GeriEğitim ‘Öğretmene performans’ tartışması sürüyor... Sendikalardan taslağın iptali için beş gerekçe
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Öğretmene performans’ tartışması sürüyor... Sendikalardan taslağın iptali için beş gerekçe

‘Öğretmene performans’ tartışması sürüyor... Sendikalardan taslağın iptali için beş gerekçe

Öğrenci ve velilerin öğretmene not vermesini ve dört yılda bir mesleki yeterlilik sınavı yapılmasını öngören ‘öğretmene performans’ taslak yönetmeliğine karşı dört sendika birleşti. Sendikalar günlerdir çeşitli protestolar gerçekleştiriyor, iptali için bakanlığa çağrıda bulunuyorlar. Peki neden öğretmene performans sistemine karşı çıkıyorlar ve önerileri neler? Dört sendika başkanı cevapladı...

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından hazırlanarak, şubat ayında görüş almak için Yükseköğretim Kurulu (YÖK) aracılığıyla eğitim fakültelerine gönderilen ‘öğretmen performans değerlendirme yönetmelik taslağı’yla ilgili tartışmalar sürüyor. Öğretmenlere ‘performans değerlendirme’ ve ‘öğretmenlik mesleği yeterlilik sınavı’ olmak üzere iki aşamalı değerlendirme sistemi öngören sisteme karşı dört eğitim sendikası birleşti. Sendikalar günlerdir çeşitli eylemler yaparak, taslak yönetmelikten vazgeçilmesi için MEB’e çağrıda bulunuyorlar. Sistem uygulanırsa veliler, öğrenciler, okul müdürleri ve aynı kurumda görev yapan diğer meslektaşları öğretmenlerin performansına yönelik not verecek. Ayrıca tüm öğretmenler dört yılda bir ‘Öğretmenlik Mesleği Yeterlilik Sınavı’na katılmak zorunda kalacak. Bu sınavda başarısız olanlar hizmet içi eğitime alınacak. Değerlendirmeler sonucunda öğretmenlerin başarı düzeyi A (90-100 puan), B (76-89 puan), C (60-75 puan) ve D (0-59 puan) şeklinde belirlenecek. Peki sendikalar neden sisteme karşı çıkıyor, ne gibi sonuçlar doğuracağını düşünüyorlar ve alternatif önerileri neler? Eğitim Bir-Sen, Eğitim-İş, Türk Eğitim-Sen ve Eğitim-Sen başkanları cevapladı. İşte sendikaların gerekçe ve önerileri:

Artan göç hareketleri, sınıfların çehresini her ülkede değiştiriyor. Artık göçmen ailelerin çocukları da sınıflarınızda daha fazla yer alacak. Bir modern öğretmen bu çeşitliği kucaklayarak, onu avantaja çevirmeyi başarılı şekilde yapabilmeli. Bu farklılıkları, öğrencilerinizin deneyimlerini öğrenmek için bir araç haline getirebilirsiniz.
Artan göç hareketleri, sınıfların çehresini her ülkede değiştiriyor. Artık göçmen ailelerin çocukları da sınıflarınızda daha fazla yer alacak. Bir modern öğretmen bu çeşitliği kucaklayarak, onu avantaja çevirmeyi başarılı şekilde yapabilmeli. Bu farklılıkları, öğrencilerinizin deneyimlerini öğrenmek için bir araç haline getirebilirsiniz.
1- HUKUKİ ZEMİNDEN YOKSUN
Performans değerlendirmesi, daha çok özel ticari işletmelerde kullanılan yöntemle uygulanmaya çalışılıyor. Ticari şirketlerdeki rekabeti artırmak ve kazancı yükseltmek amacıyla uygulanıyor bu sistem. Aynısı eğitime model olarak gösteriliyor. Ancak devletin verdiği eğitimde bu uygulanamaz. Eğitim ticari bir meta değil. Devlette rekabet ve kâr amacı yoktur. Ayrıca hukuki zeminden de yoksun. Ne 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda var, ne de MEB’in teşkilat ve görevlerini düzenleyen 652 sayılı kanunda var. Bu sistemle öğretmenler arasında rekabet yaratılmaya çalışılıyor. Öğretmenlerin aynı işyerinde birbirlerini yıpratmalarına neden olabilir. Bu modele veli ve öğrenciler de katılıyor, onlardan da öğretmene not vermesi isteniyor. Bütün bunlar okullarda sevginin, barışın, kardeşliğin yok edilmesine neden olacaktır. Dolayısıyla insani değerlerden uzaklaşılacaktır.

2- PSİKOLOJİK ŞİDDET ARACI OLABİLİR
Öğrenciye, öğretmeni değerlendirme imkanı verilmesi de sorunlu. Bunun iki olumsuz yanı var.  Bir öğretmen, öğrenci için rol modeldir. Bu nedenle öğrencinin öğretmene karşı duygusal yaklaşımı, olumlu ya da olumsuz anlamda, değerlendirmesine yansıyacaktır. Yani öğretmene karşı bir sevgi ve sempati duyuyorsa onun gözünde 100’lük, böyle duygular beslemiyorsa veya bir öğretmenin dersinden kaldıysa kötü bir öğretmendir. Öğrenci buna göre puan verecektir ve öğretmenle öğrenci arasında not pazarlığına dönüşecektir. Son yıllarda öğretmene şiddet olayları arttı. Öğrenci ve veliye, öğretmeni değerlendirme imkanı verilirse bu, öğretmene yönelik psikolojik şiddetin bir aracı olacaktır.

‘Öğretmene performans’ tartışması sürüyor... Sendikalardan taslağın iptali için beş gerekçe

3- ÇALIŞMA BARIŞINI BOZAR
Sistemle okul müdürlerinin ve diğer öğretmenlerin meslektaşlarının performansını değerlendirmesi de öngörülüyor. Ancak son yıllarda okullarımızın bir kısmında maalesef birçok konuda gruplaşmalar olduğu görülüyor. Bu nedenle okul müdürlerinin ve diğer öğretmenlerin meslektaşlarını değerlendirirken objektif olamayacaktır. Hatta kişisel gerekçelerle bile eğitimcilere düşük not verilebilir. Bu durum bir süre sonra okul yöneticileri ve öğretmenler arasında mobbing aracı haline gelebilir, okullarımızda çalışma barışını bozar.

‘Öğretmene performans’ tartışması sürüyor... Sendikalardan taslağın iptali için beş gerekçe

4- ÖĞRETMENİN İTİBARINI RENCİDE EDER
Eğitimin omurgası öğretmendir. Hükümetimiz eğitime ayrılan bütçenin fazlalığıyla övünüyor. Ama, öğretmeni mutlu edemezsek eğitime yaptığımız yatırımların hiçbir anlamı yok. Son yıllarda öğretmenlerin itibarının rencide edilmesine yönelik birçok olay haberlere yansıdı. Bu sistem de öğretmenin itibarını rencide edecek bir adım olacaktır. MEB’in, öğretmenin itibarını koruyucu tedbirler alması gerekiyor.

‘Öğretmene performans’ tartışması sürüyor... Sendikalardan taslağın iptali için beş gerekçe

5- SÖZLEŞME İPTALİNE NEDEN OLABİLİR
Dört yılda bir mesleki yeterlilik sınavı da doğru değil. Çünkü bir öğretmen eğitim fakültesini bitiriyor, sonra KPSS’ye giriyor başarılı oluyor. Bir yıl da aday öğretmen olarak performansı inceleniyor. Bunun sonucunda kadroya atanıyor. Yani birçok elemeden geçiriliyor. Öğretmenlik sadece bilme mesleği değil, tecrübe mesleğidir. Tecrübeyi yazılı sınavla ölçemezsiniz. Zaten okul müdürleri öğretmen performansını değerlendirmekle zorunludur. Belli zamanlarda öğretmenin dersine girerler. Bu nedenle dört yılda bir yeniden bir yazılı sınav yapmaya gerek yok. Ayrıca yazılı sınav ve öğrenci, öğretmen, okul müdürü gibi paydaşların vereceği notlar sonunda alınan puanlar öğretmenlerin sözleşmelerinin yenilenmesinde etkili olacak. Bu da sözleşme iptaline neden olabilecek bir şey. Öğretmenlerin iş güvencesi başta olmak üzere özlük haklarını tehdit eden, dünyada hiçbir örneği olmayan bir sistem ve birçok haksızlığa neden olabilir. Öğretmenler kendilerini büyük oranda güvencesiz ve değersiz hissediyorlar bu durum daha da artabilir.

MEB’E DÖRT ÖNERİ
- Öğretmenlere kendi branşlarıyla ilgili zaman zaman MEB tarafından alan sınavları yapılabilir. Ancak bu yapılırken dikkatli olunmalı. Öğretmenler bu sınav sonuçlarına göre rencide edilmemeli ve meslekten uzaklaşmalarına neden olunmamalı. Eğer öğretmenin bazı konularda eksiği varsa, yine bakanlık aracılığıyla üniversitelerle işbirliği yapılarak öğretmenin bu eksikleriyle ilgili eğitim alması sağlanabilir.

- Öğretmenin sınıf içindeki performansını müdürlerin ölçtüğü bir sistem kurulabilir. Ama bunun için de okul müdürlerinin yetkin olması gerekiyor.

- Gelişen teknoloji, eğitimin ihtiyacı gibi nedenlerle öğretmenin kendisini geliştirmesi gerekiyor. Bunun için örneğin beş yılda bir bütün öğretmenler hizmet içi eğitime alınabilir. Ama bu hizmet içi eğitimlerin de niteliğinin artırılması gerekiyor. Mevcut hizmet içi eğitimler çok niteliksiz. Hatta teknoloji kullanıp online eğitimler de verilebilir.

- Amaç öğretmenin ihtiyacını tespit edip ona göre bir eylem planı hazırlamaksa çeşitli anketler düzenlenerek bu yapılabilir. Okullarımız coğrafi dağılıma göre farklılıklar gösteriyor, bu nedenle her ilde, ilçede örneklem gruplar oluşturularak da ihtiyaç tespiti yapılabilir. Ama bu gruplar da oluşturulurken gönüllülük esası dikkate alınmalı, isteyen öğretmen bu gruplarda yer almalı.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle