GeriEğitim Mükemmel anne baba olmak zorunda değilsiniz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Mükemmel anne baba olmak zorunda değilsiniz

Aşırı katı, kontrolcü ve mükemmeliyetçi ebeveynlerle mi büyüdünüz? Çocukluğunuzda aile içi iletişim çoğu zaman sınırlı ve gergin miydi? Kendiniz olmanıza fırsat verilmediğini ve duygularınızı ifade etmenize izin verilmediğini sık sık düşündünüz mü?

Mükemmel anne baba olmak zorunda değilsiniz

Mükemmeliyetçi olmak günümüzde kulağa en hoş gelen sıfatlardan biri gibi kullanılıyor. Belli düzeyde mükemmeliyetçi olmanın özellikle iş yaşamına olumlu katkıları olduğu bilinmekle birlikte bir o kadar stresli bir durum. Mükemmeliyetçi olarak tanımlanan birçok insan başta zaman yönetimi olmak üzere, organizasyon becerisi ve güvenirlilik konularında diğerlerine göre çoğu zaman daha başarılıdır. Bu özelliklerin belli düzeyde olması iş yaşamında başarı için ön koşul olarak görülebilir. Ancak,  mükemmeliyetçi olmak, aile ilişkilerinizi, dostluklarınızı veya romantik ilişkilerinizi kolaylıkla sabote edebilir.

Çocuğunuzun her davranışını onaylamamanız, evinizde belli başlı kuralların olması ve bu kuralların açık olarak çocuğa sunulması çocuğunuzun gelişimi için sağlıklıdır. Ancak, bu kuralların aşırı katı ve çok fazla olması hem çocuğunuzun bu kurallara uyumu hem de sizin takibiniz açısından zor ve yorucu olacaktır. Ne yazık ki bu noktada bazı ebeveynler, ilgili aşırı katı ve mükemmeliyetçi beklentiler içinde davranarak çocuklarında kaygı bozukluklarına sebep olabiliyor. Heidari’nin (2017) 150 aile üzerinde yaptığı güncel araştırma bulguları özellikle annenin mükemmeliyetçi olmasının çocukların kaygı düzeyini artırdığını ve psikopatolojik rahatsızlıklara zemin oluşturduğunu gösteriyor.

MÜKEMMELLİYETÇİ ANNE-BABA BELİRTİLERİ
- Mükemmeliyetçi anne-babaların çocuklarından beklentileri çok çok yüksektir. Çocuklarına tıpkı ‘kusursuz bir proje’ gibi bakan ve geleceklerini detaylı olarak planlayan bu tür ailelerin çocukları beklentilerine ulaşamadığında hayal kırıklığı ve öfke hissetmeleri ve çocuklarına da bu duygularını yansıtmaları olasıdır.
- Bu anne-babalar, çocukları için kusursuz gelecek planlarını kendileri yaparlar genellikle çocuklarından bu konuda fikir almazlar. Fikir alsalar bile dikkate almazlar!
- Mükemmeliyetçi anne-babalar çoğu zaman çocuklarına üzüntü ve öfke gibi olumsuz duyguları hissetmenin uygun olmadığını söyler.
- Ayrıca, çocuklarını çok duygusal, duyarlı, konuşkan, çok gürültücü ya da utangaç oldukları için de yargılayabilirler.
- Çocuklarını duygusal tepkileri nedeniyle ‘böyle hissetmen yanlış, aptallık ediyorsun ya da sürekli ağlaman sıkıcı’ diyerek utandırırlar. Böylece çocuklar sadece olumlu duyguları ve özellikleri nedeniyle kabul göreceklerini ve  değerli olabileceklerini öğrenir.
- Ayrıca, mükemmeliyetçi anne-babalar iyi bir performans göstermediği ya da bir başarı elde etmediği sürece çocuklarına sevgilerini göstermez.
- Mükemmeliyetçi anne-babanın sevgi ve şefkat ve onayını kazanmak için çocuğun sürekli bir koşulu yerine getirmesi gerekir. Yani çocuğa koşullu sevgi sunarlar.

ANNE-BABA OLMANIN MÜKEMMEL BİR YOLU YOK
Her anne-baba, çocuklarında psikolojik izler bırakıyor, fakat mükemmeliyetçi anne-babalar diğerlerinden daha çok olumsuz iz bırakıyor. Eğer sıralanan bu davranışlar size tanıdık geliyorsa, mükemmeliyetçi anne-baba olmanın olası sonuçlarını göz gezdirmenizi öneririz.

- Duyguları bastırma: Mükemmeliyetçi anne-baba olmanın çocuk üzerindeki ilk ve en yaygın belirtisi, çocuğunuzun duygularını bastırmaya eğilimli olmasıdır. Bu tür anne-babalarla büyüyen çocuklar öfke, kızgınlık ve hayal kırıklığı gibi duygularını ifade etmek yerine sürekli bastırırlar.

- Utanç duyma: Mükemmeliyetçi evlerde çocuğunuzun nasıl davranması gerektiğine dair yüzlerce kural olduğu ve bu kuralları kusursuzca yerine getirmesi için beklentiler bulunduğu için çocuğunuz beklentilerinizi her karşılayamadığını düşündüğünde/ya da hissettirildiğinde yoğun utanç yaşayacaktır. Sürekli suçluluk duygusu da üzerine yapışacaktır.

- Bağımlılık: Mükemmel anne-baba olarak çocuğunuz sizin beklentilerini karşılamak ve sizin onayınızı ve koşullu sevginizi kazanmak için çabalarken, açığa çıkan yoğun stresle mücadele etmek için içki, madde kullanımı başta olmak üzere tırnak yeme ya da sevgi arama bağımlısı olabilir.

- Mükemmeliyetçi: Muhtemelen çocuğunuzda sizin gibi mükemmeliyetçi olacak. Tüm yaşamınızı gözden geçirin ve çocuğunuza bu konuda rol model olmak gerçekten istiyor musunuz bir düşünün?

- Kronik stres ve fizyolojik gerginlik: Sürekli olarak katı standartlar ve kurallar içinde yaşamak fizyolojik sağlığı da olumsuz etkileyecektir. Eğer siz de stres bağlı olarak mide ya da baş ağrısı yaşıyorsanız çocuğunuzda da benzer semptomları görmeniz yakındır.

- Başkalarını memnun etme kaygısı: Çocuğunuz hayatını (siz de dahil olmak üzere) başkalarını memnun etmek için yaşarken muhtemelen kendilik hissi azalacak ve kendini halsiz ve mutsuz hisettmeye başlayacaktır. Tıpkı sizin gibi “Başkaları ne der?” sorusu sürekli zihnini kurcalayacaktır.

- Yakın ilişkilerde sorunlar: Mükemmeliyetçi ailelerde , samimiyet genellikle zorlayıcı olmaktadır. Çünkü ilişkiler yakınlaştıkça kusurlarınızın görünür olması kaygınızı tetikleyerek eğer bir hatanız olursa onay olamayacağınız, sevilmeyeceğiniz düşüncelerinizi besleyecek ve yakın ilişkilerden uzak durmanıza sebep olabilecektir.

MÜKEMMELİYETÇİLİKLE NASIL BAŞ EDERİM?
BU SENDROMDAN KURTULMAK İÇİN DENEYEBİLECEĞİNİZ YOLLAR
1- Mükemmeliyetçiliğin olumsuz sonuçlarını listeleyin. Herkes sizi kontrolcü olarak mı görüyor? Gereğinden fazla çalıştığınız için her zaman yorgun musunuz? Yine de kendinizi sürekli yetersiz mi hissediyorsunuz? Mükemmeliyetçilikten vazgeçerek bütün bunların derecesini değiştirmek elinizde!

2- Mükemmellik için nelerden vazgeçiyorsunuz fark edin. Sosyal hayattan, kişisel dinlenme ve egzersiz yapma zamanından kısarak mükemmeliyetçiliğe harcadığınız zamanları düşünün. Hayatınızı daha az mükemmel yaparak, daha az telaşlı, daha sağlıklı ve sakin yapabilirsiniz. Mükemmel olmak yerine ‘yeterince iyi’ olmayı seçtiğiniz de her şeyin nasıl da değiştiğine siz de şaşıracaksınız.

3- Yargılayıcı olmayın. Elinde çekiç tutan hep çivi görür. Siz de kusur ararsanız hep kusur bulursunuz. Hatalara yargılayıcı değil, hoşgörüyle yaklaşın.

4- Asla-her zaman genellemelerini kullanmayın. “Asla başarılı olamayacaksın” ya da “Her zaman tembellik ediyorsun” gibi genellemeleri ne kendinize ne de aile üyelerine kullanmayın. Özellikle de çocuklarınıza sakın kullanmayın!

5- Otantik isteklerinizi fark edin. Kendiniz ve aileniz için gerçekten ne isteğinize odaklanın. Örneğin, çocuğunuzu herkes baleye kursuna gittiği için değil orada keyif aldığı için götürün. Başkaları için değil, kendiniz için yaşamaya başlayın.

6- Unutmayın, çocuğunuz yaptıkları için değil, var olduğu için değerli! Performansınız üzerinden kendinizi ve çocuğunuzu değerlendirirseniz hep mutsuzluğa mahkum olursunuz. Çünkü başarının sonu ve sınırı yoktur!

7- Mükemmel olmayan bir performansta bulunun. Hatta özellikle kusurlu davranın ve ortalama performanslara izin verin. Bu konuda çocuklarınıza rol model olun. Yine de dünyanın hala döndüğünü fark edin.

8- Hatalarınızı paylaşın. Aile içinde yargılamayan bir iletişim oluşturun ve zaman zaman yaptığınız hataları paylaşıp başarısızlıklarınızı örtbas etmek yerine birlikte göğüslemeyi deneyin. Siz hatalarınızdan bahsettikçe, çocuklarınızda hata yapmaktan korkmayacaktır.

9- Başkalarının yerine sorumluluk almayı bırakın. Örneğin, yeterince iyi yapamayacağını düşündüğünüz için çocuğunuzun ödevini yapmaktan, eşinizin görevlerini üstlenmekten vazgeçin.

Son olarak, çocuğunuzun mükemmeliyetçi anne-babaya değil, onu her haliyle  koşulsuzca seven ve kabul eden ‘yeterince’ iyi anne-babaya ihtiyacı vardır. Ki bu sevgi ve onayı çocuğuna koşulsuzca sunan  ve onun için elinden gelenin en iyisini yapan her ailede aslında kendi çocuğu için mükemmel anne-babadır!

DOÇ. DR. ASLI BUGAY SÖKMEZ KİMDİR?
Doç. Dr. Aslı Bugay Sökmez lisans eğitimini Ankara Üniversitesi’nde; doktorasını Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık alanında tamamladı. Florida State Üniversitesi Aile Enstitüsü’nde araştırmacı olarak ‘sağlıklı romantik ilişkiler’ ve ‘affetme’ konularında çalışmalarda bulundu. ‘Türkiye’de Kadına Yönelik Tutum ve Nedenleri’ başlıklı araştırması ile Koç Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi (KOÇ-KAM) Proje Ödülü’nü kazandı. Portekiz’de düzenlenen Information Integration Theory and Functional Measurement Konferansı’nda en iyi sunum ödülüne layık görüldü. Ayrıca Aslı Bugay Sökmez’in, kayıp ve yas terapisi ve aile ile evlilik terapisi alanlarında uzmanlıkları bulunuyor. Şu an ODTÜ Kıbrıs Kampüsü Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı’nda öğretim üyesi olarak görev yapan Doç. Dr. Aslı Bugay Sökmez affetme, ruminasyon, eşli ruminasyon ve okul ikliminin psikolojik etkileri konularında çalışmalar yapıyor.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle