GeriEğitim Liseliler her tatilde staj yapsın
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Liseliler her tatilde staj yapsın

Erdoğan Bozdemir, 42 yıllık eğitimci. Mudanya Lisesi’nden mezun oldu, Bursa Eğitim Enstitüsünden diplomayı alınca, mezun olduğu okula öğretmen olarak atandı. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından öğrenim görmek üzere Fransa’ya gönderildi. Öğrenimini tamamlayıp Türkiye’ye döndüğünde ilk görev yeri Galatasaray Lisesi oldu. Daha sonra Kopenhag Büyükelçiliği eğitim müşavirliği görevine atandı. 2000’de yurda dönerek iki özel okulun üst düzey yöneticiliğini yaptı.

Liseliler her tatilde staj yapsın

Geçtiğimiz ay MEF Okulları Genel Müdürü olan Bozdemir, lisenin ilk yıllarında her öğrencinin mutlaka Şubat veya yaz tatilinde bir işe girmesi gerektiğini söyleyerek, “Çocuklar hayal ettikleri mesleği deneyimlemeliler. Bu deneyimler sonucunda çocukların yüzde 60’ı bu süreçten sonra hayalindeki meslekten vazgeçiyor. Bunu Avrupa ülkeleri zorunlu yapıyor. Bence eğitimdeki problemlerin çaresi budur” diyor. Erdoğan Bozdemir ile eğitimi konuştuk:

Liseliler her tatilde staj yapsın- İlk görev yeriniz mezun olduğunuz lise mi oldu?
Evet, mezun olduğum Mudanya Lisesi öğretmen olarak ilk görev yerim oldu. Öğretmenlerim de beni diplomatlığa uygun görürdü. O süreçte diplomat olamadım. Türkiye’nin o zamanki imkânları el vermedi. Üniversitesınavlarında istediğim başarıyı elde edemedim. Aileme düşkündüm. Çok uzakta okumamı da istemediler. İlkokul öğretmeni olan ağabeyim de Bursa Eğitim Enstitüsü’ne başlamıştı. Benim de puanım tuttuğu için, iki kardeş orada okuduk. Siyasi olayların olduğu bir dönem geçirdik, zordu.

- Öğretmenleriniz hala orada mı çalışıyordu?
Evet, stajyerliğimin kalktığı gün okulda müdür yardımcısı oldum. O zamanki lise müdürü de benim hocamdı, beş yıl çalıştım. Çok iyi birortamdı. O dönem çok başarılı bir liseydi. Askerlik sonrasında yurtdışına gönderilecek öğretmenler için bir sınav açıldı. Ben de öğretmen olarak Fransa’ya gönderildim. 25 yaşında, o dönem beş yıllık öğretmendim. Devletimiz bizi çok iyi bir dil okuluna göndermişti. Ben 8 ay olmadan yüksek lisans ve doktora programına kabul edilebilir belgesi aldım. Fransa Vichy’deki bu okulda Fransızcamı geliştirerek, iyi bir noktaya geldim. Fransa’da 3,5-4 yıl eğitim gördüm, yüksek lisansımı da yaptıktan sonra Türkiye’ye döndüm.

- İlk görev yeriniz Galatasaray Lisesi mi oldu?
Türkiye’ye dönünce Galatasaray Lisesi’ne tayin oldum, 10 yıl öğretmenlik yaptım. Burası benim için her konuda bir dönüm noktasıdır. 1996’da yurtdışına müşavir göndermek üzere yapılan sınav sonrasında Kopenhag’a eğitim müşaviri olarak atandım, 4 yıla yakın bir süre çalıştım. Orada Feyziye Mektepleri Vakfı’nın Erenköy’deki okulun kurucu müdüroldum, sonra da genel müdürlük görevinde dahil olmak üzere 15 yıl çalıştım. Eyüboğlu Okulları’na geçtim. Bu yıl da MEF Okulları Genel Müdürü ve kurucu temsilcisi oldum.

- MEF Okullarının ileriye yönelik projeleri nelerdir?
Bu okulun yelpazesini genişletmek istiyoruz, ama bu yeni şubeler açarak değil. Elimizdeki şubeleri geliştireceğiz. Lisemizin 1+4 yıllık bir lise olması gerektiğini düşünüyorum. Bu yıl bir hazırlık sınıfı açacağız. Hazırlık sınıfının 2’inci dönemini isteyenin Kanada’da okuyabilmesi yönünde bir projemiz var. Kanada devlet kurumları ile prensipte anlaştık, yakında Kanada’ya giderek protokol imzalayacağım. Böylece öğrencilerimizi 4-5 aylığına Kanada’ya göndereceğiz. Hedefim önümüzdeki yıl iyi bir fen ve teknoloji lisesi açmak. Kurucumuz merhum Dr. İbrahim Arıkan büyük bir öngörü ile İstanbul ve İzmir’de uluslararası okul açmış. İyi öğretmen temininde yaşanan zorluk nedeniyle büyüme sürecini çok kontrollü yapmak istiyoruz. Üniversitemizin Eğitim Fakültesi ile çok daha yakın ilişkiler içinde olacağız. Öğretmen seçme sürecimiz çok iyi ilerliyor. Ayrıca; ulusal okullarımızda da İngilizce altyapısını daha da geliştirmek istiyoruz. Kontrollü büyüme sürecimiz içinde İstanbul’un Anadolu yakasında da yapılanma konusu gündemimizde. MEF Okulları vizyonumuzda da belirtildiği gibi “eğitimde öncü, yeniliklere açık bir model oluşturmak” için çalışmalarımızı daha da artırarak eğitime katkılar sağlamaya devam edecektir.

VELİLER, KORUMACI TUTUMDAN UZAKLAŞIN
Veliler, çocuklara karşı takındığınız korumacı tutumdan uzaklaşın. Onları ne kadar özgür bırakırsanız o kadar başarılı olurlar. Özgür, ama veli ve okulun kontrolü olmalı. Okullara güvenin. En kıymetli varlıklarınızı bize teslim ediyorsanız, bırakın farklı dokunuşlarla kendi ayakları üzerinde durmayı onlaraöğretelim. 9’uncu sınıftaki çocuklar şubat veya yaz tatilinde bir iş gözlemi yapsın, hayal ettikleri mesleği deneyimlesin. Bu deneyimlerle çocukların yüzde 60’ı bu süreçten sonra hayalindeki meslekten vazgeçiyor. Avrupa ülkeleri zorunlu olarak bunu yapıyor. Stajdan, derslerden, sosyal faaliyetlerden, yaptıkları toplum hizmetlerinden öğrencilerin aldığı puanlarla üniversiteye giriliyor. Korumacı yaklaşınca, çocuklar hayatı hep öyle zannediyor, farklı durumlarla karşılaştıklarında çok zorlanıyorlar. Çocukların her istediğini de yapmamalı. Kolay elde edilen şeyler, çabuk tüketiliyor. Bu sarmaldan kurtulmalı. Bizim gibi çizgisi belli okullarda, donanımlı öğretmenlerin dokunuşlarıyla çocuklarımızın emin ellerdedir. Özel okul seçerken de öğretmenlerine baksınlar. Okullar öğretmenleri kadar okul olabilirler.

OKUL ARARKEN OKULUN SADECE FİZİKİ GÖRÜNÜŞÜNE BAKMAYIN
Anne baba çocuğuna özel okul ararken sadece kapısı, bacası, bahçesine bakarak karar vermemeli. Okulun bütçesine, kurucusuna, amacına, vizyonu baksınlar. “Bu okul ucuzken, diğeri neden pahalı?” diye düşünsünler. Bazı veliler çocuklarını; hiç değilse güzel yemek yer, güzel bir çevresi olur, girdiği tuvalet temizdir diyerek özel okula verebiliyor. Ama eğitimde yapılan yanlışın telafisi yoktur. Bence okul seçiminde belli bir ekonomik yapıya ulaşmış, mezunlar vermiş, kamuoyu gücü olan okulları tercih etmeliler. El değiştiren okullar bazen çocukların eğitim ve öğretiminde müthiş aksamalara yol açabilir. Öğretmenlerin motivasyonu bozulmuş olabilir, onların da bu şekilde çocuklara faydalı olması zor. Eğitim, bir gönül ve gönüllü işidir.

KİMDİR?
Mudanya’da ilk, orta ve lise eğitiminin ardından Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fizik öğretmenliği bölümünden mezun olan Erdoğan Bozdemir, Marmara Üniversitesi’nde işletme yüksek lisansı yaptı. 1977-1978’de mezun olduğu Mudanya Lisesi’ne fizik öğretmeni olarak başlayan Bozdemir, devlet burslusu olarak 1982-1986 yılları arasında Paris’e gitti. 1986-1996 yıllarında Galatasaray Lisesi’nde, 1996-2000 yıllarında Danimarka’da eğitim müşavirliği yapan Bozdemir, özel okullarda üst düzey yöneticilik, bir dönem de Türkiye Özel Okullar Derneği Yönetim Kurulu üyeliği yaptıktan sonra geçtiğimiz şubat ayında MEF Okulları Genel Müdürü oldu.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle