GeriEğitim Saint-Michel Lisesi Okul Müdürü Jean-MIchel Ducrot: Cep telefonları toplanıyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Saint-Michel Lisesi Okul Müdürü Jean-MIchel Ducrot: Cep telefonları toplanıyor

Saint-Michel Lisesi ilk olarak 1886 yılında Beyoğlu Ağa Hamam Sokak’ta kuruldu. O dönemde 25 erkek öğrencisi olan okul, iyi eğitimiyle tanındı.Frerler tarafından açılan okul, 1923’te Osmanbey’de şimdiki yerinde bulunan Jeanne d’Arc Koleji ile birleşerek öğrenci sayısını artırdı.Fransızca ve Türkçe olarak yapılan eğitime o dönemde, Yunanca, İngilizce, İtalyanca ve Almanca dilleri de eklendi. 1970’ten buyana karma eğitime kademeli geçiş sağlayan lise Türkiye’deki ilk yabancı karma lise ünvanını kazandı.

Saint-Michel Lisesi Okul Müdürü Jean-MIchel Ducrot: Cep telefonları toplanıyor

Saint-Michel Lisesi’nin Okul Müdürü Jean-Michel Ducrot, lisede dört yıldırcep telefonu kullanımını yasakladıklarını böylelikle öğrencilerin teneffüslerde birbiriyle daha rahat iletişim kurduklarını söyleyerek: “4 yıldır cep telefonlarını okula girişte alıyor, akşam çıkışa kadar alıkoyuyoruz, okulun içinde telefon kullanamıyorlar. Böylece öğrencilerin arkadaşlarıyla normal iletişimleri sürüyor. İletişim kopukluğunu, okulda en azından okul çıkışına kadar engelliyoruz. Cep telefonu yüzünden teneffüste arkadaşlarından kendini soyutlayan birçok öğrencimiz vardı. Cep telefonunu alınınca öğrenciler, birbirlerine yönelmeye, bir biçimde iletişim kurmaya ve birlikte vakit geçirerek kaynaşmaya başladı. Bu da insan hayatı ve sosyal gelişim için çok kıymetli. Öğrencilerimiz en azından birbirlerinin gözlerinin içine bakıyorlar artık, aileler de bu uygulamadan çok memnun” diyor. Saint-Michel Lisesi’nin Okul Müdürü Jean-Michel Ducrot ile eğitimi
konuştuk:

Sizi diğer Fransız okullarından ayıran en belirgin şey nedir?
Türkiye’de üç Fransız lisesinde çalıştım. Bu nedenle bu okulları çok yakından tanıyorum. Saint-Michel Lisesi, öğrenci sayısını sınırlı tutmak isteyen bir okuldur. Öğrencilerimizle bu nedenle birebir iletişim kuruyoruz. Okulumuzda; veli, öğrenci, okul iletişimi ve bunlara bağlı olarak butik yaklaşım söz konusu. Birebir öğrenciyi tanıma, her öğrencinin dosyasını tek başına izleme ve öğrencilerle yakından ilgilenme olanağına sahibiz. Öğrencilerin ne yapıda olduğunu, ne tür kapasiteleri bulunduğunu ve nasıl bir öğretim tarzına daha yakın olduğunu eğitimcileri olarak yakından takip ediyoruz.

Yakın iletişimi nasıl sağlıyorsunuz?
Ailelere her zaman kapım açık, her zaman ulaşılan bir müdürüm. Öğrenci, öğretmen ve okul yönetimi arasındaki iletişimin çok sağlam veSaint-Michel Lisesi Okul Müdürü Jean-MIchel Ducrot: Cep telefonları toplanıyor yakın olması gerekiyor. Ayrıca her zaman öğrenciye zaman ayrılmalı. Özellikle de müfredatı takip ederken zorlanabilen öğrencilere öğretmenleriyle özel bir yaklaşım geliştirerek derssaati dışında, öğrencinin zorluk yaşadığı anda ona özel bir çalışma programı hazırlıyoruz. Bu öğrencilerimizi de diğer arkadaşlarıyla birlikte aynı seviyeye getirmek için uğraşıyoruz. Nasıl bir yöntem
uyguluyorsunuz? 80 ülkedeki Lasalyen Vakfı’nın eğitim kurumları olarak eğitimde bazı şeylerin değiştiğini çok iyi biliyoruz. Artık biz öğrencilerimizin her birinin karakterini çözümleyip onlara farklı yollar göstermek ya da kişiye özel yaklaşım sunmak zorundayız. Türkiye’deki aile yapısı, öğrenciye, çocuğa yaklaşım çok daha farklı, çocuk ve aile arasındaki bağlar çok daha güçlü. En önemli hedeflerimizden biri de öğrenciyi otonom yani özerk kılabilmek. Onlarla kurulan sıcak ilişki, pedagojik yaklaşım ve eğitimin içinde kullandığımız çeşitli projelerle; öğrencilerimizi tamamen kendi kendine yetebilen, özerk, kendine özgü kimliği olan, özgür bir birey olarak yetiştiriyoruz.

Yeni bina yaptınız,kontenjanınız artıyor mu?
4 bin metrekarelik yeni bir alanımız var. 4 yıl boyunca her yıl, ilave olarak 20 öğrenci daha alacağız. Şu anda hazırlık sınıflarında 120 öğrencimiz var. 100’den 120’ye çıktık. En fazla 600 kişi olacağız. 600’ün üstüne çıkmak hiç istemiyoruz.

PSİKOLOGLA ÇALIŞIYORUZ
11 yıldır Türkiye’deyim. Son 10 yılda özellikle; ekran dediğimiz ipad, cep telefonu teknolojileri evin içinde bütün alan iktidarını ele geçirdi. Veliler de ne yapacaklarını bilmez durumda. Biz de buna göre yeni bir eğitim politikası geliştirdik. ‘Teknolojik eğitim çantası’ dediğimiz sistemi uygulamayı düşündük. Türkiye 2010’lu yıllara kadar çok büyük ekonomik bir ivme kazandı. Teknoloji öğrencilerin hayatına Avrupa’da olmadığı kadar hızlı girip, onların kontrolü dışında gelişmeye başladı. Okulda da biz bu süreci iyi yönetebilmek için öğretmenlerimize eğitim verdik. Bir psikologla teknolojik bağımlılık konusunda çalışmaya başladık. Veli ve öğretmenlere bu konuda eğitim verdik. Aileler, evin içinde de bu süreci nasıl yöneteceklerini öğrendi. 4 yıldır cep telefonlarını okula girişte topluyor, akşam çıkışa kadar alıkoyuyoruz. Öğrencilerimiz, böylece arkadaşlarıyla normal iletişimlerini sürdürüyor. İletişim kopukluğunu, okul çıkışına kadar engelliyoruz. Cep telefonu yüzünden arkadaşlarından kendini soyutlayan birçok öğrencimiz vardı. Cep telefonları alınınca, birbirlerine yönelmeye, iletişim kurmaya ve birlikte vakit geçirerek kaynaşmaya başladı. Öğrencilerimiz, birbirlerinin gözlerinin içine bakıyor artık, aileler de bu uygulamadan çok memnun. Müdür olarak değil bir baba gibi konuşmak istiyorum. Mucize bir reçetenin olduğuna inanmıyorum. Ama ailelerden tek istediğim şey, çocuklarıyla beraber olmaları evin içinde mümkünse çocuklarıyla birlikte kaliteli zaman geçirmeleri, çeşitli aktiviteler gerçekleştirmeleri.

BAHÇEMİZDE ORGANİK TARIM YAPIYORUZ
Öğrencilerimizi doğayla barışık yetiştiriyoruz. Organik tarım yapıyoruz, marul ve nanelerimiz var, lavanta yetiştiriyor, bunlarla parfüm, sabun, çay vs yapıyoruz. Bahçede kümeslerimiz var, tavşan evimiz bulunuyor, öğrencilerimiz kedi evleri yaptı. Keklik, horoz, tavuk ve kuşlarımız var ve bunların bakımını öğrencilerimiz yapıyor, öğlen teneffüslerinde gidip onları doyuruyorlar. Saint-Michel’de kendine ait bir ekosistem kurduk, öğrenciler toprağa dokunuyor, hayvanlara dokunuyor. Yerimizin yetmediği durumlarda anlaşmalı çiftliklere gidiyoruz. Öğrencilerimiz mandıralara gidip sütlerini sağıp yoğurt yapıyor. Zeytin toplayıp, zeytinyağı yapıyoruz Ayvalık’ta. Öğrencilerimiz, Adana’da organik pamuk yetiştiriciliği için çırçır fabrikalarına gitti.

AVRUPA'DA YÜKSEKÖĞRETİM İYİ VE UCUZ OLDUĞU İÇİN BİZE İLGİLİ ARTTI
Fransızca eğitime Türk ailelerin ilgisi arttı. Okulumuza gelen yeni öğrencilerin amcası, halası, ablası ya da ebeveyni mutlaka böyle bir Frankofon eğitimden geliyor ve bu gelenek devam ediyor. Amerikan ve Anglosakson eğitim sisteminin maliyeti yüksek. Fransa’da ya da Avrupa’da okumakla karşılaştırıldığında çok yüksek rakamlar çıkıyor ailelerin karşısına. Bu nedenle Fransızcaya, Fransa’ya yöneliyor, devlet üniversitelerinin olduğu ülkelere kayıyorlar. Öğrencilerimiz mezun olduklarında sadece Fransızca konuşmuyor, İngilizce de öğreniyorlar. Fransızcayı bilmek onlara çok büyük bir avantaj sağlıyor. 4-5 yıldır Fransız hükümeti de yabancı öğrencilere karşı daha açık. Fransa’daki altı büyük yüksek mühendislik okulunun sayısı sekize çıktı. Mühendislik okullarının bu kadar güçlü olması ve sayılarının artması da velilerin ilgisini çekti. Daha çok mühendislik bölümünde okumak isteyen öğrenciler oraya gitmeye başladı.

Kimdir?
Jean-Michel Ducrot, 1990’lı yıllarda edebiyat ve sanat alanlarında Sorbonne Üniversitesi’nde eğitim aldı. Ardından Fransız dili eğitimi konusunda uzmanlaştı. Kariyerine, Paris’te özel bir lisede edebiyat öğretmenliği ile başladı. Sonrasında iki yıl Yemen’deki Sanaa Üniversitesi’nde eğitim verdi. Arapça öğrendikten sonra, Fransız Dış İşleri Bakanlığı tarafından Suriye’deki Damas Üniversitesi’nde Fransızca ekibini koordine etmek için beş yıl görevlendirildi. Halep’teki Fransız Kültür Enstitüsü, pedogojik arşiv merkezi yöneticiliği ve Fransızca formasyonlar direktörlüğünü yürüttü. 2008 yılında Türkiye’ye geldi ve önce Saint-Joseph Fransız Lisesi’nde Fransız dili ve edebiyatı öğretmenliği yaptı. Ardından Sainte-Pulchérie Fransız Lisesi’nde beş yıl süresince Fransızca bölüm koordinatörlüğünü üstlendi. 2015 Eylül ayından bu yana İstanbul Şişli’deki Saint-Michel Fransız Lisesi’nde müdür olarak görev yapıyor.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle