GeriEğitim Gündüz lise gece dünya devlerine film müziği
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gündüz lise gece dünya devlerine film müziği

16 yaşındaki liseli Özgür Doğa Tuna, yaptığı film müzikleri ile dünya devi şirketlerin gözbebeği oldu.

Gündüz lise gece dünya devlerine film müziği

Netflix’in filmlerinin bozulmuş ses efektleri ve frekanslarını düzenleyen, birçok mecradaki filmlere müzik yapan Özgür, 21 kişilik bir ekip kurdu. Ortalama 10-15 bin lira kazanıyor. Bu kazancı ile kendisine iki daire aldığı gibi üniversitelilere ve ilkokul öğrencilerine de burs veriyor. “Müziğe can verebiliyorum” diyen Özgür, Ankara Güzel Sanatlar Lisesi birinci sınıfta okurken bir yandan da Berklee’den online dersler alıyor.

MÜZİĞE 10 YAŞINDA GİTARLA BAŞLADI
Özgür Doğa, gitarla yedi yaşında tanıştı. Ancak müzik öğretmeninden umduğu motivasyonu bulamadı. “Ben gitarı çok iyi çalacağım. Herkes gibi hocam da görecek” diyerek hırslandı. Ders aldı, istediği seviyeye geldi. Artık kendisini gitarla ifade edebildiğinde 4’üncü sınıftaydı. Bu arada Londra’daki bir müzik okulunun sınavlarına girmek için kursa yazıldı. Bu okulun sınavını da başarı ile verip, sertifikasını aldığında artık gitarla tüm eserleri çalabiliyordu. “10-11 yaşında kendimi ifade edemediğimde yeni tanımaya başladığım gitarıma koşuyordum” diyen Özgür, ortaokula geçtiğinde onu beğenmeyen müzik öğretmenine kendini ispat ettiği için mutluydu.

“Gitara başlama sebebim onu çalabilme hırsıydı. Sonra kendimi müzikle daha iyi ifade edebildiğimi gördüm. Müziğe duygularımı, düşüncelerimi tam şekilde yansıtabiliyorum” diyen Özgür, ortaokulu bitirdiğinde “Müzikle yaşamak istiyorum” diyerek tercihini Ankara Güzel Sanatlar Lisesi’nden yana yaptı. Piyano, şan ve gitar eğitimi alırken, bir öğretmenin odasında keşfettiği kayıt cihazları yol haritasını değiştirdi. Müzik ve kayıt teknolojisi artık yeni tutkusu olmuştu.

Öğretmen annesi oğlunun müzik öğretmeni olmasından yanaydı. Ama Özgür’ün hedefi özgürce beste yapmak, eserlere can verip kendi yaşadıklarını yorumlamaktı. Amatör bir kayıt sistemi alarak adım adım öğrendi. Mutfak masasının üzerinde uzun süre çalıştı. Hem bu yeni sisteme çalışmak, hem lise onu zorladı. İşi çözdüğünde artık dokuz projesi hazırdı. Yaptığı besteleri müzik teknolojisi sayesinde dile getirdi.

14 YAŞINDA STAJ TEKLİFİ ALDI
Projelerini elektronik posta yoluyla dünyaca ünlü bir şirketin Türkiye temsilciliğine gönderdi. İki gün sonra “Bestelediğin müziği çok beğendik. Seninle ne zaman görüşebiliriz?” diye cevap gelince şaşkınlıktan ağladı. Annesi ile İstanbul’daki ofise gitti. Karşılarında 13-14 yaşındaki çocuğu gören şirket yetkilileri önce müziği Özgür’ün yapıp yapmadığını anlamak için ‘iz dosyası’nı istedi. Sonra staj teklif edip, stüdyo ayarladılar. Özgür, bir süre sonra kendisinden büyük grup arkadaşları ile stüdyo kurdu. Piyano, bateri, gitarda onlar oturdu, Özgür’ün görevi aranjörlüktü ve daha 15 yaşındaydı. Bu arada yine aynı şirket kendisine temsilcilik önerdi. 18 yaşından küçük olduğu için bir şef bulundu. Projeler büyüdü. Düzenli para almaya başladı. Kendisine bir de müzik direktörü atandı.

BERKLEE’DE ONLINE MÜZİK EĞİTİMİ
Ve ABD’de Berklee College of Music’de online lisans prodüktörlük derslerine başladı. Okul, Amerika’ya çağırdı. Ancak ailesi şimdilik izin vermedi. Müzik teknolojisinde başarılı bu üniversitede, online eğitimi sürüyor. Gündüz lisesinde derslere katılan, 16.30’da okuldan stüdyoya metro ile gidip, bazen sabaha kadar burada çalışan Özgür, “Bazen hiç uyumadan sabah okula gidiyordum. Zombi gibi geziyorum” diyor.

DAHA 16 YAŞINDA ÇOCUĞUM
“Daha 16 yaşında çocuğum, o kadar mutluyum ki! Berklee’ye kayıt yapınca kendimi bir yerde görebilmiş, hayallerim olmuştu. Yaptığım projeler beğeniliyor. Çalıştığım şirket bunu film şirketlerine gönderiyor. Film müziklerine bayılıyordum. Zaten bir filmde müzik olmazsa insanlar hiçbir şekilde etkilenemez. Bir filmi film yapan müzikleridir. O duygudur, düşüncedir. Film ve müzik yapımcısı olmayı çok istiyordum. Amerika’da aldığım dersler de buna destek oldu. Oradaki profesör ve şefler çok yardım etti.”

21 KİŞİLİK EKİBİM VAR
“21 kişilik ekibim var. Şirket bana bir konu veriyor. ‘Biz şu duyguyu vurgulamak istiyoruz’ dediklerinde günlerce verilen konuyu yaşıyoruz. En az bir hafta bana verilen konuyu çalışıyorum, kendim yaşamaya çabalıyorum. Çünkü müziği yaşamadan yaparsan karşındaki kişiye de yaşatamazsın. Çalışma sonrası grubumla bilgisayar başına geçip düşünüp, senaryo yazıyorum. Piyanonun başında hangi duyguyu vermem gerekirse o sesleri buluyorum. Ve sonunda hiç tanımadığımız birine müziği dinletip, ne hissettiklerini öğreniyoruz. Olmamışsa bir daha çalışıyorum. İnsanları etkileyebiliyor, odaklayabiliyorsak işimiz bitiyor.”

BENDEN BÜYÜKLERE BURS VERİYORUM
“Projelerimden aldığım kazanç artınca nasıl değerlendireceğimi düşündüm. 16 yaşındayım, saçma şeylere de harcamak istemiyorum. Aldığım paranın bir kıymeti var. Arkadaşlarımla birlikte bir havuz yaptık. Herkes bir para attı. Ben de aldığım paranın yüzde 50’sini bir kenara koydum. Burs vermeye başladık. Şu anda 3 üniversiteli, 7-8 ilkokul öğrencisine destek oluyorum. Ayrıca grup olarak köy okullarına enstrüman yardımında bulunuyoruz. Biriktirdiğimin bir kısmını ihtiyacı olan kişilere vermek o kadar mutlu ediyor ki beni. Ayrıca iki ev aldım. Birini stüdyo yaptık. Ayda ortalama 10-15 bin lira kazanıyorum. Daha çok kazanırsam kendim için de ayıracağım bir kısmını. Ama şu an daha çocuk olduğum için kendim harcamam. Ne alabilirim ki! Neden gereksiz şeylere para harcayayım? Onun yerine insanların gülüşünü görebilmek, onları mutlu etmek daha önemli. Yardıma ihtiyacı olanlara, gençlere, okuyan kişilere daha çok yardım edeceğim.”

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle