GeriEğitim Başarı için potansiyelinizin farkına varın
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Başarı için potansiyelinizin farkına varın

Başarı için potansiyelinizin farkına varın

Eğitimin çok önemli olduğunu sık sık duyuyoruz, fakat herkes eğitime gereken değeri veriyor mu, hayatımızı bu denli etkileyen bir konuyu dikkate alıyor mu?

Başarılı olmak istiyorsak, öncelikle kendi potansiyelimizin farkında olmalı ve bunu geliştirmek için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız. Eğitim okulda başlayıp yine orada sonlanan bir olgu olmadığından insanın hayatı boyunca kendine değer vermesi ve bu değeri yüceltmesi için her an kendini geliştirmeye ihtiyacı var. Bu gelişme de elbette eğitimle mümkün.

Ben 2017 Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) TM1, TM2, TM3, TS1, TS2 alanlarında Türkiye birincisi olarak diyebilirim ki, bu başarı yalnızca bir yığın bilgiyi ezberleyerek, durmadan ders çalışarak, hiçbir sosyal faaliyete katılmayarak yani asosyallikle elde edilmedi. Biliyordum ki, sınava hazırlık sürecinde ders çalışmanın yanı sıra kendini mental açıdan da hazırlamanın payı büyük. Çünkü insanın bir şey başarması için öncelikle kendine güvenmeye ve gerekli motivasyonu sağlamaya ihtiyacı var. Zaten bunların sonrasında çalışmayı ağır bir yük olarak görmezsiniz. Size hedefinizin kapısını açacak bir anahtar olduğunu fark edersiniz. Tabii ki kendini ve ilgi alanlarını keşfederek bir hedef belirlemek hepsinden daha önemli. Çünkü varmak istediğiniz bir durak olmadan hangi yoldan gideceğinizi kestiremezsiniz. 

BİRİNCİ OLMAK İÇİN ÇALIŞMADIM
Uzun vadede beni hedefime ulaştıracak en doğru yola karar vererek bu serüvene başlamıştım. Bu yola çıkarken işimin çok kolay olmayacağını, fazlasıyla çaba harcamam gerektiğini, emek vermeden mutlu olamayacağımı biliyordum. Hiçbir zaman kesinlikle birinci olmalıyım diyerek çalışmadım. Küçüklüğümden beri yeni şeyler öğrenmeye meraklıydım. Belki de bu yüzden ders çalışmak benim için zor olmadı. Özellikle matematiğe olan ilgim sayesinde okul hayatı benim için güzeldi. Elbette okul hayatımı güzel kılan başka detaylar da vardı.

Arkadaşlarım, öğretmenlerim her konuda yardımcım ve destekçimdi. Biliyordum ki sağlam arkadaşlıklar kurmak, onlarla unutulmayacak anılar biriktirmek hayatta kazanacağımız en önemli edinimlerden biriydi. Bu başarıyı ben, arkadaşlarım, öğretmenlerim ve en önemlisi ailem işbirliğiyle yakaladım. Eğer yanınızda size her an destek olan, güvenen insanlar varsa hayatta her şey biraz daha kolay oluyor. Bu sınav sürecinde de olduğu gibi…

Son 1.5 yıl benim için çok yoğun ve hızlı geçti. Tabii bu süreçten öncesinde de düzenli ve sıkı çalışan bir öğrenciydim fakat artık sınav sistemine yönelik çalışmam gerekiyordu. Okul   temposu hızlandı ve evde daha çok çalışmaya başladım. Günlük hedefler koyuyordum (soru sayısı vb) ve hedefe ulaşmadan günü noktalamıyordum. Alanımdaki branşlar haricindeki derslere de vakit ayırıyordum. Bu sayede sürekli aynı şeye çalışmamış oluyor ve sıkılmıyordum.

HERKESİN YÖNTEMİ KENDİNE HAS
İlgimi çeken detaylar sayesinde birçok şeyi aklımda tutuyordum. Örneğin edebiyatta okuduğum kitaplar sayesinde yazarların hangi döneme ait, hangi anlayışa sahip olduğunu tahmin edebiliyordum. Matematikte ise farklı soru tarzları görmek, çözemediğim soruları hiç aksatmadan öğretmenlerime sormak benim için çok önemliydi. Evet yeterince çalıştım ama hiçbir zaman bir çalışma programı, listesi yapmadım. Çünkü hangi saatlerde hangi derslere çalışmak istediğim değişiyordu ve bunu bir kalıp şeklinde yapsaydım sıkılabileceğimi düşündüm. Herkesin çalışma yönteminin kendine has olduğunu biliyordum.

Sınava hazırlanma süreci bazen stresli ve yorucu olabiliyor. İnsanın durup dinlenmeye, daha yoğun çalışabilmek için enerji toplamaya ihtiyacı oluyor. Bunu bir teneffüs gibi düşünebiliriz. Arkadaşlarla sıcak bir kahve eşliğinde edilen sohbet, izlenen hoş bir oyun, film, etkileyici bir kitap beni motive eden en güzel şeylerdendi. Fakat sosyal aktivitelerle derslerim arasındaki dengeyi sağlamayı başardım.

BAŞARI BİR EKİP İŞİYDİ
Düzenli ve istekli çalışmam sonucunda gelen başarı beni Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi Bölümü öğrencisi yaptı. Bu üniversiteyi ve bölümü tercih etmemin sebebiyse yıllar önce aldığım bir karara dayanıyor. Ortaokulda CEO (üst düzey yönetici) olmayı kafama koymuştum. İşletme ya da ekonomi okuyacaktım ve Boğaziçi Üniversitesi’nde bu bölümlerin eğitiminin bana daha uygun olacağına karar verdim. Ayrıca bu üniversitenin sosyal açıdan olanakları da beni kendine çekti. Şimdi iyi ki de buradayım diyorum.

Eğer üniversite sınavına girecek arkadaşlara bir tavsiyem olacaksa bu: Azminizi, cesaretinizi, kararlılığınızı sakın kaybetmeyin. Kendinize güvenin ve potansiyelinizin farkında olun. Özgüven, inanç ve sağlam bir çalışma sizi hayallerinize ulaştıracaktır.

Elbette teşekkür etmem gereken birçok insan var, çünkü bu başarı bir ekip işiydi. Aileme, dostlarıma, öncelikle kendisinden azmin, cesaretin ve kararlılığın ne demek olduğunu öğrendiğim Başöğretmenim Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm öğretmenlerime teşekkür ederim.

FULYA AKKAYA KİMDİR?
Konya Meram Anadolu Lisesi’nden 2016’de mezun olan Fulya Akkaya, Boğaziçi Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden eğitimini sürdürüyor. 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle