GeriEğitim 80 yaşına geliyorum ama hâlâ eğitim alıyorum
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

80 yaşına geliyorum ama hâlâ eğitim alıyorum

1954 yılında genç, Cumhuriyetçi, Atatürk aşığı bir öğretmen olan Mehmet Ali Sertatıl tarafından Mektupçu Konağı’nda 14 öğrenciyle ana ve ilkokul olarak eğitime başlayan, 1955-1956 öğretim yılında ortaokul ve lise kısımlarını bünyesine katan İzmir Özel Çamlaraltı Koleji, bugün ülkemizin farklı kademelerinde görev yapan binlerce mezunu bulunuyor.

80 yaşına geliyorum ama hâlâ eğitim alıyorum

Adını konağın bahçesindeki büyük çam ağaçlarından alan okul, 1973’te bünyesinde donanımlı bir yabancı dil laboratuvarı kurarak bir ilke daha imza attı. Okula damat olarak 25 yaşında gelen ve bugün de okulun yönetiminde olan Engin Dirikal, yarım asrını okulda geçiren önemli bir eğitimci. Öğretmenliği seven Dirikal, “80 yaşına geliyorum ama hâlâ eğitim almaya devam ediyorum” diyor. Engin Dirikal ile eğitimi konuştuk:

80 yaşına geliyorum ama hâlâ eğitim alıyorum- Turizmci iken kayınpederinizin okuluna öğretmen olarak ilk adımı attınız.
Evet. Çamlaraltı Koleji’yle tanışmam 25 yaşında oldu. Ben İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi mezunu bir işletmeciydim. İngilizce, Fransızca gibi dil kurslarını bitirmiştim. Hatta İtalya’da bir üniversiteden burs bile kazanmıştım. Ondan sonra hayata işletmeci olarak atılırken üniversite yıllarımda İzmir Fuar müdürü ile tanışmam sonrasında fuar turizm tanıtma müdürlüğünde göreve başladım. Bir yıl tercümanlık yaptım. Ondan sonraki yıllarda da görevimi turizm tanıtma şefi olarak sürdürdüm. O dönemde radyoyla bağlantım oldu. Radyoculuk yaptım, rehber olarak çalıştım. Ülkemize gelen dünyaca ünlü sanatçıları gezdirdim. Sonra askere gittim. Askerden dönünce ailem benim için tahin helvası fabrikası açtı, tek çocuktum. Helva üretimine başladık, sonra da ailemden evlenme ısrarı başladı. 24-25 yaşındaydım. Annemin yakın bir arkadaşı Çamlaraltı Koleji’nde İngilizce bölüm başkanıydı. Müdür beyin de bir kızı var, hem çok güzel hem de çok alımlı imiş. Kuşadası modaydı o dönem 1968-1969’da. Kısmet Otel’de çayda tanıştık. Kayınpederim benim aynı zamanda lise hocamdı.

- O tanışma sonrası evlendiniz.
Evet, biz Melekşen’le tanıştık, sonra süreç devam etti, nişanlandık, evlendik. Kayınpederim beni okula çağırdı çalışmam için. Okula gitmeyi istiyorum ama fabrikanın nasıl olacağı da kafamı karıştırıyordu. Sonra iki aile, dünürler anlaştılar. Fabrikayı bırakıp okula geçtim. Kayınpederim özel okulculuğa kızı nedeniyle başlamış. Melekşen’i önce bir devlet okuluna yazdırıyor, ancak öğrencilerine dayak atan bir öğretmenin yüzünden kızı okuldan kaçıyor. Kayınpederim de “bir okul açayım, hiç olmazsa kızım gözümün önünde olur“ diye düşünüyor. O zaman eşinin ailesinden masa, telefon alıyor, Çamlaraltı Koleji’ni kuruyor. Okul 14 öğrenciyle açılıyor. Mehmet Ali Sertatıl okulu geliştirerek; ilkokul, ortaokul, lise açıyor. Eşim de öğrencilerine dayak atan öğretmeni unutmuyor, “Ben ilkokulda çocuklara severek ders öğreteceğim” diyerek öğretmen oluyor. 30 yıl; 1’den, 5’inci sınıfa kadar öğretmenlik yaptı, torun sahibi olduğumuz zaman bıraktı.

- Siz okula ne zaman başladınız?
Okul kurulduktan 14-15 yıl sonra geldim okula. Önce müdür yardımcısı olarak bir yıl görev yaptım. Aynı zamanda İngilizce öğretmenliğine de başladım. Ardından ticaret ve turizm derslerini verdim, sonra okulda müdür oldum. Kayınpederim de kız kolejinin müdürüydü. Ben de erkek koleji müdürü oldum. 1974 yılına kadar, kız ve erkek koleji vardı, ayrıydılar. Sonra çağdaş bir okulda kız-erkek olmaz deyip, birleştirdik. Bu arada ben de pedagojik formasyon almak için Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri’nde eğitime başladım. Zor bir dönemdi. O sırada annem de hastalandı. Annemi kontrol için hastaneye bırakıp, İzmir’den Ayvalık’ta eğitime gidiyordum. Eşim, çocuklara, anneme, babama bakıyordu. Her gece Ayvalık’tan İzmir’e geçip, annemi bekliyor, ertesi gün geri dönüyordum. 3 ay git-geller devam etti. Ama başardım. 1982 yılında bitirdim. O zaman 10 yıllık evliydim, pedagojik formasyonu aldım, İzmir’e döndüm, annem vefat etti. O zamanlar İzmir’de sayılı kolej vardı. Rekabet güzeldi.

- Öğretmenliği sevdiniz mi?
Evet, bu okula ben maaşla başladım, öğretmenliği çok seviyordum. Bir şeyleri öğretmek, paylaşmak çok güzeldi. Eşim de mezun olmuş, müdür yardımcısı asistanlığı yapıyordu. Okulunun sahibinin kızıydı, müdürün eşi oldu. Ama eşim çok harika bir insandır. Eşimle 30 yıl birlikte çalıştık. Kayınpederim 65 yaşında işi bıraktı, okulun yönetimi bana kaldı.

ÖMRÜMÜN YARISI OKULDA GEÇTİ
Benim okulda 49’uncu yılım. Ömrümün yarısı burada geçti. Veli profili değişiyor. İnternet araştırmacısı veli grubu çıkıyor karşımıza. Yani internette bir şey görüyor, “Bunu yapıyor musunuz?” diye soruyor. Velileri biz eğitmek istiyoruz. Onlar için özel seminerler düzenliyor, hizmet içi programlarla velileri bilgilendiriyoruz. Eski veliler ilgiliydi ama okulun işine karışmazdı. Okulu sürekli denetler, her veli toplantısına katılırlardı. Şimdiki veliler ise, çocuklarını özel okulda güvenli bir ortamda büyütmenin rahatlığıyla, iş yoğunluğunun da etkisiyle gereken ilgiyi gösteremeyebiliyor. Bizim beklentimiz, velilerin öncelikle çocuklarını tanıması. Çocuklarına evde baskı yapmasınlar, başka çocuklarla kıyaslamasınlar. Hatta ağabeyi, ablasıyla da mukayese etmesinler. Her çocuğun ayrı yetenekleri var. Veliler mutlaka çocuklarıyla birlikte olsunlar, onlarla sohbet etsinler. Akşam eve gelince telefonları bir kenara bıraksınlar.

ÖĞRETMENLİK BİTMİYOR
Yaş 65 olunca imza kaleminiz elinizden alınıyor. 12 yıl önce genel müdürlükten emekli oldum. Şimdiki görevim Yönetim Kurulu Başkanlığı. Ama, öğretmenlik bitmiyor. 80 yaşına geliyorum ama nerede seminer, sempozyum varsa gidiyorum, eğitim almaya devam ediyorum. Oğlum Bentürk, İngilizce öğretmeni ve eğitim yönetimi yüksek lisansı var ve kızım Gülçağ, Beden Eğitimi Öğretmeni ve Psikoloji yüksek lisansı var, şimdi okulun yönetiminde birlikteyiz. Kızım genel müdür. O sekiz yaşında burada çalışmaya başladı. Okula diye geliyordu, senetlere pul yapıştırıyordu. Okulun açılış günlerinde hep hazırlıklara yardım ediyordu. Okulu seviyordu. Müdür yardımcılığı yaptı. Çocuklarım okulun her kademesinde Şimdi iki çocuğum da eğitimci ve üçüncü kuşak olarak okulun yönetiminde etkinler.

EGE ÖZEL OKULLAR DERNEĞİ’NE HERKESİ ÜYE ALMIYORUZ
Ege Özel Okullar Derneği 1960’lı yıllarda kuruldu. Ben 1970’de buraya, sonra da Özel Okullar Derneği’ne üye oldum. İzmir’de kolej sayısı arttı, ancak etik değerler artık geçerliliğini yitirmiş gibi görünüyor. Ben her okula eşit yaklaşırım. O yüzden 49 yıldır dernekteyim. Bir yönetmelik değişikliği yapıldığında il milli eğitim müdürlüğünden müfettiş göndermelerini isterim. Yapılan değişikliklerle ilgili bize seminer verirler. Bütün özel okul müdürlerini toplarım, dinleriz. Bize üye olmak isteyen çok özel okul var. Ama üyelerimizi  tanıdıktan sonra derneğimize dahil etme düşüncesindeyiz. Yeni açılan kurumlar da iyi müdürler atıyorlar ama kendilerini tanıtmaları için zamana ihtiyaçları var.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle