GeriEğitim Okullar reklama markaya değil öğretmene yatırım yapmalı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Okullar reklama markaya değil öğretmene yatırım yapmalı

Mirkan Aydın, Nesibe Aydın Okulları Başkan Vekili. Ankara’da doğdu, yaşamını burada geçirdi. İngilizce öğretmeni baba ve matematik öğretmeni annenin iki çocuğundan biri olan Mirkan Aydın, ilkokul çağından itibaren öğretmenlerin içinde büyüdü. Anne ve babası eğitim yayıncılığına başlayınca kimi zaman matbaada kitap saydı, kimi zaman kamyonların üstüne çıktı, sevkiyatları yönetti. Küçük yaştan itibaren iş hayatına girdi. Ailesi okul açmak isteyince yedi ülkede 40’a yakın okul gezdi.

Okullar reklama markaya değil öğretmene yatırım yapmalı

Özel okullarda en büyük sorunun kurumsallaşamama olduğunu vurgulayan Mirkan Aydın, “Öğretmenlerimizin özlük hakları iyileştirilmeli. Eskisi gibi itibar gören, velinin öğretmeni otorite olarak kabul ettiği bir statüye taşımamız gerekiyor” diyor. Nesibe Aydın Okulları Başkan Vekili Mirkan Aydın ile eğitimi konuştuk:

Okullar reklama markaya değil öğretmene yatırım yapmalı- Eğitimde çalışmaya, ilk adımı atmaya nasıl karar verdiniz?
2000’de şirketimizin yayınevi departmanında göreve başladım. Ders kitapları çalışmalarını yürüttüm. 2004’te yeni müfredattaki yapılandırmacı yaklaşıma göre matematik kitapları ürettik. Daha sonra anne ve babamın ortak hayali olan, kurs ya da dershaneye ihtiyaç bırakmadan sınavlara hazırlayan bir okul projesi üzerinde çalışmaya başladık. Ankara Gölbaşı’nda, kentin ikinci büyük okulu için çalışma süreci oluştu. Bunun için çok ülke gezmişsiniz. Yedi ülkede yaklaşık 40’a yakın okul gezdim. O dönemde yayıncılık ve dershanecilik yaptığımız için okulculuk camiasını çok tanımıyorduk. 2008’de ekonomik krizin olduğu bir dönemde okulu açtık. Krize rağmen beklediğimiz şekilde hedeflerimizi tutturabildik.

- Okulların yapısı mı değişti?
Özel okullar biraz format değiştirip, ailenin yapması gereken misyonu, sorumluluğu kendi üzerlerine aldı. Oyun, spor, sanat, ulusal sınavlara hazırlık, ödev çalışmalarını üstlendi. Özellikle, büyük kentlerde artık eskisi gibi sokak, komşuluk ve hatta aile hayatı kalmadı. Çocukların sosyalleşebildiği, birbiriyle arkadaşlık ilişkileri kurabildiği hatta oyun oynadıkları tek alan okullar oldu. Okullar, sabah çok erken saatlerde başlayıp geç saatlere kadar çalışan, akşam antrenmanlar için sanat, spor veya etüt çalışmaları için faaliyetlerine devam eden yapılar haline geldi. Biz de zaten bunu ön gördüğümüz için okulumuzu küçük bir kent gibi tasarladık. Öğretmen değilim, ama öğretmenlerin içinde büyüdüm. Bu nedenle okulu, gerçekten hayatımın bir parçası olarak görüyorum. Okula bir gün gitmezsem huzursuz hissediyorum. Öğrencileri özlüyorum. Okul benim için bir rehabilitasyon, motivasyon kaynağı. Kendimi sıkıntılı hissettiğim zaman ilk fırsatta anaokulu öğrencileri arasına girip karışıyorum. Çocukların o samimiyetini görüp, biraz onlarla sohbet edip tekrar işe güce dönüyorum.

- Kaç okulunuz var?
2008’de Nesibe Aydın Gölbaşı Kampüsü ile başlangıcımızı yaptık. Burada 1.950 öğrencimiz var. Daha sonra Ankara’nın merkezi noktalarında Çankaya ve Ümitköy’ de iki ilkokul ve anaokulu açtık. Sınava hazırlıkta ekol kabul edilen Nesibe Aydın Dershanesi’nin devamı olan Yıldızlar Lisesi’nin açılışını yaptık. Burayı Eskişehir yolunda  yine 1200 öğrencilik bir kampüse taşıdık. Şu anda Ankara’da 3 bin 500 öğrencimiz var. Ankara dışına ilk çıkışımızı 4 yıl önce Konya ve Antalya’da okul açarak yaptık. Kocaeli, Mersin okullarımız üç yıl önce başladı. Bunu Gaziantep ve Diyarbakır okulları izledi. yedi ilde 11 okul ve 7 bin öğrenciyle eğitimimiz sürüyor.

- Okullarla ilgili hayaliniz ne?
Bulunduğumuz illerin ilk sırada tercih edilen okullarından birisi olmak mutlak hedefimiz. Ulusal ölçekte 11 ilde yer alacak şekilde bir üst sınırımız var. Daha sonra da Türk eğitimciliğini yurtdışında önemli şehirlerde temsil edebilecek okullar hayata geçirmek istiyoruz. Bayrağımızı orada dalgalandırabilecek, öğretmenlerimizin, idarecilerimizin gidip orada hem deneyim kazanıp hem de 'Biz bu işi dünyanın her yerinde iyi yaparız' diyeceğimiz bir yapı içerisinde yer almak istiyoruz. Şu anda onun için mesai harcıyorum.

Okullar reklama markaya değil öğretmene yatırım yapmalı

ÜCRET REKABETİ VE KONTENJAN DOLDURMA HIRSI KOLEJLERİ ZORA SOKTU
Özel okullar çok hızlı büyüdü. Sektörde yer bulmaya çalışırken her şeyi aynı anda denemeye çalışıp, özünü kaybetti. Oysa onları özel yapan öğretmenleri… Maalesef ücret rekabeti, aşırı burs verme, kontenjanları doldurma hırsı ile iş gücünden kısarak ayakta kalabileceklerini sandılar. Birçok özel okul, öğretmenini çok değerli hissettiriyor, onlara yatırım yapıyor. Ancak genelinde maalesef böyle değil. Bir özel okulun ortalama giderinin yüzde 60’nı öğretmen maliyeti oluşturuyor. Üzülerek söylüyorum bundan ne kadar kısarsam o kadar ayakta kalırım mantığıyla hareket eden okullar var. Öğretmenleri değersizleştiren, itibarsız kılan ve veli nazarında öğretmen otoritesini sarsan uygulamalarla karşılaşıyoruz maalesef.

ANKARA EĞİTİM PLATFORMU, ÖNCÜ ÇALIŞMALAR ÜRETİYOR
Başkanlığını şevkle yürüttüğüm, Ankara’nın 22 saygın okulunun oluşturduğu bir platformumuz var. Tek işimiz eğitim. Eğitimden kazandığımızı eğitime yatıranların oluşturduğu Ankara Eğitim Platformu, sorunlarına çözüm üretiyor. Üye kurumlarımızın ortak özelliği; markaya, reklama değil öğretmene ve sisteme yatırım yapmaları. Reklam bombardımanı altında ezilen bir sektöre dönüştük. Amacımız, eğitimciye yakışır uygulamalarımız ile sektörde etik ve güvenilir duruş sergilemek ve bu sayede sektöre örnek teşkil edebilmek. Ayrıca 19 Aralık’ta öğretmenlerin ücretsiz katılacağı 21’inci yüzyıl becerileri ile tasarım atölyelerini tartışacağımız konferans düzenliyoruz.

EĞİTİMDE EN BÜYÜK SORUN KURUMSALLAŞAMAMA
Kurumların uygulamaları, varoluş sebepleri ve nereye gittikleriyle ilgili ciddi bir sorun yaşıyoruz. Velilerin kafasında iyi bir eğitim için doğru adres neresidir sorusunun cevabı yok. Kurumlar çok sık el değiştirip bambaşka bir profilde velinin karşısına çıkabiliyorlar. Eğitimde kurumsallaşma olmalı, sermaye yapıları değişse bile, kuruluş amaçları uzun vadeli olarak sürdürülmeli. Bunun için de iş gücüne çok büyük yatırım yapmalıyız. Öğretmen çocuğu olarak üzülerek söylüyorum, öğretmenlerin itibarı her geçen yıl biraz daha düşüyor. Öğretmen itibarı çok üst seviyelere çıkmalı. Öğretmenlerimizin özlük hakları iyileştirilmeli. Okullar öğretmenine maddi, manevi değer vermeli, veli ve öğrenciler de öğretmeni otorite olarak kabul etmeliler.

ÖĞRENCİ MERKEZE ALINMALI
Veli, okul herkes çocuğu bir tarafa çekiyor. Veliler okulla paydaş olmalı, beraber hareket etmeli. Okul, bir taşeron hizmeti vermiyor. Anne, babanın sorumluluklarını yerine getiremez. Bu bilinçle hareket edilmeli. “Çocuğunuzun her şeyiyle biz ilgileniyoruz, eğitim bizden sorulur, etiyle kemiğiyle bizimdir” söylemleri maalesef gerçekçi değil. Evine gidip tekrar yapmayan, kitap okumayan, defter tutmayan, o gün neler yaptığını, öğrendiğini aileyle paylaşmayan öğrenci başarılı olamaz. Artık öğrenciyi merkeze alıp onları bulunduğu yerden daha iyi bir noktaya getirecek bir ortak sorumluluk içinde olmamız gerekiyor.

KİMDİR?
Nesibe Aydın Okulları Başkanvekili Mirkan Aydın, 1977’de Ankara’da doğdu. TED Ankara Koleji’nden mezun olduktan sonra Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi lisans ve University of Herts’de iş idaresi eğitimi aldı. 2000’de Nesibe Aydın Eğitim Kurumları bünyesinde yer alan Aydın Yayınları’nda yönetici olarak çalışma hayatına başlayan Aydın, yaklaşık dört yıl boyunca kurumun finans, idari işler ve yayın üretim süreçlerinin sorumluluğunu yürüttü. 2004’te değişen müfredata yönelik ve yapılandırmacı yaklaşım esasına dayanan ders kitapları projesinde yöneticilik yaptı. Aynı yıl kurumun en büyük ve iddialı projesi olan, Nesibe Aydın Gölbaşı Kampüsü'nün inşaat ve planlama çalışmalarında yönetici olarak yer aldı ve 2008’de açılan okulun, 2011 yılına kadar genel müdürlüğünü üstlendi. İki çocuk babası olan Aydın, yoğun iş programına rağmen, günün en az bir saatini okumaya ayırıyor, haftada dört gün spor yapıyor. Mirkan Aydın, halen TÜGİAD ve TOBB Eğitim Meclisi’nde aktif olarak görev alırken, Ankara Eğitim Platformu’nun başkanlığını yürütüyor.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle