GeriEğitim Okulun hem müdürü hem hademesi hem de ustası
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Okulun hem müdürü hem hademesi hem de ustası

Muğla’nın Menteşe ilçesinde okul müdürü Reis Songur, sadece idareciliğini değil okulun tamirat ve tadilat işlerini de yapıyor. Yedi yıldır görev yaptığı okulda biten mesaiyle iş elbiselerini üzerine geçiren Songur, "İdarecilik sadece evrak takibinden ibaret değil. En ufak sıkıntıyı gördüğümde iş elbiselerimi giyiyorum. Bu okulun sadece müdürü değil, hademesi, kalorifercisi, tesisatçısı ve ustasıyım" dedi.

Okulun hem müdürü hem hademesi hem de ustası

Muğla’nın Menteşe ilçesinin Dokuzçam Mahallesi’ndeki Dokuzçam İlk ve Ortaokulu Müdürü Reis Songur, idarecilik görevinin yanında okulun fiziki şartlarını iyileştirebilmek amacıyla yedi yıl önce başlattığı çalışmalara devam ediyor. 10 derslikte 68 öğrencinin eğitim-öğretim gördüğü okula sabah takım elbise giyerek gelen, idare işlerini tamamladıktan sonra iş kıyafetlerini giyen okul müdürü Reis Songur, yaptığı çalışmalarla okulu baştan aşağıya yeniledi.

Evli, iki çocuk babası Songur, okulun kapısından penceresine, tabanından tavanına kadar her yeri elden geçirdi. Bir inşaat ustası gibi çatıda kiremit aktardı, sıva yaptı, elektrik, su ve kalorifer tesisatının yenilenmesi gibi birçok çalışmayı yaparak tadilat işlerini üstlendi. Çocukluğundan beri iyi bir gözlemci olduğu için elinden bir çok işin geldiğini belirten Songur, şunları söyledi:
"Burada 2012’de göreve başladım. Okul neredeyse bakımsızlıktan harabeye dönmüştü. Karşımda iki seçenek vardı ya müdür yardımcılığı görevimden istifa edip daha güzel ve bakımlı bir okula gidecektim ya da görevde kalarak Dokuzçam’daki okula tayin istenilecek bir hale getirmek için var gücümle çalışacaktım. Zor olanı yani ikinci şıkkı tercih ettim. Göreve başladıktan sonra okulun eksikliklerini tespit ettim. İlk olarak sınıf içlerini düzenlemeyi tercih ettim. Çünkü okulların açılmasına az bir zaman kalmıştı sınıflar rutubet içindeydi. Duvarların sıvası kabaran bölgeleri kazıdım ardından yeniden sıva yaptım. Daha sonra duvarları boyadım. Mevsim sonbahardı yağmurlar başlayınca çatıdan bütün sınıflara su aktığı için çatıyı tamir etmeye başladım. Çatıya çıktım ve kiremitleri tek tek söktüm. Matematik öğretmeni Taha Türkoğlu ve sınıf öğretmeni Özal Orhan’ın yardımıyla kiremitlerden sağlam olanları temizledik kırık olanları ise yenisiyle değiştirerek çatının aktarma işini tamamladık. Sınıf içlerinde olduğu gibi dış duvarlarda da kabaran sıvalar vardı. Buralardaki sıvaları kazıdım ve dış duvarlara yeniden sıva yaptım. İdareci olmam nedeniyle hafta içi bu işleri tek başıma hafta sonu ise öğretmenlerimin yardımıyla devam ettim.

4 YIL ÖNCE MÜDÜR OLARAK ATANDIM
Okulu virane görüntüsünden kurtarmak için çalışmalarıma aralıksız devam ettim. Bu süre zarfında elektrik, su tesisatını elden geçirdim. Okulumuzda bir bilgisayar laboratuvarı vardı, ancak hiçbir bilgisayar çalışmıyordu. Onların bakımını yaparak kullanıma hazır hale getirdim. Okulun etrafının betonlamasını yaptım. Okul bahçesinde 2000’de yapılmış kömürlüğün kapısı yoktu, yan cephesi ise tamamen açıktı. Bu nedenle yağmurda odun ve kömürler ıslanıyor, yanmıyordu. Hurdadan bir kapıyı alarak bu kömürlüğe taktım. Yan cephelerine ise okulun etrafında atıl olarak bulunan tuğlalardan bir duvar ördüm. Okulun bahçe kapısı kırıktı tamirini yaptım. 1952’de yapılan ortaokul binasının çatısında oluk yoktu. Milli eğitim müdürlüğünün yardımıyla oluk aldık. Bu olukları da kendim çalışarak taktım. Prefabrik olarak yapılmış okul öncesi sınıfının ön kısmına beton dökerek öğrencilerin eşyalarını koymaları için bir çardak yaptım. Dört yıl önce de okula müdür olarak atandım. Çalışmalarıma hala devam ediyorum.

BAŞARIYI YAKALADIK
Okulun fiziki şartlarının iyileştirilmesi öğretmen, öğrenci ve veliler üzerinde de olumlu oldu. Sınıfların tamamına projeksiyon ve bilgisayar ağları döşedik. Öğrencilerimiz bu sayede derslerinde teknolojinin imkanlarından faydalanmaya başladı. Okulun fiziki şartlarını arttırdıkça başarı da peşinden gelmeye başladı. Göreve geldiğimde 200 okul arasında son sırada bulunuyorduk. Ancak 2015-2016 ile 2016-2017 eğitim öğretim yılında lise sınavlarında il genelinde ikinci okul, ilçe genelinde ise birinci olduk. Halen başarı seviyesinde ilk 15 okul içerisindeyiz. İdarecilik sadece evrak takibinden ibaret değil. Ben okulumu fiziksel teknik açıdan özel okullar seviyesine getirebilmek mantığıyla hareket ettim. ‘Bahane üretme iş üret’ sözünü kendime örnek aldım. Sorunların anında çözülmesi gerekiyordu ben de öğrencilerim için bunları yaptım. Halen okulumuzun bir takım eksikleri ve sorunları var. En ufak sıkıntıyı gördüğümde iş elbiselerimi giyiyorum. Bu okulun sadece müdürü değil, hademesi, kalorifercisi, tesisatçısı ve ustasıyım.

Okul binasını duvar diplerine beton dökerek binanın nem almasını önledim. Kapıdan pencereye, tabandan tavana kadar her yeri elden geçirip, boyasını yaptım. Sıraları onardım. Beton tahtaları önce tebeşir tahtası sonra beyaz tahta son olarak ilçe merkezi ve yakın mahallelerdeki okullarda fazla olarak bulunan akıllı tahtaları Mustafa Taha Türkoğlu ve Özal Orhan ile getirerek kendi ellerimle sınıflara monte ettim. Sobalı olan okula gerekli mercilerle görüşüp, kalorifer tesisatının döşenmesini sağladım. Bahçede bulunan kazan dairesinin etrafına çıkma kalorifer kazan boruları ve çıkma eternitleri kullanarak 120 metrekare teras yaparak öğrenci öğretmenler için dinlenme yağmurlu ve havalarda beden eğitimi aktivitelerinin yapılabildiği masa tenisi dart tahtası gibi alanlar oluşturarak sportif faaliyetlerin yapılmasına imkan sağladım. Aynı yere kitaplık yapıp, içine de seçme eserleri koydum. Okul bahçe ve çevre düzenlemesi kapsamında, bir bölümünü Kavaklıdere Belediyesi diğer bölümünü ise Muğla Valiliği aracılığıyla olmak üzere parke taşı döşenmesini sağladım. Öğretmenler odasını modern bir hale getirdim.

KAYMAKAM OKUL MÜDÜRÜNÜ İSTEYİNCE ÇATIDAN İNDİM
Menteşe Kaymakamı Caner Yıldız ile aramda şöyle bir diyalog geçti: Bir gün okul çatısında kiremitleri aktarırken Menteşe Kaymakamı makam otosuyla okul bahçesine geldi. Bana seslenerek, okul müdürünü çağırmamı istedi. Okulun çatısından, ‘Geliyorum efendim’ deyince, ‘Hayır sen değil okul müdürü’ dedi. Ben tekrardan ‘geliyorum’ deyip yanına geldiğimde, ‘Sen misin okul müdürü?’ diye sordu. ‘Evet, benim’ diye yanıt verdim. Bunun üzerine Kaymakam Bey, hiçbir şey demeden biraz durdu, etrafa baktı ‘Benden bir isteğin var mı?’ diye sorarak okuldan ayrıldı.”

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle