GeriEğitim Gençler ‘öteki’ komşu istemiyor
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gençler ‘öteki’ komşu istemiyor

Gençler ‘öteki’ komşu istemiyor

Bir vakıf üniversitesinin TÜBİTAK desteğiyle yaptığı araştırmaya göre, gençlerin yüzde 90’ı kızlarının ‘diğer gruptan birisiyle evlenmesini’ kabul etmeyeceğini söylüyor. Yüzde 80’ı ‘öteki’ komşu istemezken, yüzde 84’ü de , çocuklarının çocuklarıyla arkadaşlık etmesini istemiyor. Tiyatro gibi etkinliklerde bulunan üniversiteliler daha az ötekileştiriyor. Gençlerin grup dışlanması yaşadığı yerler arasında üniversiteler de bulunuyor.

Gençlerin yüzde 90’ı ‘kızlarının diğer gruptan birisiyle evlenmesini’ kabul etmeyeceğini söylüyor. Tiyatro gibi etkinliklere katılan gençler daha az ötekileştiriyor. Üniversiteliler en çok eşcinsel, ateist ve başka dinden olanları kendilerine uzak hissediyor. Bunlar, İstanbul Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin TÜBİTAK desteğiyle 2015-2017 yıllarında yürüttüğü ‘Diğeri ile Karşılaşmada Ötekileştirme/meyi Anlamak: Türkiye’de Gençlerle Empati ve Eşitliği Tartışmak’ konulu araştırmasının sonuçlarından sadece birkaçı. Ötekileştirmenin nasıl ve hangi belirleyiciler etrafında geliştiğini, hangi biçimlerde kurgulandığını ortaya koymak, ötekileştirme mekanizmasının nasıl işlediğini anlamak amacıyla yapılan çalışmanın sonuçları ‘Biz’liğin Aynasından Yansıyanlar: Türkiye Gençliğinde Kimlikler ve Ötekileştirme’ başlığıyla kitap olarak da basıldı. Araştırma için 2015’te 37 kişiyle derinlemesine görüşmeler, 2016’da 5 ayrı kimlik grubundan gençlerle odak gruplar yürütüldü. Ayrıca Nisan-Mayıs 2017’de Türkiye’nin 18 ilinde 18-29 yaş aralığındakileri temsil eden 1.224 gençle yüz yüze anketler yapıldı.

Gençlere bir dizi kimlik sayılıp bunlardan ne sıklıkla ‘biz’ diye bahsettikleri sorulduğunda; birinci sırayı yüzde 94’le aileleri, ikinci sırayı yüzde 76’yla Türkler aldı. Hemşeriler yüzde 57 oranında belirtilirken, diğer oranlara sahip kimlikler ‘Eğitimli İnsanlar’ (yüzde 69), ‘Atatürkçüler/Kemalistler’ (yüzde 52), ‘Laikler ve Modern İnsanlar’ (yüzde 49), ‘Dindarlar’ (yüzde 45) ve ‘Muhafazakarlar’ (yüzde 36) oldu.

TÜRK’ÜM DİYENLER İLK SIRADA
Gençlere sıklıkla ‘biz’ diye nitelendirdikleri kimlikler sayılıp, en fazla hangisinin dahil oldukları grubu en iyi tanımladığı sorulduğunda ise birinci sırada yüzde 23’le Türkler, ikinci sırada yüzde 12’yle Atatürkçüler/Kemalistler ve üçüncü sırada da yüzde 10’la Kürtler ve Dindar İnsanlar geldi. Yüzde 9’luk bir kesim herhangi bir kimlik tercihi belirtmedi.

Gençler, dışlandıklarında kötü muamele gördükleri yerleri şöyle sıraladı: Yüzde 23 devlete iş başvurularında, yüzde 21 karakollarda, yüzde 19 devlet dairelerinde, yüzde 17 üniversitelerde, yüzde 16 okullarda, yüzde 14 hastanelerde, yüzde 13 lüks mağazalarda.

YÜZDE 90 KIZIMI VERMEM DİYOR
Gençlerin yüzde 90’ı ‘kızlarının diğer gruptan birisiyle evlenmesini’ kabul etmeyeceğini söylerken, çocuklarının çocuklarıyla arkadaşlık etmesini istemeyenlerin oranı yüzde 84 oldu. Yine yüzde 84’lük bir kesim diğer grup üyeleriyle iş yapmayacağını belirtti. Komşu olarak istemeyenlerin ve o gruptan birini işe almayı düşünmeyenlerin oranı yüzde 80. Bu da gençler arasında sosyal mesafenin yüksek olduğunu gösterdi.

TEHDİT ALGISI VAR
Türkiye’nin ahlaki değerleri ve geleneklerinin ‘uzak durulan grup’ yüzünden tehdit altında olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 61, birlik ve bütünlüğüne bir tehdit oluşturduğunu düşünenlerin oranı yüzde 59 ve yaşam tarzının tehdit altında olduğuna inanların oranıysa yüzde 57 oldu.

 

EN ÖTEKİLER
Gençlerin ‘diğerleri’ olarak gördükleri, ötekileştirdikleri grupları anlamak amacıyla kendi gruplarına hangilerinin uzak olduğunu belirtmeleri istendi. En uzak hissedilen gruplar şöyle sıralandı:

-Eşcinseller (yüzde 89)
-Ateistler/Dinsizler (yüzde 86)
-Başka dinden olanlar (yüzde 82)
-Azınlıklar (yüzde 75)
-Aşırı dinciler (yüzde 74).

ARAŞTIRMANIN DİĞER BULGULARI ŞÖYLE
- Gençlerin kendi gruplarının üstünlüğüne duydukları inanç arttıkça, diğer gruplara karşı ötekileştirme algıları yükseliyor.
- Siyasal katılımın oy verme, siyasi partilere üyelik gibi geleneksel yöntemleri, dışlamayı artırıyor.
- Gençlerin sahip oldukları kimlikle daha fazla özdeşleşmeleri, daha fazla ötekileştirme tutumu göstermelerine yol açıyor.

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle