GeriEğitim Öğretmenler, toplumsal sorunları sınıf ortamında tartışmayı öğreniyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Öğretmenler, toplumsal sorunları sınıf ortamında tartışmayı öğreniyor

Özel, devlet ve azınlık okullarındaki farklı branşlardan 25 öğretmen, ‘Öğretmenin Atölyesi’nde biraraya gelerek toplumsal sorunları sınıf ortamında öğrencilerle nasıl tartışabilecekleri sorusuna yanıt arıyor. Bu sorunlara kendilerinin nasıl yaklaştığını görüyor, özeleştiri yapıyor.

Öğretmenler, toplumsal sorunları sınıf ortamında tartışmayı öğreniyor
refid:24995412 ilişkili resim dosyası

Öğretmenler, yoksulluk, eleştirel düşünme, toplumsal sorumluluk konusunda eğitim alıyor. Öğretmenin Atölyesi adı verilen İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji ve Eğitim Çalışmaları Birimi (SEÇBİR) tarafından yürütülen program, hem öğretmenleri daha donanımlı hale getirmeyi, hem de toplumsal cinsiyet, sosyal kimlik, sosyal dışlanma gibi konularda dünya görüşlerine katkıda bulunmayı amaçlıyor.
“Toplumsal Sorunları Eğitim Ortamında Tartışmak” başlıklı programa özel, devlet ve azınlık okullarından, farklı branşlarda 25 öğretmen katılıyor. Öğretmenler, bu program boyunca cinsiyet, yoksulluk, öğretmenlik, çocuk katılımı, eleştirel düşünme gibi konularda tartışarak, bu konuları sınıf ortamında öğrencileriyle nasıl ele alabilecekleri konusunda fikir edinecekler.
Her cumartesi yapılan atölyeye, Eğitim Reformu Girişimi (ERG) işbirliğinde ve Açık Toplum Vakfı, İsveç Konsolosluğu, Hollanda Konsolosluğu Matra Programı, Friedrich Ebert Stiftung Derneği de destek veriyor.
Program direktörü Doç. Dr. Kenan Çayır, “Toplumsal konular öğrenciler tarafından aslında sınıf ortamına taşınıyor. Ancak bazı öğretmenler sınıfta kavga çıkar, sorun olur diye düşünerek üstünü örtüyor. Bazıları da öğrencilerle bu konuları tartışmak istediğini ancak bunun için kendilerini yeterli görmediklerini söylüyor. Bu nedenle ‘Öğretmenin Atölyesi’ni başlattık. Öğretmenleri bu konuda donanımlı hale getirmek çok önemli. Çıkış noktamız buydu. Bu doğrultuda öğretmenleri üniversite ortamında farklı disiplinlerden akademisyenlerle biraraya getiriyoruz bu sertifika programında” diye konuştu.
Çayır’ın verdiği bilgiye göre, Öğretmenin Atölyesi’nde, kendi alanında uzman akademisyenler, öğretmenlere seminer veriyor. Seminerler dışında da toplumsal cinsiyet, sosyal kimlik, yoksulluk, sosyal dışlanma gibi dersler yapılıyor. Çocuk katılımı, öğretmenlik, eleştirel düşünme üzerine atölyeler düzenleniyor. Öğretmenler kendi deneyimlerini, uygulamada yaşadıkları sıkıntılarını paylaşıyor. Katılımcılar ayrıca ders hazırlayıp sunum yapıyor ve birlikte tartışıyorlar.

Pratik yapıyorlar

Kenan Çayır, Öğretmenin Atölyesi’yle ilgili şu bilgileri verdi: “Öğretmenler, farklı perspektiflerden meseleye bakabilme pratiği yapıyorlar. Sınıfta ele alınacak konuların nasıl tartışılacağı çok önemli. Örneğin, öğretmen engelli ayrımcılığı üzerine bir ders yaparken hak temelli bir perspektiften yaklaşmak istiyor; ama bir de bakıyorsunuz ki yardım temelli ayrımcılığı yücelten, engelliye acıyalım mesajını öğrencilere veren bir ders çıkabiliyor ortaya. Bir de tabii çocuklar kendi kimliklerini, evdeki yaşantılarını, mahalledeki karşılaşmalarını okula taşıyorlar. Nasıl bir yaklaşımla bu meseleler ele alınmalı, materyaller nasıl hazırlanmalı, bütün bunları tartışırken kavga çıkabileceği gibi bütün öğrencilerin birbirlerini duyacağı, katılmasa bile birbirinin fikrine saygı duyacağı bir ortam nasıl yaratılabilir? gibi konularda donanımlı hale geliyor öğretmenler.”

Ayrımcılık yaptığımı gördüm
Mehmet Örücü Ortaokulu Sosyal Bilgiler Öğretmeni Nuray Ünlü:
Okulu toplumun bir parçası, toplumsal sorunların da bire bir kendini hissettirdiği bir alan olarak görüyorum. Öğrenci sınıfa geldiğinde beraberinde kendi soru işaretlerini de getiriyor. Ben, toplumsal meselelere duyarlı bir birey aynı zamanda da bir sosyal bilgiler öğretmeni olarak çocukların dolayısıyla da toplumun sorunlarını görmezden gelmeyi tercih etmiyorum. Onların yaşadıkları her türlü soruna eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşıp çözüm üretebilme potansiyeli taşıdıklarını hissetmeleri konusunda kendimi sorumlu hissediyorum. Tabi bu arada yeterliliklerimi de gözden geçirip kendimi güncellemem noktasında SEÇBİR’in açmış olduğu sertifika programı benim için büyük bir fırsat oldu. Bu program çerçevesinde, çeşitli disiplinlerden akademisyenler ve farklı branşlardan meslektaşlarımla; toplumsal sorunları okul ortamında sağlıklı bir şekilde tartışmak için gerek yöntemsel gerekse de teorik çalışma yapmak bakış açımı zenginleştirdi.

Kalıp yargılarımın farkına vardım
Harbiye İlkokulu Sınıf Öğretmeni Yeşim Mertkil:
Öğretmenler olarak çok farklı yerlerde çalışıyoruz. Toplumsal sorunlar sınıflarda da ortaya çıkıyor. Bunların nedenlerine bakıldığında ise, çocukluk döneminde yaşananların etkisinin fazla olduğu görülüyor. Toplumun sorunlarının farkına varamıyoruz ve vardığımızda da bilinçli bir şekilde çözüm üretemiyoruz. Bu programa katılarak toplumsal sorunlara hem çözüm odaklı yaklaşmayı, hem de bu mantıkla öğrencilere, velilere ve eğitim ortamlarına katkıda bulunmak istedim. Öğretmenin Atölyesi’nde ilk önce kendimi irdelemeyi öğrendim. Olaylara bakarken hep kendimizi dışarda tutuyoruz. Bu programla toplumsal sorunlar karşısında nasıl bir tavır takındığımı gördüm. Kendimi eleştirmeye başladım ve artık okulda, eğitimci arkadaşlar arasında daha dikkatli oluyorum. Maalesef bazı sorunlar o kadar kalıplaşmış oluyor ki, sorun olduğunun farkına varamıyoruz. Atölyenin bendeki ilk etkisi kalıp yargılarımın farkına varmaya başlamam oldu.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle