GeriEğitim Eğitim Bir-Sen: Öğretmen açığı 144 bin
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Eğitim Bir-Sen: Öğretmen açığı 144 bin

Eğitim Bir-Sen, ‘Eğitime Bakış: 2018 İzleme ve Değerlendirme Raporu’na göre Türkiye’de öğretmen ihtiyacı 144 bin 643. OECD ülkeleriyle karşılaştırıldığında Türkiye’nin öğretmen başına düşen öğrenci sayısına ulaşması için bu açığın kapanması isteniyor.

Eğitim Bir-Sen: Öğretmen açığı 144 bin

EĞİTİM Bir-Sen, “Eğitime Bakış: 2018 İzleme ve Değerlendirme Raporu”nu açıkladı. Rapora göre, Türkiye’nin öğretmen ihtiyacı 144 bin 643. Türkiye, 15-19 yaş okullaşmasında yüzde 71 olan okullaşma oranı ile OECD’nin yüzde 85 olan ortalamasının çok gerisinde. Zorunlu olması için çalışmaların devam ettiği beş yaşta okullaşma oranı ise yüzde 75’lerde kaldı. OECD ülkeleri arasında 25 yaş altında en az lise mezunu olanların oranı yüzde 71 ile en düşük İzlanda ve Türkiye.
Bakan Selçuk’un Ankara’da katıldığı Eğitim Bir-Sen’in yaptığı toplantıda açıklanan ‘Eğitime erişim ve katılım’, ‘Eğitim çıktıları’, ‘Öğretmenler ve okulun yetkileri’, ‘Eğitim-öğretim ortamları’ ve ‘Finansman’ olmak üzere beş ana başlıkta ve toplamda 24 gösterge üzerinden hazırladığı raporda dikkat çeken bazı veriler şöyle:

OECD ORTALAMASI İÇİN DAHA ÇOK ÖĞRETMENE İHTİYAÇ VAR
Türkiye’de öğretmen başına düşen öğrenci sayılarının OECD ortalamalarına eşit olması için; okul öncesinde 19 bin, ilkokulda 52 bin, ortaokulda 70 bin öğretmen ihtiyacı var. Ortaöğretimde ise Türkiye’nin 11 bin öğretmen fazlası bulunuyor. Türkiye’nin OECD ortalamalarında öğretmen başına düşen öğrenci sayısına ulaşması için toplamda 130 bin 500 civarında öğretmen açığı var. 2023 Eğitim Vizyonu’nda beş yaş çocukların tamamının okul öncesi eğitim kapsamına alınması hedefi dikkate alındığında 14 bin ek öğretmen ihtiyacı doğuyor. Kısacası Türkiye’nin toplam öğretmen ihtiyacı 144 bin 643 düzeyinde.
Yükseköğretim hariç tüm eğitim kademelerinde toplam öğrenci sayısı 2017-2018 öğretim yılında 17 milyon 885 bine ulaştı. 2017 yılı verilerine göre 6-9 ve 10-13 yaş gruplarında hem kız hem de erkek öğrenciler için net okullaşma oranı yüzde 99 civarında. 14-17 yaş grubunda hem kız hem de erkek öğrenciler için net okullaşma oranı ise yüzde 88 düzeyinde. Türkiye i15-19 yaş grubunda yüzde 71 olan okullaşma oranıyla, yüzde 85 olan OECD ortalamasının çok gerisinde. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) zorunlu eğitim kapsamına almak için çalışma yürüttüğü beş yaşta okullaşma oranı ise yüzde 75.14’te kaldı.

972 TEMEL LİSEDE 212 BİN ÖĞRENCİ
2017 yılında mesleki ve teknik ortaöğretimdeki liselere kayıtlı 2 milyon 614 bin, genel ortaöğretimdeki liselere kayıtlı ise 3 milyon 74 bin öğrenci var. 2017-2018 öğretim yılında faaliyet gösteren temel lise sayısı 972. Özellikle dershanelerin kapatılmasının ardından açılan temel liselerde 212 bin 227 öğrenci eğitim görüyor. Bu liselerin 2018-2019 öğretim yılı sonunda kapatılacağı öngörüldüğü için 212 bin öğrenci için ek tedbir almak gerekiyor. 2017 yılında açıköğretim ortaokulu ve lisesinde öğrenim gören toplam öğrenci sayısı, 1 milyon 586 bin 823. Bu öğrencilerin 191 bini açıköğretim ortaokulu öğrencisi iken 1 milyon 395 bini açıköğretim lisesi öğrencisi. 2010 yılında özel eğitim sınıfında öğrenim gören öğrenci sayısı 18 bin 541 iken bu rakam 2017 yılında 45 bin 815’e yükseldi.

25 YAŞ ALTI LİSE MEZUNİYETİ
2009 yılında en az lise mezunu olma oranı kadınlarda yüzde 47.4, erkeklerde yüzde 48.5 ve toplamda yüzde 48 iken 2017 yılında bu oran kadınlarda yüzde 66.2’ye, erkeklerde yüzde 59.7’ye ve toplamda yüzde 62.9’a yükseldi. OECD ülkelerinde 25 yaş altında en az lise mezunu olanların oranı en düşük (yüzde 71) İzlanda ile Türkiye. Türkiye’de lise mezuniyetinde artışa rağmen halen OECD ülkeleri arasında en düşük lise mezuniyet oranına sahip ülke.

OKULLAR ÖZERK DEĞİL
Türkiye, OECD ülkeleri içinde en düşük okul özerkliğine sahip ülke. Ülkemizde kararların sadece yüzde 8’i okul ve yerel düzeylerinde alınırken OECD’de kararların yüzde 47’si okul veya yerel düzeylerinde alınabiliyor. İkili eğitimin sona erdirilmesi için 2017 yılı ilköğretim kademesindeki mevcut derslik ve şube sayılarına bakıldığında sadece ilköğretimde ikili eğitimi sonlandırmak için 27 bin dersliğe ihtiyaç var.

SINAV ELEŞTİRİSİ
Yükseköğretimde sınavlarla ilgili sıkıntının nedeni üniversiteye girişteki arz-talep uyumsuzluğu. 2009’da 1 milyon 450 bin 582 olan üniversite giriş sınavına başvuru sayısı, 2018’de 2 milyon 381 bin 412’ye yükseldi. Yükseköğretime talebe rağmen kontenjanların boş kalması, arz ve talep arasındaki eşleşmenin zayıflığını gösteriyor. 2009’da sınava başvuran adayların yüzde 59.9’u, 2018’de ise yüzde 36’sı bir programa yerleşti. OECD ülkelerinde lise mezunlarının istihdam oranı ortalaması yüzde 75 iken Türkiye’de bu oran yüzde 63. Türkiye, Yunanistan ile birlikte OECD ülkeleri arasında lise mezunlarının istihdam oranı en düşük ülkelerden biri.

EN ÖNEMLİ UNSUR ÖĞRETMEN
Türkiye’deki eğitim sistemini daha iyi hale getirmek için en önemli unsurun öğretmen olduğunu belirten Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Raporun genel hatlarında mutlu ve başarılı öğretmen, iyi eğitim yer alıyor. TIMSS ve PISA gibi uluslararası karşılaştırmalı çalışmalar, en başarılı eğitim sistemlerinde anahtar rolün öğretmenler olduğunu gösteriyor. Biz de bu bakış açısıyla çalışmalar ortaya koyuyoruz” dedi.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle