciler, özellikle çizim ve heykelcilik gibi programlar için pratik teste alınıyor. Konular genellikle sürpriz şekilde adayın karşına çıkıyor. Bu seviyede geçer not alan aday, kayıt yaptırmaya hak kazanıyor. Önde gelen sanat fakülte ve okulları İngilizce ve İtalyanca eğitim veriyor. Başvurulan eğitim diliyle ilgili yeterliliklerin geçerli sınavlarla ortaya konulması bekleniyor. Ayrıca bazı üniversiteler ortaöğretim başarı puanını da dikkate alabiliyor. (Önder ÖNDEŞ)

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle