GeriEğitim Öğrenci potansiyelini tanımalı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Öğrenci potansiyelini tanımalı

Yaşam becerileriyle desteklenmiş çocuklar; hayata daha güvenli, kendilerine saygılı, sorumluluklarını yerine getiren, hayat amaçlarını belirleyerek bu doğrultuda eğitsel ve kariyer planlarını oluşturmuş ‘mutlu yetişkinler’ olarak hazırlananır. Ancak bu becerilerin gelişmemiş olması çeşitli sorunlara neden olur.

Öğrenci potansiyelini tanımalı

Gelecek kuşakları toplumsal ihtiyaçlara göre yetiştiren, çocukları hayata hazırlayan en önemli kurumların başında okullar geliyor. 21'inci yüzyılda çocukların gelişiminde ve hayata hazırlanmasında okulların rolü günümüzde daha da arttı. İnsanların biyo-psiko-sosyal bir varlık olması, toplumsal hayata hazırlanma süresinin uzun ve meşakkatli olması nedeniyle okullarda, farklı uzmanlık alanları ihtiyacını da beraberinde getirdi. Bu nedenle, başta gelişmiş ülkeler olmak üzere pek çok ülke eğitim sisteminde 100 yıldır, ülkemizde ise 70 yıldır Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) hizmeti en önemli bileşen olarak yer alıyor.

Okul PDR hizmetleri, öğrencinin hem gelişimlerini destekler hem de olası problemlerini oluşmadan önce önlemeye odaklanır. Gelişim psikologlarına göre, her yaşam döneminde özellikle de bebeklik, çocukluk ve ergenlik dönemlerinde; başarılması gereken ‘gelişim görevleri’ var. Ancak çocuk ve ergenler, tek başlarına bu görevleri yerine getiremedikleri için, bilinçli yetişkinlerin desteklerine ihtiyaç duyar. Okullarda bu bilinçli yetişkinlerin başında psikolojik danışmanlar (rehber öğretmenler) gelir. Psikolojik danışmanlar, doğrudan öğrencilerle ve dolaylı olarak ebeveynlerle çalışarak; öğrencilerin gelişimlerini destekler ve onlara 21'inci yüzyılın temel yaşam becerilerini (kendini tanıma ve özsaygı, başkalarını tanıma ve etkili iletişim, yaşam amacı belirleme, karar verme ve problem çözme, etkili öğrenme ve ders çalışma, kariyer planlama gibi) kazandırır.

TEMEL YAŞAM BECERİLERİ ÖĞRENİLEBİLİR
Temel yaşam becerileri öğrenilebilen becerilerdir. Anasınıfından itibaren çeşitli PDR etkinlikleriyle (bireysel-küçük grup ya da sınıf etkinlikleri) çocuklarımıza bu beceriler öğretilebilir. Yaşam becerileriyle desteklenmiş çocuklar, hayata daha güvenli, kendilerine saygılı, sorumluluklarını yerine getiren, yaşam amaçlarını belirleyerek bu doğrultuda eğitsel ve kariyer planlarını oluşturmuş ‘mutlu yetişkinler’ olarak hazırlanırlar. Ancak bu becerilerin gelişmemiş olması çeşitli sorunlara neden olur.

Örneğin;

- Kendini, potansiyellerini tanımayan öğrencilerin özgüveni düşer; akranları ve yetişkinlerle sağlıklı sosyal ilişkiler kurmakta zorlanır.

- Kendini tanımayan ve özsaygısı düşük öğrenciler, potansiyeline uygun pek çok kararı almakta sıkıntı yaşar. Yaşam irili ufaklı pek çok kararı almayı ve bu doğrultuda plan yapmayı gerektirir. Öğrenciler için en önemli yaşam kararı; kendi ilgi, yetenek ve değerlerine uygun mesleğe karar vermektir. hangi mesleğe yöneleceği konusunda karar alamayan öğrenciler, akranları arasında geri kaldığını, ebeveynlerinin beklentilerine cevap veremediğini ve yetişkin dünyasına hazırlanmakta zorlandığını fark ettiği yaşlarda (özellikle orta okullarda) riskli davranışlara açık hale gelir.

- Kendine güveni olmayan, akranları ve yetişkinlerle etkili iletişim kuramayan öğrencilerde şiddet ve zorbalık eğilimleri artar. Ya da tam tersine şiddet ve zorbalık eğilimli akranlarının mağduru olabilir.

- Yaşam amacını belirleyememiş, bu doğrultuda eğitsel plan yapamayan öğrenci içine kapanır, sanal ortamlarda kendisine yeni bir çevre yaratarak bağımlı hale gelir. Günümüzde büyük bir sorun haline gelen teknoloji/internet bağımlılığıyla öğrenciler istismar, riskli sanal oyunlar, MOMO ve benzeri tehlikeli tuzaklara açık hale gelir.

- Yaşam becerileri gelişmemiş öğrenciler, yetişkinlik dönemlerinde ruhsal problemlerle karşılaşma riskli artar. Çağımızın salgını hale geleceği vurgulanan kronik depresyonla yaşamlarını sürdüren, yetişkin dünyasının sorumluluğunu üstlenememiş bireyler her açıdan sıkıntıya neden olacaktır.

OKUL PDR HİZMETLERİ YETERSİZ
Okul PDR hizmetleri, hem nicelik hem de nitelik açısından yetersiz. Yukarıda çok özetle sıralanan riskli davranışlara önleyici hizmeti sunan okul PDR hizmetlerinin gerekliliği açık. Ancak ülkemizde 70 yılı aşkın geçmişi olan okul PDR hizmetleri hem nicelik hem de nitelik açısından yetersiz. 18 milyonu aşkın öğrenciye 34 bin psikolojik danışman yeterince ulaşamıyor. Yapılan araştırmalar, bunun en önemli kanıtı. PISA 2015 raporuna göre, öğrencilerimiz mutsuz; sınav kaygısında üçüncü; okullarımız da yüzde 20 zorbalık oranıyla ön sıralarda. Suça bulaşan ya da suç mağduru çocuk sayımız yılda 300 binden fazla; uyuşturucu kullanımında ilk sıralardayız, hatta 2017’de bazı sentetik uyuşturucuların kullanımından ölümlerde Avrupa birincisi olduk! Son beş yıldır antidepresan ilacı kullanmada dünyada birinci ülkeyiz. Merak ediyorum, gelişmiş ülkeler dördüncü sanayi devriminde ‘Eğitim 4.0’ı tartışırken, bizim bu sorunlar karşısında nasıl çözüm üreteceğimizi tartışmak ve acil eylem planları hazırlamak için daha hangi kanıtı bekliyoruz?

PROF. DR. SERAP NAZLI KİMDİR?
Prof. Dr. Serap Nazlı, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik alanında, lisans ve yüksek lisans eğitimini İnönü Üniversitesi; doktora eğitiminiyse Gazi Üniversitesi’nde tamamladı. 2000-2002 yıllarında, Milli Eğitim Bakanlığı Eğitimi Araştırma ve Geliştirmesi Dairesi’nde (EARGED) 'Gelişimsel Rehberlik Modeli' projesinde akademik danışmanlık, 2011-2014 yıllarında, TÜBİTAK SOBAG 1001-Polis Akademisi Rehberlik ve Psikolojik Danışma Büro Amirliğinin Gelişimsel Rehberlik Modeline Göre Yapılandırılması projesinde yürütücülük, 1997-1999 yıllarında, Muğla Üniversitesi 3-6 Yaş Gündüz Bakımevi Eğitim Koordinatörlüğü, 2006-2008 yıllarında Balıkesir Özgür Nesil Çocuk Akademisi’nde eğitim danışmanlığı, 1997-1999 yıllarında Muğla Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi,  Eğitim Bilimleri Bölümü’nde Bölüm Başkanlığı, 2006- 2009 yıllarında, Balıkesir Üniversitesi Necatibey Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü’nde Bölüm Başkan Yardımcılığı, 1999- 2009 yıllarında Balıkesir Üniversitesi Necatibey Eğitim Fakültesi’nde, Eğitimde Psikolojik Hizmetler Ana Bilim Dalı Başkanlığı, 2010- 2012 yıllarında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi, Eğitimde Psikolojik Hizmetler Bölümü’nde Bölüm Başkan Yardımcılığı yaptı. Prof. Dr. Nazlı, Ankara Üniversitesi’nde Eğitim Bilimleri Fakültesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Ana Bilim Dalı Başkanlığı görevini yürütüyor.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle