GeriEğitim Bu bir öğretmen masalı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bu bir öğretmen masalı

Bu bir öğretmen masalı

Öğretmen olmak… İçimde bu duyguya ifade birçok kelime dolanıyor. Fedakarlık, sevgi, öğrencilerim… Evet diyorum hepsine, bu onun tarifi ama yeterli kalmıyor hiçbiri onu anlatmaya. Bana tarifini yapar mısınız dendiğinde, işte onu tek kelimeyle anlatmaya henüz bir karşılık yok bence.

Öğretmenliği çok seviyorum, ben öğretmenliği yaşamayı çok seviyorum.  Benim için öğretmenliğin bir diğer anlamı da, hayata dokunabilmek ve dokunduğum hayatlarda fark yaratabilmek. Benim bugün yaptığım küçük dokunuşlar bile gelecekte karşımıza çok iyi sonuçlarla çıkacak, buna yürekten inanıyorum. Bu sebeple sadece öğrencilerimin değil, onun yaşamında olan kitlelerin de yaşamlarında değişimlerin oluşturulması gerektiğini düşünüyorum.

Benim için toplum ve eğitim hep iç içe olmuştur. Çünkü tek taraflı gelişim ve değişim benim için yeterli değil. Bu değişim sürecinde çocuk da olmalı, anne, baba, genç-yaşlı, kadın-erkek… Kimin için bir değişim, farkındalık oluşturabilirsek ne kadar güzel. Değişimlerin, farkındalıkların arttığını gördükçe daha fazlasını yapmak için uğraşıyorsunuz. Daha fazla umutlarınız oluyor. Bu da, hem daha geniş kitlelerde izler bırakabilmenizi hem de beraberinde nice başarıları da getiriyor. Öyle güzel bir duygu ki bu. Çifte mutluluk. Hem bir öğretmen olarak değişimlere öncülük edebilmek ve hayatlarda iz bırakabilmek hem de beraberinde gelen hayal ötesi bir başarı. 11 yıl önce öğretmenliğe başlayan Nurten Öğretmen’in ilk isteği sobasını yakıp, avuçlarının arasına aldığı minik elleri ısıtmaktı. Şimdiyse binlerce, milyonlarca çocuğun ve çevresinin içini ısıtmak, yaşamına ışık olmak hedefi. Onun için diyorum ya; asla hayal etmekten, denemekten korkmamalıyız. Ne kaybederiz ki?

HEP İNSANLARI GÖZLEMLEDİM
Bir öğretmen olmak, bir kadın olmak, genç yaşta dünya çapında başarı elde etmek... Zor gibi yan yana yazınca. Evet birçok zor durumla elbette karşılaştığım oldu ama öğretmenliğe başladığım ilk günden itibaren çevremde bana hep destek olan yöneticilerim, öğretmenlerim ve yaşadığım bölgedeki insanlar vardı. Onlardan çok şey öğrendim, desteklerini gördüm. Birçok alanda daha çok bilgi sahibi olmak için çok araştırdım, eğitimler aldım, farklı alanlarda eğitimler de verdim. Bu mesleğe,  insanlara daha farklı neler yapabileceğimi sorguladım hep. Bu sebeple bulunduğum çevreden başlayarak insanları ve ihtiyaçlarını gözlemledim bir süre ki, halen keyifle yaparım. Bazen otogarda, bazen havalimanlarında, bazen çarşı pazarda; hep iç içeyim yaşamla, insanlarla. Ayrıca toplumla iç içe daha güçlü oluyoruz.

Bu bir Nurten Öğretmen masalı ve bu masalın o kadar çok kahramanı var ki… ‘Baba Bana Bir Masal Anlat’ ve ‘Oyuncak Kumbarası’ projeleriyle ‘Dünyanın En iyi 10 Öğretmeni’ arasına seçildiğim düşüncesi çok fazlaydı ilk zamanlar. Çünkü insanlar bilmiyorlardı. Zamanla anlatmaya başladığımda aslında o projelerin ve masalın da Nurten Öğretmen’in masalının içinde sadece bir masal olduğu anlaşılmaya başladı. Bu masalın o kadar çok kahramanı, değişen hayatları, emeği var ki… İşte bir kadın olarak, bir öğretmen olarak ben bu masalı yazdım, yaşadım ve tüm dünyaya anlattım… Yazıp yaşanılan değil, yaşandıkça yaşamlara kazılan bir masaldı bu. Ben öğretmenliği, çocuklarım gibi çok sevdiğim, gözlerinin içine bakınca umut ve neşe dolduğum öğrencilerimi, insanları ve her şeyin en güzeline layık olan ülkemi çok ama çok seviyorum. Bunun için elimden ne geliyorsa en iyisini yapmam gerekirdi.

YAŞAMLA BÜTÜN OLARAK ÖĞRETMENLİK YAPIYORUM
Kaybedecek ne zamanım, ne de tek bir öğrencim var. Onlar benim ve bu ülkenin, dünyanın geleceği. Bu düşüncelerle yaşamımla bir bütün olarak düşünerek hep öğretmenlik yapıyorum. Bu süreçte şunu da gördüm; Ben inandıkça, bana inanan insanların sayısı da arttı. Küçük bir köy okulundan ‘Eğitimin Nobel Ödülü’ olarak bilinen ‘Küresel Öğretmen Ödülü’ne aday gösterilen Türk Öğretmen olma yolunda bir yolculuktu bu. Şanlı bayrağımız ilk kez yurtdışında, bu eğitim platformunda dalgalandı. Bu başarı sadece Türkiye değil, tüm Türk ülkeleri adına da bir ilkti ve bu ilki ülkeme ve tüm Türk ülkelerine yaşatmak bana kısmet oldu. Çok ama çok gururluyum, mutluyum. O kadar güzel mesajlar, tebrikler alıyorum ki dünyanın dört bir tarafından. İlk kez bir Türk öğretmen finale kalıyor ve ismi Bill Gates açıklıyor. Bir kadın, bir Türk kadını, bir Türk öğretmeni olarak bu başarıyı elde etmiş olmanın gururunu yaşıyorum. Tüm sır aslında şu cümlelerde saklı bence “Her şey mümkün, eğer inanırsan”… İmkânsız diye bir şey yoktur. Hele de bu bir Türk öğretmeni, bir Türk kadınıysa; O zaten içindeki güçle doğar ve yaşar.

HER YILIMIZ İLK GÜNÜMÜZ OLSUN
Yeni atamalarla binlerce öğretmenimiz daha bu yıl öğrencileriyle buluşacak. Onları bekleyen öğrencileri kadar, kendileri de eminim çok heyecanlılar. Atanan öğretmenlerimizden de mesajlar alıyorum. Hiç tanımadığım birçok öğretmenimiz, ilk atandıkları anı ve okullarını, heyecanlarını benimle paylaştılar. Her yıl ilk günümmüş gibi başlıyorum okulun ilk gününe. Yeni atanan öğretmenlerimizin de duygularını paylaştıkça bu duygum daha da katlanıyor ve öğrencilerime kavuşacağım günü sabırsızlıkla bekliyorum. Bu heyecanımız hiç bitmesin, her yılımız ilk günümüz günü olsun.

Hayal kurmak sadece çocukluğa has bir durum gibi algılanmamalı. Yaşamımızdan hayallerimizi çıkardığımızda aslında hayatımızın renklerini de çıkarmış olmaz mıyız? Bunun için özelikle öğretmenlerimizin hayal kurmaları ve hayallerinin, umutlarının peşinden gidebilmeleri çok önemli. Hayallerimizin peşinden gitmekten asla vazgeçmeyelim ki; ardımızdan gelecek insanların da hayallerine ortak olabilelim.

BİRBİRİMİZE UMUT OLABİLİRİZ
Görev yaptığımız bölgelerde bizlerin desteğine ihtiyacı olacak birçok insanla birlikte olacağız. Bir yandan öğrencilerimize iyi bir gelecek hazırlarken; bir yandan da onun yaşadığı çevreyi değiştirebilmeliyiz. Öğretmen olmak, toplumla iç içe olabilirsek daha da anlamlaşacaktır. Çünkü biz sadece öğrencilerimizin değil, yaşadığımız çevrenin ve ülkemizin de öğretmeniyiz.

Artık bilgiye çok daha hızlı erişebiliyoruz. Birçoğumuz teknolojiyle iç içeyiz. Araştırmak artık daha kolay. Gelişen dünya şartlarına ve değişimlere de uyum sağlayabilmeliyiz. Üretmek, okumak, hayal kurmak, cesaret edebilmek, kendimizi yenilemek ve geleceğe mutlu ve umutlu bakan bireyler yetiştirmeyi hedeflemek hep umut sözcüklerimiz olmalı. Ne zaman umutsuzluğa kapılsak birbirimizden ilham alabiliriz. Birbirimize umut olabiliriz. Hem tarihte hem de şu an ülkemizde o kadar ilham alınacak hikaye var ki… Öğretmenlerinin keşfi sayesinde kendini bulmuş ve dünyayı etkilemiş birçok isim var ki… Aslında hepimiz ayrı birer hikâyenin de kahramanıyız ve nice ilhamlar biriktiriyoruz içimizde. Bizler de gücümüze inanalım ki; yarının nesilleri de bizleri ilham alarak kendine daha da güvensin.

MUCİZE GİBİ BİR ŞEY
Bir gün bir çocuk değiştirirsiniz, gün gelir o da dünyayı değiştirir. Öğretmenlik keşfetmek, öğretmenlik mucize gibi bir şey. Her yıl yeni öğrencilerimizle de tanışıyoruz. Her yıl sanki öğretmenliğimin ilk günüymüş gibi hissediyorum. Çocuklarım dediğim öğrencilerimin “öğretmenim” diyerek, koşarak yanıma gelmesi, içten gülüşleri ve sıcacık, umut dolu bakışları bana daha da güç veriyor.

Heyecanımız, öğretmenliğe olan inancımız, sevgimiz, umudumuz hiç bitmesin. Bir gün geriye baktığımızda hayatına dokunduğumuz insanları görünce, bugünkü gibi tebessümle aynı kelimeler dökülecek yüreğimizden “İyi ki öğretmenim.”

NURTEN AKKUŞ KİMDİR?
Samsun’un Çarşamba ilçesinde doğan Nurten Akkuş, ilköğretim ve lise öğrenimini aynı ilçede tamamladı. Üç üniversite bitiren Akkuş, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Amasya Eğitim Fakültesi’nden ikincilikle mezun oldu, ikinci üniversite eğitimini sosyal hizmetler ve danışmanlık, üçüncüyü ise sosyoloji alanında tamamladı. Türkiye’nin farklı bölgelerindeki uzak ve dezavantajlı şartlara sahip köylerinde okul öncesi öğretmenliği yaptı. 2009 yılında, şu an okul müdürü olarak görev yaptığı Ayvacık Anaokulu’ nun kurucu müdürlüğü görevini yürüttü. Hem kendi okulu hem de kurumlar için farklı alanlarda projeler hazırladı. ‘Bana Bir Masal Anlat Projesi’, Türkiye’de babalar başta olmak üzere amca, dede gibi erkek rollerinin eğitime aktif katılımını sağladı. ‘Oyuncak Kumbarası (Oyuncak Kumbarası Sınıf Kardeşliği) Projesi’yle gönüllü kişi ve kurumların desteğini alarak 42 köy anasınıfının ihtiyaçları karşıladı. ‘Bana Bir Gül(ü)ver Projesi’ ise kendi okulunun öğrencileri ve aileleriyle ilçede yaşayan yaşlıların kuşaklararası bağlarını kuvvetlendirmek amacıyla geliştirildi. Daha birçok projeye imza atan Nurten Öğretmen,  İngiliz Varkey Vakfı tarafından verilen ve ‘Eğitim Nobel’i’ olarak bilinen ‘Küresel Öğretmen Ödülü’nde bu yıl ilk 10 finalist arasına girmeyi başardı. Nurten Öğretmenin bunun dışında aldığı ödüllerden bazıları şöyle:
2018 Yılı Yılın Takdir Toplayan Kadını Ünvanı, 2018 Yılı Meslek Onur Ödülü, 2017 Yılı Türkiye’nin Geleceğe İz Bırakan 30 Kadını Ünvanı; 2017 Yılı Eğitimde Fark Yaratan, İlham Veren 9 Türk Kadını Ünvanı, 2016 Yılı Eğitimde En İyiler Ödülleri ‘Yılın En Sıradışı Eğitim Yöneticisi’ Ödülü.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle