GeriEğitim Mutlu çocuk yetiştirmenin sırrı sanat eğitiminde
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Mutlu çocuk yetiştirmenin sırrı sanat eğitiminde

Mutlu çocuk yetiştirmenin sırrı sanat eğitiminde

Sanat eğitimi, çocuğun tüm gelişim alanlarına önemli katkılarda bulunuyor. Sanatla büyüyen çocukların, diğerlerine göre daha mutlu ve sağlıklı bir ruhsal, zihinsel ve fiziksel gelişim gösterdiği aynı zamanda daha dingin ruh haline sahip olduğu gözlemleniyor. Çünkü bu çocuklar yaratabilme, inanabilme ve kimlik sahibi olma şansı yakalıyorlar.

Çocuğa verilen sanat eğitiminin hedefi onun sosyal, duygusal, zihinsel ve bedensel özelliklerini geliştirmenin yanı sıra yaratıcılığını artırıp, özgün düşünceye sahip olmasını, estetik anlayışını geliştirmesini, haz almasını ve duygusal açıdan rahatlamasını sağlarken paylaşmayı da öğretmek olmalı. Bu nedenle çocuklar sanatla ne kadar erken yaşta buluşursa düşünme çizgisinin sınırı da o kadar ileride olur. Onlar için resimle, çizimle, boyamayla, müzikle, dansla inanılmaz kendini ifade etme yolu keşfetmiş olmaktır. Küçük çocuk için sanatın kaynağı oyundur. Resim çizgiler ve renklerle oynamak, müzik seslerle oynamak, dans hareketlerle oynamak, şiir ve masal sözlerle oynamaktır. Çocuğu erken yaşta sanat dallarına dokundurmak, hangisinin daha zevkli olduğunu keşfetmeye ve yetişkinlerin desteğiyle yeteneği görülen dalda gelişmesini sağlamaya olanak tanır. Bunun için çocuk-öğretmen-veli üçgeni çok etkili ve esnek çalışıyor olmalı. Bu doğrultuda sanat eğitimi süreçleri çocukta kendisini tanıması, tanıtması ve değerlendirmesi açısından önemli rol oynar.

"Sanat, her çocuğun eğitiminin kalbini oluşturmaktır"
(James Wolfensohn)

HER ÇOCUK YETENEKLİ OLMAYABİLİR
Her çocuk yetenekli midir veya sanatın içinde olmak için yetenek şart mıdır? Her çocuk sanatta yetenek sahibi olmayabilir, ancak her çocuk sanatla iç içe olmalı. Sanat eğitimine başlarken her çocuğun benzersiz bir ruha sahip olduğu gerçeğine göre davranması gerekiyor. Ayrıca sanat dalı yaşına uygun olmalı: İlk yaşlarda görsel hafızaları geliştiren renk oyunları uygulaması veya bol bol müzik dinletilerek çocuğun tepkileri gözlemlenebilir. Daha sonra dans ve bale gibi sanatsal aktiviteler hem bedensel hem zihinsel fayda sağlayabilir. Çocuk 8-12 yaşlarına kadar bir sanatsal aktivite içerisinde bulunmadıysa kısa eğitimler veren atölye çalışmalarına gidebilir ve nerede kendini daha mutlu hissettiğini keşfedebilir. Ergenlik çağında iç dünyaları en karmaşık dönem olduğuna göre günlük tutmak, belki içindeki gizli kalmış bir yeteneği ortaya çıkarmasına yardımcı olabilir.

TOPLUMSAL HAYATA DAHA HIZLI UYUM SAĞLAR
Her aşamada, sanat eğitimi çocuğun tüm gelişim alanlarına çok önemli katkıda bulunuyor. Gelişim alanlarını ele aldığımızda sanat eğitim süreci duygusal gelişimi destekler: Çocuk kendine güvenme, hayal gücünü kullanma, kendini ifade edebilme, yeterli olma, yeniliklere açık olma, esnek kişilik geliştirebilme becerilerini kazanır. Ayrıca bu süreçte sosyal gelişim ve toplumsal hayata uyum sağlama açısından da ilerleme kaydeder. Paylaşma, işbirliğinde bulunma, birlikte plan yapma, sözel iletişim kurma, gruba uyum sağlama gibi... Sanatın da içinde olduğu öğrenme süreci çocuk için daha zevkli bir uğraştır ve aynı zamanda onun akademik performansına da yansır. Sanatta güven ve kabul görülmek diğer alanları da etkiler.

DÜNYAYA DUYARLI BAKARLAR
Sanat eğitimi sürecinde eğitimcilerin ve çocukların sıcak diyalogları, evde de destek gören sanatsal etkinlikler çocuğun aile üyeleriyle ilişkisini daha kaliteli hale getirebilir. Sanatın zarafeti ve incelikleriyle buluşturulan çocuk; hoşgörülü, sabırlı ve zarif olma yolunda ilerler. Aynı zamanda istikrarlı, planlı, disiplinli en önemlisi duyarlı çocuklar olmasını sağlayabilir. Dünyaya duyarlı bakmak, insan olmanın en önemli kanıtıdır zaten.

EĞİTİMCİLER NE YAPMALI?
Konservatuvar mensubu olarak gözlemlediğim müziği seven çocuk insanı sever, eşsiz bir ruh gücü sahibi olur ve iç huzur, zenginlik kazanabilir. Bir güzellik eğitim aracı olan müzik çalışmaları insanı yumuşatarak geliştirir. Hangi sanat dalında olursa olsun eğitimcilerin uyması gereken unsurları şöyle sıralayabiliriz:

-Çocuğun kendine has özellikleri olduğu için ortaya çıkan sonuçlar birbirleriyle karşılaştırılmamalı,
-Çocuğun içinden geldiği gibi çalışması için olumlu iletişim ortamı oluşturulmalı,
-Yaratıcılığını desteklemek adına tebrik etmek, takdir etmek ve ödüllendirmek gerekir,
-Başka sanat dallarını da denemesi için imkan sağlamak; başaramadığında veya zorlandığında uygun sözlerle kırmadan, rencide etmeden müdahale etmek lazım.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle