Oxford mülakat soruları

Güncelleme Tarihi:

Oxford mülakat soruları
Oluşturulma Tarihi: Şubat 27, 2016 13:09

Oxford, dünyanın en iyi üniversitelerinden. Her yıl 17 binden fazla aday lisans, yaklaşık 20 bini ise yüksek lisansa başvuruyor. Ancak yaklaşık 3 bin 200’ü lisans, 4 bin 500’ü ise yüksek lisansa yerleşebiliyor. Her yıl başvuru sayısı arttığından kabul almak gittikçe zorlaşıyor. Özellikle mülakatlarda öğrencilerin çoğu eleniyor. Üniversite geçen aylarda lisans mülakatlarında sorduğu soruları yayınladı. Bunları cevaplamak için keskin bir muhakeme yeteneğine, bilgiye ve en önemlisi de büyük bir özgüvene ihtiyaç var.

Haberin Devamı

Üniversitenin Lisans Başvuruları Direktörü Dr. Samina Khan görüşmelerde neye dikkat ettiklerini “Görüşmeler adayların ne bildikleri ile ilgili değil. Sorular adayların gerçek beceri ve potansiyellerini göstermelerine bir şans vermek için tasarlandı” diyerek anlatıyor. Gelin, sorulara birlikte göz atalım.

Felsefe, Politika ve Ekonomi Bölümü

Soru: Neden ABD’de kişi başına düşen gelir, Burundi ve Malavi gibi ülkelere göre daha fazla?

Mülakatı yapan Brain Bell, soruyla ilgili şunları söylüyor:

Bu çok önemli bir ekonomik sorgulamayı içinde barındırıyor. Neden bazı ülkeler zenginken bazıları fakir? Soru tamamıyla ekonomi hakkında düşünmeyi gerektiriyor. Cevapsa basit ya da eşsiz değil. Adayların gelirlerdeki açığın potansiyel nedenleri üzerinde düşünmesi gerekiyor. Dünya ülkelerinde çalışanların teknoloji ve sermayeye eşit oranda ulaşıp ulaşamadığı hakkında düşünmek, iyi bir başlangıç noktası. Amerikalı çalışanlar çok daha üretici, çünkü onların en iyi teknolojiye ulaşım imkânları daha fazla ve ABD teknolojide bir öncü. Burada bir soru daha doğuyor: Fakir ülkeler neden sadece aynı teknolojiyi satın alarak, daha üretken olamıyor? Muhtemelen eğitim seviyeleri bu tip teknolojiyi kullanamayacak kadar düşük ya da tasarruflar bu teknolojiyi ülkeye katacak kadar yeterli değil. Bir ihtimal de bunu destekleyecek altyapının henüz ortaya çıkmamış olması. İyi bir aday kurumların çok şey ifade ettiğinin farkında olmalı. Örneğin, sürdürülebilir bir gelişimde mülkiyet haklarının ve uygun yasaların ön gereksinim olduğu konusunda bir bilgi birikimine sahip olduğunu bu soruyu cevaplarken yansıtmalı. Ayrıca zengin dünyanın, yoksul ülkeler üzerinde ticaret yaptırımları ile ilgili bir şeyler söyleyebilmeli. Cevap verirken işin püf noktası geniş düşünmek, sadece lisede öğretilen genel geçer bilgilere saplanıp kalmamak.

Haberin Devamı

Biyomedikal Bilimler

Soru: İdrarındaki şeker neden diyabetin belirlenmesinde iyi bir gösterge olabilir?

Soruyu görüşmeye katılan Robert Wilkins şöyle açıklıyor:

Bu soru okulda biyoloji ve kimya derslerinde öğrenilen genel bilgileri kısmi olarak sorguluyor. Ancak öğrencilerin klinik konularla ilişkili problemlere nasıl yaklaştığını değerlendirmeye odaklanıyor. Diyabetin şeker ile ilgisinin bulunduğu biliniyor. Bu soru adayları idrardaki şekerin nasıl ortaya çıktığını düşünmeye yöneltiyor. Adaylar, kanın böbreklerde filtre edildiğini biliyor ve bu işlem ile üre gibi atıklar ortaya çıkıyor. Fakat ürenin yanı sıra vücut için kullanışlı kimi değerli kaynaklarda kayıp yaşanabiliyor. Glikoz normalde idrarda bulunmaması gereken bir madde. Adayların bu geçirgenlik ve şekerin filtre işleminden sonra nasıl geri kazanıldığı konusunda düşünmesi gerekiyor. Bu, taşıyıcı proteinler sayesinde geri emilim süreci ile ilgili. Bu aşamada proteinler glikoz moleküllerine yapışıyor ve yeniden kana karışarak heba olmalarının önüne geçilmiş oluyor. Adaylar, bu geri kazanım süreci konusundan yola çıkmalı. Diyabetlerde idrarda bulunan şekerin nedeninin böbreklerde yanlış giden bir şeylerden kaynaklandığını bilmeli.

Haberin Devamı

Deneysel Psikoloji

Soru: 100 kişiden, oyunu kazanana verilmek üzere bir kaba birer sterlin koyması isteniyor. Herkese 0 ile 100 arası bir numara seçmesi söyleniyor. Seçtiği numara tüm seçilmiş numaraların ortalamasının 3’te 2’sine en yakın olan kişiye ödül veriliyor. Hangi numarayı seçerdiniz ve neden?

Mülakatı yapan Nick Yeung açıklıyor:

Bu deneysel psikoloji ile ilgili bir soru. Cevap verirken konuyla ilgili birçok beceri devreye giriyor. Analitik ve numerik beceriler gerektiriyor. Soru bir numaranın 2/3’ünün sorunun cevabı olduğunu ima ediyor ama hangisinin? Bazılarının ilk tahmini 100’ün 3’te 2’si olan sayı yani 66 oluyor. Bu durumda o kişiye şu soruyu soruyorum: Senin kazanabilmen için diğerlerinin hangi numaraları seçmesi gerekir? Böyle olursa herkes 100’de karar kılmalı ve bu da olası değil. Çoğunluğun ilk tahmini 50’nin 3’te 2’si 33 oluyor. Bu sezgisel olarak daha olası. Bu noktada çoğunlukla yönlendirmeden çözümün sonuç alıcı kimliği açığa kavuşuyor. “Eğer ben 33 seçmeyi düşünebildiysem, herkes bu çıkarımı yapabilir. O durumda ben 33’ün 3’te 2’sini seçmeliyim. Fakat yine herkes aynı şekilde düşünebilir. Onun da 3’te 2’sini alayım” derken, herkes 0’ı seçmiş olacak. Bu kurala en uygun ‘oyun teorisi’ çözümü. Adayın bu oyunda neyin rasyonel olduğunu kavraması amacıyla, onu düşünmeye sevk eden daha geniş muhakeme becerilerini öne çıkaran sorular soruyorum. ‘Oyun teorisi’ rasyonel olmanın tek bir tanımını yapar, fakat makul kazançlı bir cevap verir mi? Başka bir ifadeyle 100 kişinin hepsi de biraz önce izah ettiğimiz düşünce sürecini uygulayabilir mi? Eğer öyle değilse, 0 gerçekten rasyonel bir cevap mı? Kişilerin davranış biçimlerinin ve tercihlerinin nedenlerini düşünme açısından sorunun ayrıca psikolojik bir yanı da var. Herkes aynı çabayı harcayacak mı? Herkes kazanmak için motive olacak mı? Bu soruyu sorduğumda bazen 100’ü seçtiklerini söylüyorlar ve gerekçe olarak oyunu rasyonel biçimde oynayanların kafalarını karıştırmayı amaçladıklarını belirtiyorlar. Bu sizin tercihinizi nasıl etkiler? Eğer pot yükseltilse ve herkes 1000 sterlin koysa ne olurdu? Bütün bunlardan çıkarabileceğimiz sonuç, bu sorunun tek bir cevabı olmadığı. Burada önemli olan insanların bir soruyu nasıl ele alabileceklerini de cevap verirken işin içine katmak.

 

 

 

 

 

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!