GeriEğitim Hayallerinizden vazgeçmeyin
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hayallerinizden vazgeçmeyin

Kimisinin ailesi okumasına izin vermiyor, kimisi tek göz evde ders çalışacak yer bulamıyordu. Kimisinin bir test kitabı dahi yoktu. Tüm bu ‘yoklar’ içinde onlar başarıya ulaştı, üniversiteye gitti, öğretmen oldu. Şimdi hepsinin tek bir amacı var, kız çocuklarına yardım etmek, okumalarını sağlamak ve destek olmak. Önlerine çıkan zorlu yolları tek tek aşan kadınlar Hürriyet’e konuştu.

Hayallerinizden vazgeçmeyinHayallerinizden vazgeçmeyinOKUMAK İÇİN AYRILDIĞI KÖYÜNDE ŞİMDİ ÖĞRETMEN
GÜMÜŞHANE Kelkit ilçesinin Çamur köyünde sekiz kardeşin en küçüğüydü Tülay Doğan. Doğuştan yüzde 24 engelliydi, babası hasta olduğu için çalışamıyordu, maddi imkânsızlıklar da cabası... Tülay Doğan, okumak için ayrıldığı köyünde şimdi ücretli öğretmenlik yapıyor: “İlkokul ve ortaokulu köyde tamamladım. Ailem okutmak istemiyordu. Köyde sadece erkekleri okutmuşlar, kız yok. Hocalarımla görüştüm. ‘Ailemle konuşur musunuz?’ dedim. Ailem güvendiği, sanırım engelli olduğum için de sıkmadı beni. 2005’te ilçe merkezindeki liseye başladım. 15 yaşındaydım. O zamana kadar köyden hiç çıkmamıştım. Yurt yoktu önce. Aydın Doğan Vakfı’nın aşevi vardı. Üst katında kalıyorduk. Daha sonra yurt yaptılar. Yardım geliyordu. Okul kıyafetlerini de yurt veriyordu. 2009’da Atatürk Üniversitesi felsefe bölümünü kazandım. Şimdi köyümde üç yıldır ücretli olarak sosyal bilgiler öğretmenliği yapıyorum. Hayatta çok zorlandığım zamanlar oldu. Ama yılmadım. Kız çocuklarının okumasını çok destekliyorum. Hayat çok uzun bir yol. Geleceği planlamak, güzelleştirmek elimizde. Bu kadar sıkıntının üstesinden ben gelebildiysem, benden daha iyi durumda olanlar da gelebilir.”

Hayallerinizden vazgeçmeyin


ANNEMİN UNUTAMADIĞIM SÖZÜ
ADANA’da 19 yıldır öğretmenlik yapan Elif Akar, ilkokulu, ortaokulu köyde okudu. Dört kardeşiyle tek göz odalı evde yaşıyordu. “Okumaktan ve öğrenmekten hiç yılmadım” diyor Akar ve şunları anlatıyor: “Bir gün bu köye okumuş ve kendi ayakları üzerinde durarak döneceğim diye söz verdim kendime. Kışın ortasında naylon ayakkabı giyen annemin komşumuza ‘Sizin oğlanın geçen yıldan kalan üniversiteye hazırlık kitapları varsa Elif onlarla çalışsın’ sözünü hiç unutmuyorum. Dinlediğim radyo programından da hediye kitap kazandım ve bu şartlarda üniversiteye girdim. Dershanelerde 6 yıl rehber öğretmenlik yaptım. Rehberlik ve psikolojik danışman öğretmeni olarak atandım. Annemi trafik kazasında kaybettim. Terapi eğitimleri aldım. Psikoterapi, kişilik-iletişimini içeren uluslararası eğitimlerle ilgilendim. Şimdi madde bağımlısı olan, sokakta yaşayan, istismara uğrayan gençlerle ilgileniyorum. Okumayan kızlara yardım ediyor, derneklerde çalışıyorum. Zor koşullarda okuyan kızlara mesajım şu: Hayallerinizi takip edin, yılmayın. ‘Kocaman bir ağaç bir tohumla, en uzun yolculuklar bir adımla başlar’ denir, bu söze inandım. Acılara, ruhsal yaralanmalara rağmen insanın içinde dayanma gücü var. Hayallerinize inanın...”

Hayallerinizden vazgeçmeyin


TEK İSTEĞİM VAR KIZ ÇOCUKLARI OKUSUN
Gülseren Alkan /Karaman Sarıveliler Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu Türkçe öğretmeni: “Anne-babam ilkokul mezunu, hayvancılıkla geçiniyorduk. Babamın geçirdiği rahatsızlık nedeniyle ayak parmakları kesilince çocukken çalışmaya başladım. Annemle tarlalarda çalıştık. Anadolu lisesini dereceyle kazandım ancak çalışmam gerektiği için okulu bıraktım. 15 yaşında tezgâhtarlıktan garsonluğa, montaj işçiliğinden hafriyat şirketinde çalışmaya kadar ne iş bulduysam yaptım. Bir yandan da açıköğretim lisesine de kaydoldum, liseyi bitirdim. Kendi imkânlarımla sınava hazırlandım ve Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi’ni kazandım. Araştırma görevlisi oldum. KPSS’de derece yapıp öğretmenliğe başladım, beşinci yılımdayım. Çok zorlu bir süreçti ancak yılmadım, inandım. Azmetmek, inanmak ve çalışmak beni hayallerime kavuşturdu. Kızların okuması için aileleri ikna turlarına çıkıyorum, kitaptan giyime kadar ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyorum. Herkes okur, öğretmen olur. Ben öğretmen oldum, dünyam değişti. Şimdi tek isteğim kız çocuklarının okuması. Okusunlar, onlar da başkalarının dünyasını değiştirsinler, güzelleştirsinler.”

Hayallerinizden vazgeçmeyin


'KIZLAR OKUMAZ' DİYORLARDI
ESRA Tangolar , Adana Yumurtalık Atatürk Ortaokulu’nda müdür, İngilizce öğretmeni: “8 kardeşiz. Annem ev hanımı, babam işçiydi. Çevremizde ‘Kızlar okumaz’ görüşü hâkimdi. Babamın desteğiyle önyargıları yenip üniversiteyi kazandım. İkinci sınıfta ara verdim ve bir yıl sonra evlendim. Eşim, eğitimimi tamamlayacağıma söz vermişti ancak öyle olmadı. İki çocuk dünyaya getirdim. Eşimin ‘Okulun kapısından giremezsin’ sözlerine rağmen gizli gizli ders çalışarak af sınavına girdim. 2 yıl kaydımı dondurmam gerekti. Ama yılmadım ve eğitimimi tamamladım. İlerleme ancak kız çocuklarının da ayrım yapılmadan eğitilmesiyle mümkün.”



Yorumları Göster
Yorumları Gizle