GeriEğitim Bakan Selçuk: Belediyelerimizle daha büyük bir işbirliğine ihtiyacımız var
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bakan Selçuk: Belediyelerimizle daha büyük bir işbirliğine ihtiyacımız var

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) işbirliğinde TBB'de düzenlenen ‘Eğitim ve Yerel Yönetimler Çalıştayı’na katıldı. Selçuk, burada yaptığı konuşmada, dünya örneklerinde yerel yönetimlerle eğitim arasındaki ilişkinin doğrudan doğruya kurulduğunu ve eğitimin tek sorumlusunun yerel yönetimler olduğunu söyledi.

Bakan Selçuk: Belediyelerimizle daha büyük bir işbirliğine ihtiyacımız var

Türkiye'de de bu yolculukta yerel yönetimlerle beraber yürüdüklerini, yeni Belediyeler Yasası hazırlıkları kapsamında da bu temasın önem taşıdığını belirten Selçuk, konuşmasına şöyle devam etti:
“Eğitimin mesajı insana yönelik olması sebebiyle evrensel ama arkasından kaçınılmaz bir şekilde milli bir karakter alıyor, yerel bir dokunuşa ihtiyaç duyuyor. Eğitim aslında bir millet, memleket, ülke ödevi. Bunu hep birlikte yükseltmememiz gerekiyor. 2030'ların sonuna doğru dijital, biyolojik ve fiziksel olan aynı bedende bedenlenecek, insan beynine yazılım yüklenmesi söz konusu olan yeni bir çağın geliyor. Bugün ilkokulda okuyan çocuklar üniversiteyi bitirdiğinde bu çağın gerçekleriyle yüz yüze kalacak. Bu nedenle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yeni bir çağın ekosistemini kurmakla ilgili uzun soluklu işlerin peşindeyiz. MEB, günü kurtarmanın ötesinde, uzun soluklu, maraton mahiyetindeki çalışmalara ağırlık verdi. 2030'ların, 2040'ların Türkiye’si düşünülmeden iyi bir MEB vizyonu ve süreci yaşanılamaz, yaşatılamaz.

EĞİTİMİMİZ ORTA OLURSA EKONOMİMİZ DE ORTA OLUR
Mutlu insanların yetişmesi yerel yönetimlerle el ele vererek yapabilir. Yeni çağda bakanlık olarak sürdürülebilir bir eğitim sistemi vasıtasıyla ülkemizin eğitimini yükselterek ekonomisini yükseltme stratejimizin çalışmalarını yürütüyoruz. Eğer eğitimimiz orta olursa ekonomimiz de orta olur. Eğitimimiz yükselir ve yücelirse yüksek teknolojiyi daha çok üretebilen ve bilimi insanlığın hayrına kullanabilen bir eğitim hayatımız olur. Çocukları bu geleceğe hazırlayabilmek için birçok imkâna sahibiz ve bu kapsamda yerel yönetimlerle ilgili süreci bütünsel olarak ele almamız gerekiyor. Bakanlıkça başlatılan Coğrafi Bilgi Sistemi'nde (CBS) eğitim tesisleriyle ilgili yüz binlerce veri yer alıyor. Bakanlığa tahsisli yaklaşık 140 bin bina var. CBS sayesinde rahatlıkla bütün okulları analiz edebilme imkânına sahibiz. Belediyelerle işbirliği açısından da CBS çok önemli fırsatlar ve altyapı sunuyor.

TAŞIMALI EĞİTİM ÜLKE ÖLÇEKLİ HALE GELDİ
1989'da iki ilde pilot olarak başlayan taşımalı eğitim, ülke ölçekli bir hale geldi. Aslında büyükşehirlerde de milyonlarca öğrenci başka okullara giderek taşımalı bir şekilde okullarına ulaşıyor. Bunun yeniden tanzimi, yeniden bir optimizasyonunun yapılması, oluşturulan katma değerin yeniden dikkate alınması ve fayda-maliyet analizinin sadece finansal değil, sosyal, psikolojik, göçle ilgili maliyetinin ne olduğu gibi birçok hususu birlikte değerlendirme zarureti de söz konusu. Bu hizmete yaklaşık 3 milyar lira civarında bir bütçe ayırıyoruz. Bu bütçe, aslında her yıl 200'den fazla okulu yapmak için bir imkân. 'Bu bütçeyi eğitim sistemimizdeki iyileştirmeye paralel olarak nasıl azaltabiliriz ve bu doğrultuda çalışmalarımızı nasıl geliştirebiliriz' sorusunu da soruyoruz. Bugünlerde böyle bir çalışmamız var. Bu anlamda belediyelerimizle işbirliğine çok daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. Bütün belediye başkanlarına okulların tamiratı, tadilatı, bakımı, asfaltı konusunda gösterdikleri gayretlerden dolayı teşekkür ediyorum.

CBS ile eğitim arazileri ve yapıları 2019'da yaklaşık 40 milyon lira mertebelerinde bir kamulaştırma uygulama tasarrufu sağladı. Bütün belediyelerimizle tahsisler, terkler, kamulaştırma konusunda daha büyük bir işbirliğine ihtiyacımız var. Yeni Belediye Yasasında da bunu nasıl mevzuat haline getirebiliriz, onun peşindeyiz. Bakanlığın mülk edinme ya da satma hakkının yok, tahsis söz konusu. Bu kapsamda eğitim arazilerinin oluşturulmasında yerel yönetimlerin biraz daha hassasiyetine ihtiyaç duyuyoruz.

55 BİN CİVARINDA OKUL VAR
Kentsel dönüşüm veya kent meydanı gibi uygulamalarda, eğitim alanları dönüşüm çizimlerinin kati bir parçası olarak görülmesi gerekiyor. Türkiye'de bölgeler arasındaki farklılıkların zaman içinde azaltılmasıyla eğitimdeki verimliliği ve sürdürebilirliği de geliştireceğiz. Yaklaşık 140 bin binada 55 bin civarında okulumuz var. Bu okullara ait bakım, onarım gibi hususlar özellikle deprem konusuyla alakalı olarak da çok önemli. Bizim çocuklarımızı içine soktuğumuz binaların riski konusunda herhangi bir binadan çok daha fazla duyarlı olarak dikkat etme mesuliyetimiz var. Özellikle birinci derecede deprem kuşağında olan il ve ilçelerimizle ayrı bir temasımızın olması ve önceliklerimizi orada yeniden değerlendirme ihtiyacımız var. Bu çerçevede de bakanlığımız bütçesinin daha etkin kullanılması için yerel yönetimlerin desteğine çok ihtiyacımız var. Yerel yönetimlerin teknik ekip, ekipman, okul ve pansiyon tadilatlarını yapımı MEB’in bu konulardaki hizmetini çok çabuklaştırıyor. Bu hususlarda da acaba yeni bir model olabilir mi? Yani tamirat, tadilat gönüllü bir mesele olarak değil de mevzuatın bir tahsisatı olarak ortaya çıkarılabilir mi konusu bugünkü çalışmalarda da konuşulacak.”

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle