GeriEğitim "En sevdiğim iş eğitim ve sağlık"
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

"En sevdiğim iş eğitim ve sağlık"

Eğitimci bir ailenin içinde büyüdü. Babası İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı ve Prof. Dr. Cem’i Demiroğlu yıllarca İstanbul Üniversitesi’nin rektörlüğünü yaptı. Annesi Nurten Demiroğlu, İngiliz Dili ve Edebiyatı hocalığı yaptı. Kendisi de anne-babası gibi eğitimciliği tercih etti. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden birincilikle mezun oldu. Yıllar sonra sağlık alanında tematik bir üniversite kurarak sağlık ve eğitim yatırımlarında bulundu. Şimdi, tek hedefi bu alanda lider olmak. Az sayıda olan genç ve profesör mütevelli heyeti başkanlarından biri. Çok fazla ortalarda gözükmeyen, kurumlarının öne çıkmasını isteyenlerden.

"En sevdiğim iş eğitim ve sağlık"
refid:29033932 ilişkili resim dosyası

İstanbul Bilim Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Cemşid Demiroğlu, Hürriyet’in sorularını yanıtladı.

- Eğitimci bir aileden geliyorsunuz, yatırım yaparken bu kimlik sizi ne kadar etkiledi?
Evet, Babam İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Profesörü Prof. Dr. Cem’i Demiroğlu, çok iyi bir eğitimci olmasının yanı sıra 4 dönem İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’ne seçilmiş ve 2 yıl da YÖK üyeliği yapmıştı. Kardiyoloji Anabilim Dalını ilk kuran, kalp-damar cerrahisini ve anjiyografiyi Türkiye’ye ilk getirendir. Bu köklü akademik aile bütünlüğü benim her yaptığım sağlık yatırımında akademik çalışmaların, bilimin kısacası 2006 yılında kurduğumuz İstanbul Bilim Üniversitesi’nin vazgeçilmezi oldu. Çünkü yapmış olduğunuz her yatırım ancak bilimsel yenilikler ve teknolojideki ilerlemelerin hızla akademisyenlerce uygulamaya konulmasıyla sürdürülebilir oluyor. Sağlığa yapılan yatırım bilim ve insanlığa yapılır. Hekimliğin bilimsel hizmet yönü ancak üniversite çatısında donanım gücü ile olur. Tüm hekimler ömürleri boyunca aslında birer çırak ve öğrencidir. Ömür boyu eğitim ve usta-çırak ilişkisi bütünlüğü de en güzel akademi camiasında oluşur.

İYİ TIP ADAMI YETİŞTİRMEK İSTİYORUZ

- Eğitim yatırımları yaparken önceliğiniz nedir?
Kaliteden ödün vermemek. Öğrencilerimizi, ülkemizin sağlık sorunlarını bilen ve bu sorunların üstesinden gelebilecek bilgi, beceri ve tutumlarla donanmış bir şekilde yetiştirmek isteriz. Ayrıca mesleğini etik kuralları gözeterek uygulayan; araştırmacı ve sorgulayıcı olan; kendisini sürekli olarak yenileyip geliştiren; uluslararası düzeyde kabul edilen ölçütlerde alanında uzman hekimler yetiştirmek.

MÜTEVELLİ HEYETİM AKADEMİSYENLERDEN OLUŞUYOR

- Sağlık mı, eğitim yatırımı mı sizi daha fazla heyecanlandırıyor?
Ben sağlık ve eğitim yatırımını birbirinden ayrılmaz bir bütün olarak görüyorum, adeta bu bir terazi dengesidir. Sağlık yatırımı eğitim yatırımıyla aynı kefede olmak zorunda; eğer sağlık yatırımı daha öne çıkarsa eğitim geri planda kalmışsa, yapmış olduğunuz sağlık yatırımı sürdürülebilir olamaz, amacına ulaşamaz. Eğitim yatırımı kaçınılmaz sağlık yatırımını gerektirir. Çünkü sağlık eğitimi ya da tıp eğitimi ancak iyi bir sağlık yatırımı üzerine inşa edilebilir. Bu nedenle sağlık yatırımı ve eğitim yatırımı beni aynı eşitlikte heyecanlandırıyor. En sevdiğim iş, eğitim ve sağlık. Bu nedenle de Mütevelli heyetimin tamamı bilim adamlarından, profesörlerden oluşuyor. Ticari gayemiz hiç yok.

- Üniversitenizi açmaya nasıl karar verdiniz?
Sağlık bilimleri alanına odaklanan Florence Nightingale Hastanelerinin çeyrek asırlık bilgi birikimi ve tecrübesini eğitime aktaracak şekilde tıp eğitiminde ulusal ve uluslararası alanda lider bir marka olma hedefi karar vermeme neden oldu. Sağlık bilimleri alanında 28 Mart 2006’da Türkiye’nin ilk tematik sağlık üniversitesi olan İstanbul Bilim Üniversitesi kuruldu. Bu sağlık hizmeti sunumu modelimizi de İstanbul Florence Nightingale Hastanesi’nde sağlık turizmiyle örtüştürerek küresel değişimleri avantaja çevirdik. Üniversitemizin hastanelerinde spesifik alanlardaki Araştırma Ve Uygulama Merkezleri ise hasta odaklı branşlaşmış multidisipliner yaklaşımla sağlık hizmeti sunumu modelimizi geliştirerek, pekiştirdi.

- Nasıl bir üniversite hayal ediyorsunuz?
Bu konuda yatırımlarınız neler olacak? - Küresel sağlık inovasyonuyla birey ve toplum sağlığını geliştiren, sağlık için risk oluşturan tüm risk faktörleriyle mücadele eden, hastalıkların oluşmasını önleyen, toplumun yaşam kalitesini yükselten bir eğitim yatırımı yapmak istedik. Bireysel akıllı moleküllerle kişiye özgün tedavileriyle kendi ilaçlarını üreten, Ar-Ge yapan, bilim adamı yetiştiren, sağlık alanında lider, dünyanın sayılı ilk 10 üniversitesinden biri olarak sadece Türkiye’de değil dünyada da sağlıkta dönüşümde etkin rolü olan, söz sahibi, dünya markası olan bir üniversite olmayı hedefliyoruz.

YENİ KAMPUS AÇIYORUZ

Yeni açacağımız Araştırma ve Uygulama Merkezleri, Kök Hücre ve Doku Nakli, Doku Bankacılığı GMP Merkezleri, mezuniyet öncesi ve sonrası eğitim programları ile yurtdışı uzmanlık programlarında uygulamalı eğitim amacıyla simülasyon merkezleri, Wet Lab simülasyon merkezleri ile birlikte yeni bir kampus oluşturacağız. Benim en büyük hayalim bu bölgede bir çekim alanı olmak. Yükseköğretimde nicel artışın nitelik açısından olmasını bekliyoruz. Son zamanlarda yükseköğretimde kurulan kalite ve akreditasyon komiteleri, mesleki yeterlilik sınavları, marka çalışmaları, eğitimde hibrit model uygulamaları, üniversite-kamu-sanayi işbirliği niteliksel düzelmeyi en üst seviyeye çıkarır. Üniversite sayısının artmasıyla taleple arz arasındaki denge kurularak ortaöğretimdeki tıkanıklık büyük ölçüde kaldırıldı. Niteliksel iyileştirmeler de hızla yol alıyor.

Babam doktorluk için zorlamadı
Bütün hayatım, eğitim kurumlarının içinde geçti. Babam beni hiçbir zaman “doktor ol” diye zorlamadı. Bu mesleği sevdim ve severek girdim. Severek gençlere bilgi ve beceriyi aktaracak ekiplerden oluşan bir üniversite kurmak istedim. Babam döneminde üniversitenin tohumları atıldı. Bizler, zaten bu kurumun sahipleri, kuranları, işletenleri ve bunu da büyütenleriyiz. Bu ülkede en önemli şey eğitim. Eğitim ve sağlıkta lider olmak istiyorum. Bu iki alanın dışına çıkmayacağım. Gençler, sevdikleri işi yapsınlar, neyi seviyorsanız onu yapın. Merak ettiğiniz şey varsa gidip öğrenin. Hocalarınızın yolunda ilerleyin. Ama önce istediğiniz, sevdiğiniz bir şeylerle uğraşın.

En sevdiğim iş eğitim ve sağlık
Cemşid Demiroğlu kimdir?

1963 yılında İstanbul’da doğdu, evli ve iki çocuğu var. Saint Michel Lisesi’nin ardından 1987’de İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden birincilikle tıp doktoru olarak mezun oldu. Kardiyoloji ihtisasının bir kısmını İngiltere’de Londra St. Thomas Hastanesi, Arizona Heart Institute Paris Hospital Cochin Kardiyoloji bölümlerinde tamamladı. 2000’de profesör oldu. Girişimsel kardiyoloji alanında yurtiçinde, yurtdışında çalışmalarda bulundu. Bugüne kadar uluslararası SCI da indekslenen hakemli dergilerde yayınlanan 43 makale, uluslararası bilimsel toplantılarda sunulan 55 bildiri ve 1 kitabı var. 1995-2002 yılları arasında Grup Florence Nightingale Hastaneleri Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, 2002 yılında ise Grup Florence Nightingale Hastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı oldu. Aynı zamanda 2002 yılından beri başkanlığını yürüttüğü Türk Kardiyoloji Vakfı tarafından 2006 yılında kurulan İstanbul Bilim Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı oldu.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle