GeriEğitim Bakan Yılmaz: En büyük eksiğimiz okul öncesi eğitim
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bakan Yılmaz: En büyük eksiğimiz okul öncesi eğitim

Bakan Yılmaz: En büyük eksiğimiz okul öncesi eğitim

Türkiye Özel Okullar Derneği tarafından bu yıl 17’nci kez düzenlenen ‘Geleneksel Eğitim Sempozyumu’nda konuşan Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, en fazla öğretmen açığının Marmara Bölgesi’nde ve il olarak İstanbul’da olduğunu söyledi. Bakan Yılmaz ayrıca okul öncesi eğitime de değinerek, “Avrupa’dan eksik olduğumuz tek yön okul öncesidir. En büyük eksiğimiz okul öncesi eğitimi yaygınlaştırıyoruz” dedi.

Türkiye Özel Okullar Derneği tarafından bu yıl 17’nci kez düzenlenen ‘Geleneksel Eğitim Sempozyumu’ Antalya’da başladı. 1.300 eğitimcinin katıldığı ve bu sene 'Türkiye'de ve Dünyada Değerlendirme Sistemlerinin Eğitime Etkisi' temasıyla yapılan toplantının açılışında konuşan Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, bölgelere göre öğretmen doluluk oranları, öğretmenlerin özlük hakları, tam gün eğitime geçmek için derslik ihtiyacı gibi konularda açıklamalarda bulundu. Bakan Yılmaz özetle şöyle konuştu:

904 BİNİ AŞKIN ÖĞRETMEN GÖREV YAPIYOR
"Bakanlığımıza bağlı eğitim kurumlarından 904 bini aşkın öğretmen görev yapıyor. Kamu memurlarından 1 milyona yakını bizde çalışıyor. Ülkemizin her bölgesinde norm kadro öğretmen doluluk oranlarını birbirine yaklaştırdık. Güneydoğu Anadolu’da yüzde 90’ın üzerinde. En fazla öğretmen açığının olduğu bölge Marmara, il olarak da İstanbul. Bölgelerarası eşitsizlik giderilsin derken Doğu ve Güneydoğu’da öğretmenin olmadığını onların Batı’ya yaklaştırılması gerektiği ifade ediliyor. Batı’da öğretmen açığı var. Doğu Anadolu’da yüzde 92, Doğu’da yüzde 90.

ÖĞRETMEN STRATEJİ BELGESİ’NDE ÜÇ AMAÇ VAR
Öğretmenlerin özlük haklarında iyileştirme yapıldı. Bunu en iyi bilen özel okullardır. Geçen yılın sonu itibarıyla 900 doların üstünde öğretmene ek ders ücreti ödeniyor. 380 dolar değilken 900 doların üstüne çıkardık. Öğretmene her eğitim dönemi başında hazırlık ödeneği veriliyor. 1.050 lira ödedik. Öğretmen Strateji Belgesi’nin üç amacı var; iyi yetişmiş, mesleğe uygun bireylerin istihdamını sağlamak. İkincisi öğretmenlerin mesleki gelişimini sürekli kılmak, hizmet içi eğitim. Üçüncüsü öğretmenlik mesleğine yönelik algıyı iyileştirip, mesleğin statüsünü güçlendirmek.

ÖĞRETMEN ROL MODELDİR
YÖK Başkanı’na teşekkür ediyoruz, geçen yıl ilk uygulamasını başlattık. Geçen yıl 240 bin barajı getirildi, eğitim fakülteksine girmek için. Öğretmenin niteliğini arttırmak için.

OECD’nin 15 yaş üzerine yönelik ‘Kim öğretmen olmak ister’ çalışmasına göre Türkiye’deki oran yüzde 25, her dört kişiden biri öğretmen olmak istiyor. OECD ülkelerinde bu oran yüzde 15. Biz siyasetçiler olarak Anadolu’da bir köy ve mahallenin görüşünü öğrenmek için oradaki üç kişinin görüşünü alırız, o halkın ne düşündüğünü öğreniriz: Öğretmen, din görevlisi ve muhtar. Bu üç kişide de kanaat önderi olmak vasfı vardır. Öğretmen rol modeldir.

58 BİN DERSLİK İHTİYACI VAR, 40 BİN YAPILIYOR
Yeterli derslik yapımı için derslik başına düşen öğrenci sayısını azaltmak, ikili eğitimi bitirip tam gün eğitime geçmek istiyoruz. 2003 yılından bu yana 282 bini aşkın derslik yaptık. Derslik başına düşen öğrenci sayısı 36’dan 24’e düştü. Hakkari’de, Bitlis’te, Ağrı’da derslik başına 22 öğrenci düşüyor. İkili eğitime 2019 sonuna kadar son vermek istiyoruz. 58 bin derslik ihtiyacı var 40 bin derslik yapılıyor. Devlet millet işbirliğiyle derslikleri tamamlayıp ikili eğitime son vereceğiz ki eğitimin kalitesini arttıralım.

OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİ YAYGINLAŞTIRIYORUZ
Teknoloji eğitimle buluşturulmalı. 1 milyon 437 binin üzerinde öğretmen ve öğrenciye tablet dağıttık. Avrupa’dan eksik olduğumuz tek yön okul öncesidir. Diyarbakır’da öğrencilerin yüzde 95’i, Hakkari’de yüzde 90’ı, Erzincan’da yüzde 99’u eğitimde. En büyük eksiğimiz okul öncesi eğitimi yaygınlaştırıyoruz. Geçen yıl sadece 5 yaş okullaşma oranı yüzde 74'e yükseldi. Şu ana kadar 5 yaşa önem verdik. Gelecek yıldan itibaren 4, 5 yaşa, dana sonra 3, 4, 5 yaş içindeki çocuklarımızı okul öncesi eğitime kazandıracağız.

DÜZENLİ OKULA DEVAMDA MUHATABIMIZ ANNELER
Kaliteli eğitim için düzenli olarak öğrencilerin okula gönderilmesi lazım. Muhatabımız anneler. Evlatlarını düzenli olarak okula gönderen annelerin hesabına 6 milyar lira ödedik. Eğitime erişimi sağlamak için bu yıl 1 milyon 229 bin öğrenciye taşımalı eğitim veriyoruz. Engelli 91 binin üstündeki evlatlarımızı her gün okuldan alıp eve, evden alıp okula gönderiyoruz. Öğrencilere okul sütü ve kuru üzüm dağıtıyoruz. Bu kapsamda 6 milyon öğrencimiz faydalanıyor. Pansiyon sayısı 530 binin üzerinde. İlk ve ortaöğretimde aylık 204 lira burs ödeniyor. Okul müfredatına takviye amacıyla ücretsiz destekleme ve yetiştirme kursu veriyoruz. 9 milyon öğrenci bu kurslara devam ediyor. Beşinci sınıflarda yabancı dil ağırlıklı İngilizce eğitimi 81 ilde 620 pilot okul seçilerek başlatıldı, haftada 15 saat yabancı dil eğitimi veriyoruz. Bir yıl sonunda projenin somut neticeleri görüldükten sonra yaygınlaştırcağız. Üçüncü ve dördüncü sınıflara giden, bir şekilde okuma ve temel matematik alanlarında yetersizliği görülen öğrencilere ilkokullarda yetiştirme programı başlattık.

1 MİLYON 437 BİN ÖĞRENCİ VE ÖĞRETMENE TABLET
Fatih Projesi kapsamında 1 milyon 437 binin üzerindeki öğrenci ve öğretmene tablet bilgisayar dağıttık. 432 bin etkileşimli tahta kurduk. 15 bin 103 okulda 1 milyondan fazla uç kurulumu yapıldı. Önümüzdeki dönemde özel okul, ilkokul, mesleki okulları Fatih Projesi kapsamına alacağız.

İKİ YILDA 2 BİN 799 ÖZEL OKUL AÇILDI
1.777 yeni özel okul faaliyete başladı. Son iki yılda toplam 2 bin 799 özel okul açıldı. Özel öğretimde öğrenci oranı yüzde 8’e yaklaştı. OECD ülkelerinde bu oran yüzde 15. Bu oranın yüde 25’e çıkarılması yolunda tavsiye kararı alındı. Eğitimin her kademesinde okullaşma oranı ve ortalama eğitim süresi arttı. Ortalama eğitim süresi 5.5 yıl iken bu sene 8. 15 yaş okur yazar oranı yüzde 85 iken, şimdi yüzde 95. Genel okullaşma oranı yüzde 62 iken yüzde 82.5 oldu. 2002’de liselerde kızlarımızın okullaşma oranı yüzde 42 idi, geçen yıl yüzde 82 oldu, erkeklerle aynı. Yükseköğretimde okullaşma oranı yüzde 12 idi, geçen yıl yüzde 44’e çıktı. Erkeklerin yüzde 40. Erkelerden daha fazla kızlarda okullaşma oranı var. Açtığımız okul sayıları Anadolu lisesi sayısı 2 bin 450, fen lisesi 302 ve 120 binin üzerinde öğrencisi var. Sosyal bilimler lisesi 93 ve 36 bin öğrenci gidiyor. Spor lisesi 70 tane, 15 bin 320 öğrenci eğitim alıyor. 81 güzel sanatlar lisesinde 14 bin 743 öğrenci var. Meslek lisesindeki öğrenci sayısı 1 milyon 711’e çıkarıldı. İmam hatip okullarının sayısı 1.478 öğrenci sayısı ise 524 bin."

ÖZEL OKULLARIN EĞİTİMDEKİ PAYI YÜZDE 8’LERE ULAŞTI

Bakan Yılmaz: En büyük eksiğimiz okul öncesi eğitim

Türkiye Özel Okullar Derneği Başkanı Nurullah Dal ise yaptığı konuşmada, sempozyuma 204 okul, 85 firma ve 1.300’e yakın eğitimcinin katıldığını belirtti. Özel okulların eğitimdeki payının yüzde 8’lere ulaştığını söyleyen Dal şöyle devam etti:
“Geçmişte bıraktığımız 16 geleneksel eğitim sempozyumunda ülke ve dünya eğitimine yönelik konular uzmanlar tarafından tartışıldı. Ülkemizdeki eğitim ve öğretim faaliyetlerinin niteliklerinin iyileştirilmesine büyük katkıları oldu.Öğretmenlerin mesleki gelişimlerine destek olmuştur. Bize düşen onu daha da ileri noktalara taşımak ve küresel çapta adından söz edilen sempozyum haline getirmektir. Bu yılki sempozyuma 204 okul, 85 firma ve sponsorlar ile 1.300’e yakın eğitimci katıldı. Sempozyumun sürekliliğini arz ediyoruz. Ailemiz gün geçtikçe büyüyor. Resmi verilere göre özel okulların eğitimdeki payı yüzde 8’lere ulaştı.

TEŞVİKLERİN DEVAMINI İSTERİZ
2017 yılına kadar 600 binden fazla teşvik müracaatı alındı, yarısından fazlasına verildi. Milli Eğitim Bakanımız şahsında, devlet ve bakanlığından, sağladıkları özel okul teşviki uygulamasının aksamadan devamını isteriz. 1 milyon 200 bini aşkın öğrencimiz var. Bizler ülkemizdeki eğitim kalitesinin artması için bu sayıyı ve oranları daha da yukarı taşımalıyız. Eğitimde bir üst lige çıkmak istiyorsak, gelecek hedeflerimize uygun eğitim modelini inşa etmek istiyorsak, özel okulların sektördeki payının arttırılması lazım. Böylece hem fiziki şartlar, hem de nitelik anlamında devletin yükü hafifletilebilir.

2018 YENİ SİSTEMLER ADINA GEÇİŞ DÖNEMİDİR
Sistem değişikliği olarak bilinen mevzu, kademeler arası geçişlerde uygulanan değerlendirme sistemlerinde yapılan değişikliklerdir. 2018, yeni sitemler adına geçiş dönemidir. Ülkemiz eğitim sistemi ve kurumlarımız için en yüksek eğitim performansı sağlamak adına konuşmaların, panellerin, tartışmaların çok önemli olduğunun altını çizmek istiyoruz. Hepimiz bakanlık bürokratı, okul sahibi ve yöneticisi, öğretmen olduğumuz kadar anne babayız, dayıyız teyzeyiz. Çocuklarımız hayatlarımızın tam merkezinde yer alıyor. Hep birlikte onların başarı ve mutluluğunun ders notları ve sınav şeklinde değerlendirildiği atmosferi soluyoruz.

DERS DIŞI FAALİYETLER İKİNCİ PLANA İTİLİYOR
Değerlendirme denince lise ve üniversiteye giriş sınavı ve yarışı geliyor. Yüksek ders notu peşinde koşarken, sınav başarısını hedeflerken, daha iyi okullara girmek isterken donanımlı, nitelikli, kültürlü, görgülü, zevk sahibi, iyi konuşan, eleştirilen, düşünen, takım halinde çalışan, etkili iletişim kurabilen birey olmak için gereken şeyleri ihmal ediyoruz. Aşırı ders yükü ve sınav stresi yüzünden çağın gerektirdiği insan profilini oluşturmaya zaman kalmıyor. Ders dışı faaliyetler ikinci plana itiliyor. Saydığımız tüm özelliklerin öğrencilere olan katkısı, değerlendirme denilen olgunun dışında tutuluyor. Umuyorum bu sempozyum değerlendirme kapsamının içini en kapsamlı şekilde doldurulması için fırsat olacak. Sempozyumda 10 yabancı olmak üzere 36 konuşmacı var. Her birinin yapacağı katkı için teşekkür ediyorum.”

Geleneksel Eğitim Sempozyumu 2 Şubat'ta sona erecek.

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle