GeriEğitim Matematikten neden korkarız?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Matematikten neden korkarız?

Önce matematik nedir sorusunun yanıtıyla başlayalım. Matematik evreni yaşamı daha iyi anlayabilmek için kullandığımız bir yönüyle resim, müzik gibi bir sanat olup diğer yönüyle bir dildir.

Matematikten neden korkarız?

Galileo tabiat, matematik dilinde yazılmıştır der. Matematik başka bir yönüyle de satranç gibi entelektüel bir oyun olup bütün bilimlerin temeli, kaynağıdır. Evrenin dili olan matematiği içerisinde barındırmayan hiçbir bilim dalı, meslek grubu yok.

MATEMATİK BAZI İNSANLARDA FOBİ
Matematiği bir sistem gibi düşünürsek, birbiri üzerine kurulan, ilişkiler ağıyla kurulmuş bu değerli mantıksal yapının içi, dışından çok daha güzel. Dışı seni içi beni yakar dedikleri türden olan matematik ne yazık ki çoğunluk tarafından korkulan, fobi olmuş ve kaçılan bir ders olarak ün saldı. Üniversite tercihlerinde bile matematik dersinin olmaması veya az olduğu bölümler tercih sebebi oluyor. Peki neden öğrenciler matematikten kaçıyor? Ne istiyorlar? Ne arıyorlar da bulamıyorlar? Soğukluğun nedeni ne? Matematiğin aydınlık ve gizemli dünyasına dalmak neden bu kadar çekinceli? Gelin bu soruların yanıtlarını beraber düşünelim.

SADECE OKULLARDA ÖĞRETİLMEMELİ
Bu hayata geldik. Doğduk büyüyoruz. Ne için yaşıyoruz burada? Okul hayatımızda başarılı olmak için yüksek notlar almak, kendimizi güzel bir üniversiye kapağı atana kadar ve sonrasında da koşturmak, para kazanmak, harcamak, aile kurmak gibi aklınıza gelebilecek onca şey var. İşte bütün bu süreçte hayat akıp giderken daha erken yaşlarda matematiksel düşünce sistemini, analitik düşünme yeteneğimizi, doğruyu, gerçeği, güzeli, iyiyi düşünmek her ne olursa olsun yaşamdan haz almak evet yanlış duymadınız hayatın hakkını vererek devamlı sonsuz huzurla yaşayabilmek için çok iyi bir şekilde öğrenmemiz gerekiyor. Günümüzde matematiği sadece okullarda öğrenilmesi gereken bir unsur gibi ruhsuz ve hissiz bir şekilde hayatımıza uyumsuz bir puzzle parçası gibi iterek zorla eklemeye çalışmak, etkin olmayan ve başarısız olma eğilimini ne yazık ki arttırıyor.

EĞLENDİRİP SEVDİREREK AKTARMALI
Matematik bir araç değil bir amaçtır. Öncelikle velileri matematiği daha derinden, kısa, net anlaşılır şekilde eğitmek gerekiyor. Eğitim öğretim, sadece okullarda değil evde daha doğar doğmaz başlayan bitmeyen sonsuz bir süreç. Bireyler matematiği çocuk yaşlarda sevmeye oyunlarla kurgularla ilişkilendirerek kavratarak sevdirerek eğlenceli bir şekilde öğrenmeye başlarsa ömürleri boyunca matematiksel sezgileri duyu sistemleri algıları senkronize olur ve yaşam boyu öğrenme süreçlerinde hiçbir sorun yaşamadan matematiği yaşayarak öğrenmeyi kavrar. Bugün gelişen toplumlarda matematiksel başarıları iyi olan toplumların sanat, edebiyat, tıp gibi diğer bütün alanlarda da inanılmaz başarılara imza atan bireyler yetiştirdiklerini görüyoruz.

Öğretmenlerin de kendilerini geliştirme süreçlerinde, gelişmiş toplumlar seviyesine çıkabilmek için emek vermeleri, çeşitli kurs ve seminerlere katılmaları gerekiyor. Bizler bu konuda eğitim ve STEAM üzerine bir takım grup çalışmaları yaparak; fen, teknoloji, mühendislik, sanat ve matematiği içerisinde barındıran toplu atölye çalışmaları yaparak gerek öğretmenlere gerekse öğrencilee fayda sağlamayı düşündük. Yapılan çeşitli araştırmalar, bu atölye çalışmalarının çok faydalı olduğunu gösteriyor. Gereği neyse yapabilmenin başlıca şartı sorunlardan kaçmamak, korkuların üzerine gitmek, beraber çözüm sürecine gitmektir.

Yaşam boyu matematiği öğrenme sürecinde bütün velilere, öğrencilere ve öğretmenlere başarılar diliyorum.

DOÇ. DR. S. MELİKE AYDOĞAN KİMDİR?
Doç. Dr. Seher Melike Aydoğan, 31 Aralık 1980’da İstanbul’da doğdu. İlk-orta-lise eğitimini Terakki Vakfı Şişli Terakki Lisesi’nde tamamladıktan sonra 1997-2001 yıllarında İstanbul Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü’nü bitirdi. Matematiksel Analiz’in Kompleks Fonksiyonlar Teorisi alanında 2009’da ‘doktor’ ünvanını aldı. 2011-2015 yıllarında Işık Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü’nde Yardımcı Doçent olarak görev yaptı. Geometrik Fonksiyonlar Teorisi ve Uygulamaları alanında ulusal ve uluslararası bir çok konferansa konuşmacı olarak katıldı. 2013 yılında aynı alanda ‘Türkiye’nin ilk kadın matematikçilerinden Prof. Dr. Suzan Kahramaner’in 100’üncü yaş günü anısına yaklaşık yüz matematikçinin katıldığı uluslararası bir kongre düzenledi. 2015’te Matematiksel Analiz alanında ‘doçentlik’ ünvanını aldı. 2015-2016 yıllarında State University of New York College at Brockport’ta bir yıl ziyaretçi doçent olarak görev yaptı. Uluslararası hakemli bir çok dergide yayınlanmış 60’ın üzerinde bilimsel yayını bulunuyor. Halen İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümü’nde çalışan Aydoğan, evli ve iki erkek çocuk annesi.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle