GeriEğitim İz bırakan öğretmenler... İçleri ısıtan hikâyeler
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İz bırakan öğretmenler... İçleri ısıtan hikâyeler

Kimi okula gitmek yerine sahneye çıkmak isteyen öğrencisini eğitime yönlendirdi, kimi imkânı olmayan öğrencilerini sporla buluşturdu. Kimiyse “Yapamıyor” demedi, öğrencileri için fazla mesai yaptı, başarılı olmalarını sağladı. Hepsinin ortak noktasıysa onların eğitimden kopmasını önleyip ayakları üzerinde durmalarını sağlamak. 24 Kasım Öğretmenler Günü’nün ardından bu öğretmenlerden birkaçına yer verdik. İşte onlardan bazılarının hikâyeleri:

İz bırakan öğretmenler... İçleri ısıtan hikâyeler

İz bırakan öğretmenler... İçleri ısıtan hikâyeler

ÖĞRENCİSİNİN YOLUNU DEĞİŞTİRDİ ÜNİVERSİTELİ YAPTI
Kırklareli Valiliği’nin yürüttüğü ‘Umutlu Yarınlar’ projesinin öğrencilerinden biri olan Öykü Kaçar, Bilal Yapıcı Güzel Sanatlar Lisesi son sınıfta maddi imkânsızlıklar nedeniyle okulu bırakıp, sahnede şarkı söyleyecekti. 18 yaşını doldurmamasına rağmen alkollü bir mekândan sahne teklifi aldığını söyleyen Öykü’yü bu kararından okul müdürü Gamze Pekkan vazgeçirdi. Öykü, hayatını farklı bir yöne doğru iten bu kararıyla şimdi Edirne’de Trakya Üniversitesi Müzik Öğretmenliği Bölümü’nde okuyor. 15 yıllık müzik öğretmeni Gamze Pekkan, şunları söyledi:

POLİSE ŞİKÂYET ETTİM
“Sosyal medyada Öykü’nün bir mekânda sahne alacağının afişini gördüm. Üniversiteye hazırlanması gerekiyordu. O yüzden bunu yapmasına izin veremezdim. Polis çocuk şube müdürünü aradım. O sahneden o akşam insanların gözü önünde alınmasını istiyorum dedim. Bir daha bu tarz yerlerde çıkmaması için.’ Merak etmeyin’ dediler. Öykü bunu duymuş, yanıma gelerek konuşmak istediğini söyledi. Maddi yetersizlikleri olduğunu, anne babasının ayrıldığını anlattı. ‘Arkadaşım da teklif edince ben kötü olacağını düşünmedim’ dedi. ‘Karar sana kalmış, sanma ki derslerin iyi olur’ dedim.

NOTLARI YÜKSELDİ
Sahneye çıksa bile bu işin peşini bırakmayacağımı söyledim. ‘Şarkı söylemeyi çok seviyorum’ dedi. Üniversite okuyunca gelecekte profesyonel olarak bu işi yapabileceğini, ama o yaşta yanlış olduğunu anlattım. İkna oldu. O zamana kadar derslerine çok önem vermiyordu, sonrasında notları yükseldi, takdir aldı. Sözümüzü dinledi, şimdi üniversitede okuyor. ‘Umutlu Yarınlar’ Vali Bey’in himayesinde başlatılan, amacı çocukların okula devamlılığını sağlamak olan bir projeydi. Başardık, karşılığını aldık. Öğrenciler sosyal etkinliklere katıldı. Artık kendilerini daha iyi ifade edebiliyorlar.

İz bırakan öğretmenler... İçleri ısıtan hikâyeler

ÖĞRETMENİMİ DİNLEDİM, MUTLUYUM
- Öykü Kaçar: Lisedeyken paraya ihtiyacım vardı. Son sınıftaydım, alkollü bir mekândan sahne almam için teklif geldi. Gitmek istedim. Gamze hocam duymuş gitmemem, okula devam etmem konusunda ısrar etti. Konuşması beni etkiledi, haklı olduğunu anladım. Eğer sahne almaya gitseydim, okuldan soğurdum, gitmezdim. Üniversite sınavına hazırlanmaya başladım. İstediğim üniversitede istediğim bölümü kazandım. Şu anda çok mutluyum. Okulumu bitirip müzik öğretmeni olarak atanmak istiyorum. İlk hedefim iyi, örnek bir öğretmen olmak.

ÖNCE KAFALARDAKİ ENGELLERİ AŞTI

İz bırakan öğretmenler... İçleri ısıtan hikâyeler

Hakkari Yüksekova’daki Esenyurt İlkokulu öğretmeni Bedirhan Kurt, öğrenme güçlüğü çeken 11 öğrencisiyle okul saatleri dışında da çalışıp, öğrencilere uygun öğrenme metotları uygulayarak onları altı ay gibi bir sürede akranlarının seviyesine getirdi. Türkiye genelinde düzenlenen Deneyap Teknoloji Atölyesi Şampiyonası’nda bu öğrencilerin ikisi finale kaldı. “Gerekli ortam ve şartlar sağlandığında her çocuğun öğrenmesi mümkün” diyen Bedirhan öğretmen, süreci şöyle anlattı:

“24 kişilik sınıfımda öğrenme güçlüğü çeken 11 öğrencim vardı. 4’üncü sınıftaydılar ama okuma yazmaları yok denecek kadar kötüydü. Disleksi olan vardı aralarında. Bu öğrenmeyi zorlaştırır. Aslında öğrencilerim zekiydiler. Okula erken geldim, ayrı çalışmalar yaptık. Öğrencilerin seviyesine göre farklı stratejiler kullanarak öğretmeye çalıştım. 5, 6 ayda kendi akranlarının seviyesine çıktılar.

İKİSİ FİNALE KALDI
Türkiye genelinde düzenlenen Deneyap Teknoloji Atölyesi Şampiyonası’nda bu öğrencilerimden ikisi finale kaldı. Bu başarının videosunu çekip sosyal medyaya yükledim. Bunu gören bir iş insanı masa, sıra, 10 bilgisayar, fotokopi makinesi, akıllı tahta gönderdi. Tamamen teknolojik bir sınıf oldu. Öğretmen arkadaşlarımdan ricam, öğrencilerin her birinin kendi çocukları gibi düşünsünler.” 

SPORLA FARK YARATTI

İz bırakan öğretmenler... İçleri ısıtan hikâyeler

12 yıllık beden eğitimi öğretmeni Serdar Durer, dokuz yıldır Bitlis’teki Hikmet Güler Fen Lisesi’nde görevli. Atletizm dalında eski milli sporcu olan Durer, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) milli sporcu atama kontenjanıyla öğretmen oldu. Uluslararası yarışmalarda Türkiye’yi temsil eden Durer’in, Türkiye ve Balkan şampiyonlukları da bulunuyor.

Öğrencilerini sporla tanıştıran Serdar öğretmen, şimdi yeni şampiyonlar çıkarıyor. Bir öğrencisi atletizm alanında Avrupa şampiyonu olan Durer, çalışmalarını şöyle anlattı:
“1993’ten 2011’e kadar atletizmle ilgilendim. Türkiye ve Balkan şampiyonluklarım da var. Şimdi Bitlis il genelinde çalışmalar yapıyoruz. Yetenekli çocukları güreş, futbol neye ilgisi varsa ona göre spor alanlarına yönlendiriyoruz. Bitlis’te spor kulüplerinin az olması keşfettiğimiz çocukların imkânlarını hedeflediğimiz noktaya taşımada eksik kalıyor. Sporcu öğrencilerimle farklı etkinlikler de yapıyoruz.

ÖĞRENCİSİ ŞAMPİYON OLDU
Bulunduğumuz yerde çok fazla kahvehane var. Buralara kitap köşeleri yaptırdık. Gençlere, yaşlılara kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için çabaladık. Sporla ilgilenen çocukların zihinleri de açılıyor. Bir öğrencimiz okula sonuncu sırada girip, spor yaptığı sürede okul birincisi oldu. Üniversite sınavında derece yaparak ilk 500’e girdi ve Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandı. Bir öğrencim ise atletizmde Balkan ve Avrupa şampiyonu oldu.”

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle