GeriEğitim Geleceğimiz mühendislere emanet
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Geleceğimiz mühendislere emanet

Mühendislik yerli teknoloji geliştirmek, üretimi artırmak ve gelişmişlik ve refah seviyesini yükseltmek için önemli bir meslek. Ülkemizin ve dünyanın geleceği iyi yetişmiş mühendislere emanet. Bu yazıda mühendislik ne tür yetkinlikler gerektirir ve mühendislik eğitiminin geleceği ile ilgili konulara değineceğim.

Geleceğimiz mühendislere emanet

MÜHENDİSLİK NE TÜR YETKİNLİKLER GEREKTİRİR?
Mühendislik teknik bir alan ve doğal olarak mühendislik öğrencilerinin üstün teknik yeteneklere sahip olması bekleniyor. Teknik yetenekler denince akla ilk gelenler,
- Matematik, fizik, kimya, ve biyoloji gibi temel bilimlerde sağlam bir altyapı,
- Kavramsal (soyut) düşünebilme,
- Problem çözebilme ve yaratıcılık yetenekleri oluyor.

Günümüzde bunlara ek olarak tüm mühendislik alanları için,
- Algoritmik düşünmek ve iyi bilgisayar programlama ve
- Hem İngilizce hem de Türkçe olarak etkin rapor yazma ve sunum yapma yeteneklerini de eklememiz gerekiyor. Eğer öğrenci deneysel bir alanda uzmanlaşmak isterse o zaman laboratuvar yetenekleri ve el beceresi de gerekli yetenekler listesine eklenmeli.

İYİ BİR İŞ İÇİN BU BÖLÜM TERCİH EDİLİYOR
Öğrenciler neden mühendis olmak ister ve mühendislik eğitimi alanlar neler yapabilir? Öğrencilerin çoğunluğu mühendisliğin nasıl bir eğitim veya nasıl bir meslek olduğunu tam bilmeden, iyi bir iş sahibi olmak amacıyla mühendislik fakültelerini tercih ediyor. Sonuçta mühendislik mezunlarının kariyerlerine değişik şekillerde devam ettiklerini görüyoruz.

Örnek olarak;
- Yüksek lisans ve doktora yaparak araştırmacı veya akademisyen olarak,
- Teknoloji şirketlerinde bir süre mühendis olarak çalıştıktan sonra yöneticilik yaparak,
- Piyasada sektör dışında çalışarak,
- Girişimci olarak ve kendi işlerini kurarak çalıştıklarını gözlemliyoruz.

Temel mühendislik eğitimi bilimsel düşünmeyi, problem çözmeyi ve hayat boyu sürekli öğrenmeyi öğrettiği için iyi bir mühendislik eğitimi almış olan mezunlar, bütün bu değişik işleri başarıyla yapabiliyor. Örneğin; birçok şirketin pazarlama ve satış pozisyonlarına veya bazı bankaların mühendislik eğitimi almış elemanları tercih ettiklerini görüyoruz.

MÜHENDİSLİK EĞİTİMİ NASIL OLMALI?
Türkiye’de akredite olmuş tüm mühendislik programları MÜDEK tarafından belirlenmiş koşulları sağlamak zorunda olmakla beraber, bu şartları sağlayan değişik ders planları tasarlanabilir. Farklı üniversitelerin bu konuya yaklaşımları ve ders planları farklı.

Benim bu konudaki görüşüm; çoğunluğu zorunlu derslerden oluşan tek tip bir mühendislik eğitim programı yerine değişik kariyer hedefleri olan öğrencilerin tümünün ihtiyaçlarını karşılayabilecek ‘öğrenciye göre kişiselleştirilebilen’ bir mühendislik ders planı sunulması.

Mühendislik eğitimin kişiselleştirilmesi ders planında zorunlu temel alan mühendislik derslerinin yanı sıra yeterli sayıda ‘alan seçmeli’ ve ‘serbest seçmeli’ derslerin bulunmasıyla sağlanabilir. Alan seçmeli dersler, öğrenciye kendi mühendislik dalında istediği bir konuda uzmanlaşma veya proje tabanlı eğitim alma şansı verirken, serbest seçmeli dersler, öğrencinin fakülte dışından örneğin; ekonomi, pazarlama, hukuk veya girişimcilik gibi, dersler almasına olanak tanır. Tabii, isteyen öğrenciler serbest seçmeli derslerini de kendi alanlarından seçip son derece üst seviyede teknik bir eğitim alabilir.

BİLGİSAYAR BİLİMLERİ VE YAPAY ZEKANIN ETKİSİ
Son yıllarda bilgisayar bilimleri ve yapay zeka alanlarında ortaya çıkan yeni gelişmeler elektronik haberleşme mühendisliğinden, endüstri mühendisliğine ve kimya-biyoloji mühendisliğine kadar tüm mühendislik alanlarında yeni gelişmelere yol açıyor. Bu da bizi disiplinler arası mühendislik eğitimi yönünde ilerlemeye yöneltiyor.

Disiplinler arası mühendislik eğitimi vermenin bir yöntemi ‘çift anadal’ veya ‘yandal’ programları. Yukarıda belirtmiş olduğum seçmeli dersler vasıtasıyla öğrenciler çift anadal ve yandal programlarına, örneğin; elektrik elektronik ve bilgisayar mühendisliği veya endüstri ve bilgisayar mühendisliği gibi çift anadal programlarına yönlendirilebilir.

Bir diğer yöntem disiplinler arası proje tabanlı eğitim. Değişik mühendislik branşlarından öğrencilerin bir araya gelmesiyle oluşturulan takımların birlikte yürüttükleri proje çalışmalarında öğrencilerin hem takım çalışması yeteneği kazanması hem de birbirlerinden değişik konuları öğrenmeleri sağlanıyor.

MÜHENDİSLİK EĞİTİMİNİN GELECEĞİ KONUSUNDA DÜNYADA NASIL GELİŞMELER OLUYOR?
Bu konuda dünyada son yıllarda çeşitli çalışmalar gerçekleştirildi. En son gelişmeler, ABD’de Massachusetts Institute of Technology (MIT) tarafından hazırlanan bir raporda özetleniyor. Bu rapordaki bulguları yeni mühendislik eğitiminin yukarıda ifade etmiş olduğum gibi disiplinler-arası öğrenci-merkezli proje-tabanlı eğitim olacağı ve eğitim programının amacının öğrenciye bilgi yüklemek yerine düşünmeyi, yaratıcılığı, öğrenmeyi ve yapmayı teşvik etmek olacağını belirtiyor. Ülkemizin ve dünyanın geleceği iyi yetişmiş mühendislere emanet.

PROF. DR. MURAT TEKALP KİMDİR?
Murat Tekalp, 1958'de İstanbul'da doğdu. Lise öğrenimini 1976 yılında Kadıköy Maarif Koleji'nde tamamladıktan sonra, lisans diplomasını Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Mühendisliği ve Matematik bölümlerinden aldı. Yüksek lisans ve doktorasını ABD Rensselaer Polytechnic Institute'nde tamamladı. 1987'de Rochester Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olarak göreve başladı. Sırasıyla 1990'da doçentlik, 1995'te profesörlük, ve 2000'de de 'Distinguished Professor' unvanlarını aldı. 1992-1993'te Bilkent ve1999-2000'de ise Sabancı Üniversitesi'nde misafir öğretim görevlisi oldu. Yurt dışında çeşitli dergilerde yardımcı editörlük ve teknik komite başkanlığı yaptı.Tekalp çalışmalarını Koç Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nde sürdürüyor.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle