GeriEğitim Ezberlemeyin adım adım öğrenin
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ezberlemeyin adım adım öğrenin

ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampüsü Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı Bölüm Koordinatörü Doç. Dr. Aslı Bugay Sökmez, matematik kaygısının sadece Türkiye’de değil, dünyada yaygın bir sorun olduğunu dile getiriyor. Sökmez, yaklaşık 60 yıldır bu alanda bilimsel çalışmalar yapılıyor olmasına rağmen matematik dersine katılım ve ortalama başarının düşük olmasının tüm dünya için endişe verici olduğu düşüncesinde. Doç. Dr. Sökmez, “Matematiğin bazı yönlerini kavramak, özellikle de işlemler bilişsel olarak zor olabilir. Yani, problemin çözümünü somut yollarla sınamanın mümkün olmadığı soyut beceri gerektiren durumlarda, öğrenciler hem işlemi yapmakta hem de bunun işlevini anlamakta zorlanabiliyor” diyor.

Ezberlemeyin adım adım öğrenin

Peki, matematik kaygısına sahip olup olmadığınızı nasıl anlayabilirsiniz? Doç. Dr. Aslı Bugay Sökmez, belirtileri şöyle özetliyor:

AKLA GELİNCE BİLE GERGİNLİK ARTIYOR
“Matematik kaygısı yaşayan öğrencilerde genellikle matematik çalışırken veya sadece aklına geldiğinde bile olağan dışı gerginlik görmek mümkün. Ayrıca bu öğrenciler diğer alanlarda aktif olmalarına rağmen bu konuda pasif davranarak, çözmeyi denemekte bile isteksiz olur, sürekli aileden destek talep ister. Matematiğin doğası gereği soyut ve karmaşık olmasına rağmen soruyu çözemeyenin ‘tek kendisi’ olduğunu düşünüp, yoğun utanç duyarlar. Bu durumu genelleyerek zeki olmadıklarına inanırlar. Test anında arkadaşlarına göre panik olurlar.”

KAYGININ 8 NEDENİEzberlemeyin adım adım öğrenin
Doç. Dr. Bugay, bu kaygının çoğunlukla belli başlı nedenlerden kaynaklandığını söylüyor. Üstelik bu sebepler çoğunlukla kaygıya sahip öğrenci ile alakalı bile değil. Bilim insanı endişenin 8 nedenini şöyle özetliyor:

Mantığını ve işlevini bilmeme: Testlere yönelik kısa sürede çok soru çözme odaklı işlenen derslerin matematiğin günlük hayattaki işlevinden uzak ve yüzeysel olması.

Toplum tarafından utandırılma korkusu: Coğrafya ya da tarih dersinden kötü not aldığı için bir öğrencinin ‘aptal’ olduğu düşünülmezken, matematik dersindeki başarısızlık genellenerek kişiye ‘zeki değil’ etiketinin yapıştırılması.

Öğretmenlerin etkisi: Eğitimcinin, soruyu yanlış cevaplayan öğrenciye karşı ‘azarlar, aşağılar ve küçümser’ tavrı sergilediğinde, matematik dersine karşı olumsuz tutum geliştirilmesine neden olabilir.

Kaçtıkça düşen performans: Matematik yetersizliğine sahip öğrencinin kaygı duyması ve dersten kaçınması, performansın giderek daha da gerilemesine yol açar.

Ailenin tutumu: Ailelerin karneyi eline alınca ilk baktığı bölümün matematik olması ve diğer derslerin onun gölgesinde kalması, kaygıyı arttırıyor.

Ailenin yüksek beklentisi: ‘Benim matematiğim çok iyi, oğlumun/kızımın da çok iyi olmalı, benim genlerimi taşıyor’ baskısı öğrenciyi olumsuz etkiliyor.

Ailenin kendi başarısızlık öyküsü: Okul hayatında matematik dersinde zorlanmış ebeveynler, çocukları için daha endişeli davranıyor ve bunu onlara da aksettiriyor.

‘Kadın yapamaz’: ‘Kadınlar matematiği yapamaz, mühendis olmaz’ gibi yaygın, gerçek dışı önyargılar kız öğrencileri olumsuz etkiliyor. Oysa günümüzde erkekler ve kızlar için eşit eğitim fırsatı sunan ülkelerde matematiksel performansında çok az cinsiyet farklılığı ortaya çıkıyor. Buna rağmen kadınlar matematikte kendilerini olduklarından daha düşük seviyede görüyor. Bu nedenle erkeklere göre daha kaygılılar.

ZORLANMAK KORKUTMASIN
Uzmanlar, matematik kaygısının nedenlerinin birçoğunun aile, öğretmen ve çevreden kaynakladığını gördüklerini belirtiyorlar. Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü’nden Prof. Dr. Erdinç Çakıroğlu, ABD ve Türkiye’de yaklaşık 20 yıldır matematik öğrenimi konusunda çalışıyor ve onun bu alanda kaygı duyan öğrencilerin uygulayabileceği bir çalışma reçetesi var. Çelikkan, matematikte zorlanmanın korkulacak bir şey olmadığını ve bu alanda çalışan uzmanların bile güçlükler yaşadığını söyleyerek, endişeli öğrencilere şunları öneriyor:

EZBERLEMEYİN: Matematik öğrenirken her şeyi ezberlemek zorunda değilsiniz. Anlamaya gayret edin. Bunu yaptığınızda çok az şeyi ezberlemek gerektiğini göreceksiniz.

ÇABADAN SAKINMAYIN: Sadece öğretmeninizi izleyerek matematik öğrenemezsiniz. Matematik konularına çalışmanız ve çaba göstermeniz gerekir.

KONULARI BİRİKTİRMEYİN: Matematiğe düzenli olarak ve konuları biriktirmeden çalışmalısınız. Bazı konuları yeterince alıştırma yapmadan anlamak mümkün değil. Bunu zamanında ve düzenli olarak tamamlayın. Nerelerde hata yaptığınıza dikkat edin.

SORUN: Eksikliklerinizi öğretmeninize sormaktan çekinmeyin. Soru sormadan öğrenemezsiniz.

ADIM ADIM ÖĞRENİN: Matematik derslerinde konular birbiri üzerine kurulu. Temel konuları anlamamışsanız sonrakilerde zorluk çekmeniz kaçınılmaz. Bu nedenle temeli iyi anladığınızdan emin olun. Vaktiniz oldukça konulara önceden çalışmaya gayret edin. Bu sayede derste öğretmenin anlattıklarını daha iyi takip edebilirsiniz. Adım adım öğrenin.

DOĞRU KAYNAK: Ders kitabını anlamakta zorlanıyorsanız, dilini beğendiğiniz başka bir kaynağı deneyin.

KENDİNİZLE YARIŞIN, ARKADAŞINIZLA DEĞİL: Matematik sınav sonuçlarınızı başkalarıyla asla karşılaştırmayın. Kendi performansınızla ilgilenin. Bir sonraki sınavda arkadaşınızı geçmek yerine kendi performansınızı geliştirmeye odaklanın.

SESSİZ ORTAM: Sessiz bir ortamda bölünmeden çalışmalısınız. Televizyon karşısında matematik çalışmak verimli olmaz.

‘YAPAMAM’ DEMEYİN: ‘Matematiği yapamıyorum’ düşünceleriniz varsa zihninizden çıkarın. Kendiniz hakkında daha pozitif olmalısınız. Çalışınca birçok zorluğun üstesinden gelebileceğinizi unutmayın.

ZORLANMAK KORKULACAK BİR ŞEY DEĞİL: Matematikte zorlanmak korkulacak bir şey değil. Matematikçilerin bile zorlandığı problemler olduğunu unutmayın. Bazı soruları yapamadığınız için kendinize haksızlık etmeyin. Fakat denemekten de vazgeçmeyin. Matematik problemlerini yapamasanız bile üzerinde düşünmek sizi geliştirecek.

BOL KİTAP OKUYAN DAHA İYİ ANLAR
OKUYUN: Matematik problemlerinde öğrencilerin yaşadığı en önemli sorunlardan biri, okuduğunu anlayamamaktan kaynaklanıyor. Tatillerde, boş vakitlerinizde kitap okuyun. Yazı yazın. Günlük tutun. Düşüncelerinizi yazıya dökün. Bu tip uğraşlar daha üretken olmanıza yardımcı olur. Kendinizi daha iyi ifade edecek yollar bulmanızı sağlar. Okuduğunuz metinleri anlayabilme gücünüzü geliştirir. Tüm bunların matematikle ilgisi yokmuş gibi düşünebilirsiniz, oysa matematik kendini ifade etme biçimlerinden biri.

DÜZENLİ ÇALIŞIN: Herkesin yatkın olduğu farklı bir uğraş var. Matematiğe de bazılarımız daha yatkın. Fakat matematiği anlamak sistemli ve düzenli çalışmayı gerektiriyor.

YARIN: Öğretmenler sınıfa şans vermeli


Yorumları Göster
Yorumları Gizle