GeriEğitim Bırakın çocuklar hareket etsin
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bırakın çocuklar hareket etsin

Çağımız sanayi toplumunun getirdiği özellikler neden ile hepimiz oturarak vakit geçiren (sedanter) bir yaşam biçimine yönleniyoruz. Bu yönelimin bir sonucu olarak aşırı kilo alımı (obezite-aşırı şimanlık) ve onun beraberinde getirdiği sağlık sorunları gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de hızla artıyor. Çocukluk döneminde fiziksel aktif olan bireylerde bu sorunla karşılaşma oranı/olasılığı aktif olmayanlardan ciddi hatta yok denecek kadar az. Dolayısıyla bu sorunun nedenini ve çözümünü çocukluk dönemi alışkanlıklarında aramak gerekir. Ebeveynlerin fiziksel aktif yaşam biçimleri ve sağlıklı beslenmeleri çocuklarına yol gösterici/yönlendirici ve heveslendirici bir örnek olacak.

Bırakın çocuklar hareket etsin

Çocuklarımızın fiziksel aktiviteye katılımlarının onlara sağlayacağı faydalar nelerdir diye soracak olursa, öncelikle daha sağlıklı ve zinde olacaklar. Büyüme ve gelişmeleri pozitif etkilenecek. Vücutlarının hareket kabiliyetini daha iyi anlayıp geliştirme olanağına sahip olacaklar. Vücut hareketlerini daha iyi kontrol edebilecekler. İleri ki yaşlarına taşıyabilecekleri aktif bir yaşam stiline sahip olacaklar. Yaratıcı doğal yeteneklerini geliştirme şansları olacak. Entelektüel ve sosyal gelişim olarak önemli pozitif adımlar atacaklar. Yaşam şartlarının, çevreninin getirdiği gerginlik, stres, depresyon, saldırganlık ve huzursuzlukla daha kolay baş edecekler. Kendine güven, kendini daha iyi hissetme, bir konuya yoğunlaşma (konsantrasyon), hoşgörü (tolerans), iletişim, kişisel farklılıklara saygı duyma, kendini tanıma, sebat etme gibi birçok özellikleri pozitif anlamda gelişecek. Standart bir fiziksel aktivite programı bütün çocuklara uygulanabilir mi? Benzer/aynı yaştaki çocuklar fiziksel yetenek ve olgunluk olarak çok farklı özelliklere sahipler. Bundan dolayı programı uygulayacak olanın değişik öğrenme yöntemlerini geniş bir algılama zamanı içinde ve her bir aktiviteyi farklı derslerde sunması ideal.

ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİ AKTİVİTELERİ (5-7 YAŞ)
Fiziksel gelişim ve büyüme için: Koşma, tırmanma, yüzme (sık aralıkla dinlenmeli), okulda teneffüs vb. aralarda bütün vücut hareketini içine alan aktiviteler. Duruş bozukluklarının tespiti (postür analizi) ve düzeltmeye dönük çalışmalar.

Motor yeteneklerin gelişimi için: Değişik büyüklükte toplarla yapılan kısa mesafe ve düşük hızda atma, yakalama, ayakla vurma vb. çalışmalar. Denge ve çabukluk çalışmaları ve de folklorik, ritmik vb. dans aktiviteleri.

Kavrama (idrak) ile ilgili gelişimi için: Basit kuralları olan oyunlar, şarkı söyleme oyunları, yaratıcı danslar, keşfedici, araştırıcı aktiviteler.

Kişisel ve sosyal gelişimi için: Bu yaş döneminde çocuklar sıklıkla bireyseldir. Dolayısı ile bireysel aktivitelere ağırlık verilmeli. Tırmanma vb. aktivitelerle yeteneklerini diğer çocuklarla karşılaştırarak test etme olanağı verilmeli. Hareketlerinden övgü ile söz edilmeli, paylaşma, kazanma ve kaybetmenin güzelliği öğretilmeli.

ORTA ÇOCUKLUK DÖNEMİ AKTİVİTELERİ (8-9 YAŞ)
Fiziksel gelişim ve büyüme için: Koşma, tırmanma vb. günlük aktivitelere, postür (bedensel duruş) gelişimine dönük hareketlere ve esneklik çalışmalarına devam edilmeli.

Motor yeteneklerin gelişimi için: Temel spor yeteneklerini ortaya koyan çalışmalar. Değişik büyüklükte materyallerle karmaşık denge ve çabukluk çalışmaları. Kompleks hareketler içeren folklorik ve ritmik dans aktiviteleri.

Kavrama (idrak) ile ilgili gelişimi için: Dikkat ve el birliği ile yapılan karmaşık aktiviteler. Hareket serilerini ve oyunu kendilerinin uydurduğu aktiviteler.

Kişisel ve sosyal gelişimi için: Hep birlikte yapacakları mücadeleci top vb. oyunlar. Takım, lider gibi değişik sosyal grup seçimi yapılmalı. Kişisel disipline önem verilmeli ama tek bir çocuk yaptığında bütün grup cezalandırılmamalı. Yanlışı cezalandırmak yerine doğru yapılan hareketleri övücü bir tavır sergilenmeli.

GEÇ ÇOCUKLUK DÖNEMİ (10-12 YAŞ)
Fiziksel gelişim ve büyüme için: Güç ve enerji gerektiren aktivitelere, bedensel duruş (postür) gelişimine dönük hareketlere ve esneklik çalışmalarına devam edilmeli.

Motor yeteneklerin gelişimi için: Kişisel ve takım sporlarında yarışma tarzı organizasyonlar (kız-erkek ayrı). Yetenek ve ilgilerine paralel karmaşık hareketler içeren aktiviteler. Yoğun atma, tutma vb. spora özgü tekrarlar. Sosyal yönü kuvvetli folklorik ve dans aktiviteleri.

Kavrama (idrak) ile ilgili gelişimi için: Dikkat ve el birliği ile yapılan karmaşık, takım stratejileri içeren kuralları ve teknikleri öğrenmeye dönük aktiviteler. Oyun ve öğretilerde tartışmaya açık olunmalı.

Kişisel ve sosyal gelişimi için: Her çocuğa lider olma şansı tanınmalı. Oyunlar sırasında gerginlikler normal olarak karşılanmalı. Kız-erkek karışık grup aktivitelere önem verilmeli. Kız-erkek fiziksel fark kaynaklı aktivite ile ilgili görünüm anlatılmalı. Liderlik, iletişim, kişisel arkadaşlıklar, takım ruhu vb. özellikler aşılanmalı.

YAŞ SINIRI NEDİR?
Spora başlamada yaş sınırı nedir? Spora başlama yaşı branşlar arasında farklılıklar gösteriyor. Yüzme, cimnastik, atletizm, futbol, voleybol, basketbol gibi branşlarda 7-8 yaşlarında spora rahatlıkla başlanırken güç gerektiren sporlara (halter, boks vb.) daha ileri yaşlarda (14-16 gibi) itibaren başlanılması daha idealdir. Çocuğun aynı anda 2 farklı spor branşını yapması (yüzme ve basketbol gibi) bir sorun teşkil etmez. Erken yaşlarda çocukların farklı spor branşlarını denemelerine izin verilmeli. Bu durum, çocuğun kendisine en uygun spor branşını keşfetmesine olanak sağlayacaktır. Erken çocuk yaşlarında spora başlanıldı ise branşı ne olursa olsun amacın çocuğun fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimine katkı sağlamak, sporu sevdirmek olduğu göz ardı edilmemeli. Bu anlamda çocuğu fiziksel ve ruhsal anlamda sıkıntıya sokmayacak oyun tarzında, paylaşımcı, eğlendirici, yaptığı pozitif hareketlerin ödüllendirildiği, yanlışlarının eleştirilmediği, cezalandırılmadığı bir yaklaşım biçimi tercih edilmeli. Başarı beklentisi içinde olunmamalı. Aşırı yüklenmeler ve baskılara maruz kalan çocuklar sıklıkla erken yaşlarda bu aktivitelerini, yaralanma ve/veya genel isteksizlik/bıkkınlık nedeni ile bırakma eğiliminde olurlar.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle