GeriEğitim Köy köy müziğin peşinde
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Köy köy müziğin peşinde

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un bir süre önce farklı bir misafiri vardı. Köy köy gezerek yerel müziklerin kaydını tutan müzik öğretmeni Emre Dayıoğlu sazıyla Bakan Selçuk’un makamına gitti.

Köy köy müziğin peşinde

Daha önce de komedyen Cem Yılmaz’ın sosyal medya üzerinden “Senden tüm Anadolu razı olsun... Helal olsun... Bir milim faydam olacak ise lütfen haber et sayın hocam, belki bir vazife de bana düşüyordur” diye destek verdiği öğretmen Dayıoğlu, çocuk ve gençlerin halk müziğine ilgisini arttırmak için derslerinden kalan zamanda köyleri dolaşıp, yerel türkü ve çalgıları tanıtıyor. Antalya Kaş Turan Erdoğan Yılmaz Fen Lisesi müzik öğretmeni olan Dayıoğlu, sosyal medya kanallarında da bu kayıtları yayınlıyor. Amacı Türk halk müziğini hem tüm gençlere hem de dünyaya tanıtıp yaymak ve yaşatmak. Dayıoğlu, “Müfredat dahilinde halk müziği konularını işlerken yerel çalgıları, müzikleri ve yerel müzisyenleri de öğrencilerime izletiyorum. ‘Bizim ilgimizi çekmiyor’ diyen bir gence de rastlamadım. Ders kapsamında yoğun bir sevgi ve ilgi var. Okuldan artan zamanlarımda, Anadolu’da köy köy gezerek halk müziklerini kaydeden sıradan bir müzik öğretmeniyim. Kayıtlarımı tüm dünya tanısın, çocuklarımız da müziğimizi öğrensin istiyorum” diyor.

DOKUZ YAŞINDA SAZLA TANIŞMIŞ
Öğretmen Emre Dayıoğlu, 1988 Antalya doğumlu. Küçük yaştan itibaren müziğe ilgi duyuyor. Öğretmen olan anne-babası nedeniyle küçüklüğünden beri gezdiği Anadolu’nun birçok yerinde duyduğu müziklerden etkileniyor. Ailesi bu ilgisi üzerine 9 yaşındayken ona bir saz alıyor. Okul gecelerinde saz çalıp türkü söylüyor. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’ni bitirip 2012’de müzik öğretmeni olunca da küçük el kamerasıyla köy köy dolaşmaya başlıyor. Yıllardır neredeyse tüm tatillerinde, hafta sonlarında köylere gidiyor. 
Şu anda Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Etnomüzikoloji Bölümü’nde yüksek lisans yapan Dayıoğlu, yüzlerce köyde yerel müzik ve çalgıların kaydını yapmış durumda. 

EGE VE AKDENİZ’DE GİTMEDİĞİM KÖY AZ
Üç telli adı verilen çalgısıyla dolaşan Emre Dayıoğlu’na bu seyahatleri nasıl yaptığını sordum: “Hafta içi okuldayım, hafta sonları da öğretmenlik yaptığım yere yakın köylere gidiyorum. Her hafta sonu bir yerdeydim. Ege ve Akdeniz’de gezmediğim köy azdır. Evliyim, bir çocuğum var, aile geçindiriyorum. Açıkçası öğretmen maaşıyla bu hobimi gerçekleştirmekte artık zorlanıyorum. Maaşımdan ayırabildiğimle kendi çapımda köylere gidebiliyorum. Türkiye’de 81 ilde gezilmedik köy bırakmadan bütün müzikleri kaydetmek istiyorum. Yerel çalgıları görünce büyük heyecan duyuyorum. Kendi hard disk’im var. Bütün bu kayıtları sosyal medyada hiçbir şey talep etmeden yayınlıyorum. Çocuklar ve gençler görsün ve dinlesin istiyorum. Halk müziğine karşı yoğun ilgi ve sevgi besliyorum.”

HANİ GENÇLER HALK MÜZİĞİ DİNLEMEZDİ!
"Şu anda sosyal medyada beni binlerce insan takip ediyor, çoğu da genç. Ama gençlerin halk müziği dinleme imkânının olmadığını düşünüyorum. Müzik öğretmeni olduğum için bunu rahatlıkla gözlemledim. Özellikle öğretmen ve yetişkinlere bu güzel müziği tanıtamamışız. Sosyal medyaya bu videoları koyunca benim de beklemediğim şekilde yoğun ilgi başladı. Bu tutumumla bakış açısını değiştirdiğimi düşünüyorum. ‘Gençler sevmiyor, halk müziği dinlemiyor’ diyorlar ya, yanılıyorlar. Bağlama ve yerel çalgıları sosyal medyada dinledikçe daha çok ilgi duyuyorlar. Ben de 31 yaşında genç biriyim. Bu konuda karamsar değil, umutluyum.”

KEŞKE BÜTÜN TÜRKÜLERİ KAYDEDEBİLSEM
“KİŞİSEL olarak en çok zevk aldığım şey köylere gitmek, yerel müzikleri kayıt altına almak. Bundan maddi manevi herhangi bir beklentim yok. Kültürel anlamda Türkiye’de bütün kaydedilmemiş türküleri kayıt altına alıp aktarabilirsem, en ufak katkı sağlayabilirsem benden mutlusu yok. Gittiğim köylere misafir oluyorum, onların yemeklerini yiyip sularını içiyorum. Köylülerle gönül bağı kuruyorum. Bu arşivi de Türk gençlerine bırakmayı istiyorum. Birçok resmi ve özel kuruluştan tebrik mesajları alıyorum. Devlet memuruyum, ilerleyen süreçte bu konuda daha fazla proje yapmak istiyorum. Kendimi geliştirirken bir yandan da ülkenin müzik kültürüne katkı sağlayan projeler gerçekleştirmek en büyük hayalim.”

KÖYLERDE YEDİRİP İÇİRİP AĞIRLIYORLAR
“KÖYE gider gitmez hemen kendimi tanıtıyorum. Sazlarımı da yanımda götürüyorum. Köylüler beni oğulları, torunları gibi, sanki yıllardır tanışıyormuş gibi büyük sıcaklıkla karşılıyorlar. Çoğu zaman ‘Geç oldu, gidemezsin’ diyerek bırakmıyorlar. İletişim sıkıntısı çekmiyorum. Gittiğim tüm köylerde yedirip içiriyorlar, hatta konuk edip evlerinde yatırıyorlar. Ben de onların yerel çalgılarını dinliyor, kayıt altına alıyorum. Yıllardır hayatım böyle geçiyor, bugüne kadar hiçbir yerde bir sıkıntı yaşamadım. Yaptığım gönül işinin ne kadar değerli olduğunu gün geçtikçe daha iyi anlıyorum. Köylerde karşılaştığım müzisyen teyze ve amcaların hakkını ödeyemem.”

Yorumları Göster
Yorumları Gizle