GeriEğitim ‘İnsanı tarih değil edebiyat anlatır’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘İnsanı tarih değil edebiyat anlatır’

1970’ten beri Türk edebiyatına bir çok eser kazandıran İnci Aral, üniversite öğrencileriyle buluştu. İnsanı en iyi anlatının tarih değil edebiyat olduğunu söyleyen Aral’ın öğrencilere bir de tavsiyesi vardı: “İçinizdeki cevheri keşfedin.”

‘İnsanı tarih değil edebiyat anlatır’

İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi, 1970’ten günümüze birçok öykü ve roman yazan İnci Aral’ı misafir etti. Aral, eserleri kadar yazarlık macerasını da anlattığı söyleşisinde insanı en iyi anlatanın tarih değil edebiyat olduğunu söyledi. Üniversinin İletişim Fakültesi Medya Bölümü öğrencilerinin yayını olan Eşik Dergisi tarafından düzenlenen ‘Kıran Resimleri’nden Bugüne’ başlıklı etkinlikte yazar İnci Aral, insanlık tarihinin büyük bir bölümünün ünlü yazarların eserlerinden öğrenildiğini belirtti. Aral, “Dostoyevski, Tolstoy, Dickens gibi isimler romanlarıyla sadece insanları değil insanlığı da anlatır. Biz insanı, insanın duygularını büyük eserlerle öğrendiğimiz gibi belli dönemleri ve o döneme özgü olayları da dev eserlerle anlayabiliriz” dedi.

‘MARAŞ’TA İNSANLIĞIMI SORGULADIM’
İlk kitabını yazarken ülke gündeminde farklı sorunların olmasına rağmen kadın sorununa odaklandığını belirten Aral, şunları anlattı:
“‘Ağda Zamanı’ isimli eserin ismini Atila İlhan verdi. ‘Kıran Resimleri’ adlı kitabımda Maraş Olayları’nı ele aldım. Olayların üzerinden bir yıl geçtikten sonra neler yaşandığını anlamak üzere Maraş’a gittim ve tanıklıkları dinledim. Döndükten sonra ise etkisinde kaldığım için hemen yazamadım. İnsanın insana ne yapabileceğini görmek sizin kendi insanlığınızdan kuşkulanmanıza neden oluyor.

KENDİ İÇİMDE ÇELİŞKİ YAŞADIM
Bu noktada kendi içimde bir ayrıma düştüm. Öyle bir noktaya geldim ki ya kadın öykülerine odaklanmaya devam edecektim ya da memleketimin sorunlarına eğilecektim. İçinde yaşadığım dünyayı anlamaya yönelik bir bilinç uyandı içimde. Ondan sonra da roman ya da öykü formunu kullanmak istemediğimi hissettim. Olaylara farklı açılardan yaklaşmak ve her birini bir kahraman üzerinden işlemek daha mantıklı diye düşündüm.

KENDİNİZE KİM OLDUĞUNUZU SORUN
Gelişen ve değişen dünyada ayakta kalmak, fark yaratmak ve mutlu olmak için en iyi olmaya çalışmak gerekiyor. Yeni nesil rekabet ortamında var olmak zorunda. Gençleri robotlardan farklı kılacak ve işsiz kalmalarını engelleyecek tek şey kendi cevherlerini keşfetmeleri. Bu cevher hepimizin içinde var. Tek yapmamız gereken kendimize ‘Ben kimim ve neyi en iyi yapabilirim?’ diye sormak.”

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle