Eğitim Haberleri

    Eğitim teknolojileri, dijital transformasyon ve pedagojik formasyon

    Gökhan YÜCEL - Eğitim Politikaları Uzmanı
    25.09.2014 - 16:47 | Son Güncelleme:

    Şüphesiz dünyanın en önemli teknoloji şirketlerinin ve düşünürlerinin tartıştığı tek şey var: ‘Sanal’ ve ‘gerçek’ dünya arasındaki sınırın gittikçe silikleşmesi. Son zamanlarda gittikçe silikleşen bu sınırlar üzerine kafa yorarken aynı zamanda insan hayatına ve iş yapma biçimlerimize etkilerini de araştırmaya çalışıyorum.

    Biz ülkemizde ne yazık ki dünyada üretilen her şeyi tüketebilme konforu ve hazzına o kadar alışmışız ki, ve bunu tek başına bir gelişmişlik göstergesi olarak kabul etmişiz ki, çok azımız hızlı ve köklü bir dönüşümün içeriğini merak ediyoruz ve bu dönüşüme katkıda bulunmak için çabalıyoruz. Birçoğumuz üretilen her şeyi tüketebilmenin dayanılmaz hafifliğiyle yetiniyoruz. Bu da yeni dijital çağın kapımıza getirdiği transformasyonun apaçık karşımıza çıkarttığı güncel pedagojik formasyonu kazanmamıza engel oluyor. O yüzdendir ki bir zamanlar hayatımızın içindeki hiç ortadan kalkacağını düşünemediğimiz kişi, kurum veya şirketin başına gelenleri, nasıl dünya sahnesinden bu hızlı dönüşüme ayak uyduramadıkları için silindiklerini kolayca unutabiliyoruz.

    Özellikle sıkı rekabete dayalı küresel şartlar içinde ayakta kalmayı sağlayacak en önemli bakış açıları arasındaki dijital transformasyonun olmazsa olmaz ayaklarından birisi durumundaki pedagojik formasyonu hiç kazanmıyoruz diyemem elbette. Ancak çok rahatlıkla söyleyebilirim ki, epeyce geriden takip ediyoruz. Zamanın ruhu formasyonu denebilecek bu kazanımları ne yazık ki öğretmenler, idareciler veya veliler açısından düşünüldüğünde eğitim fakültelerinde veya çalıştıkları kurumlarda kolayca kazandırmak hele ki ülkemizde çok kolay değil. Çünkü ülkemizde bürokrasi > yenilik. Bu formasyonu lütfen sadece akıllı telefon veya sosyal medya kullanıcısı olmakla eş tutmayalım. Çünkü bunun niyeti bile bahsettiğim kısıtlayıcı dijital tüketici sınıfına girer.

    Eğitim teknolojileri, dijital transformasyon ve pedagojik formasyon

    Son zamanlarda yazdığım her yazıda ve yaptığım her konuşmada, eğitim dünyamızda ‘eğitim teknolojileri’ denen segmentin yarattığı algı hakkında eleştiri getiriyorum. Dikkat ederseniz eleştirim eğitim teknolojilerine veya eğitimde teknolojinin kullanılmasına dair değil. Çünkü ülkemizdeki fazlasıyla metalaşan, araçsallaşan ve radikalleşen eğitim teknolojileri algımız yukarıda belirttiğim dijital transformasyonun içinden zamanın ruhuna uygun pedagojik formasyonu almak ve dijital kültürümüzü geliştirmek konusundaki gecikmemizin sebepleri arasında. Teknolojinin bütüncül resmini geriden takip etmemizi hızlandırıcı bir etkisi var.

    Eğitim teknolojisi araçlarını, yazılımlarını ve uygulamalarını bir ithal ikamesi olarak görmeye devam ettikçe ne yazık ki en başından beri savunduğum 21. Yüzyıl Becerileri’nin yerelleştirilmesi süreçlerine de zarar vermiş oluyoruz. Tabi ki 21. Yüzyıl Becerileri evrensel becerilerdir. Ancak aşırı tüketim güdüleriyle geliştirdiğimiz ‘eğitim teknolojisi’ algısının geciktirici etkisinden kaynaklanan sebeplerden dolayıdır ki, dijital transformasyon ve onun içindeki pedagojik formasyonu ıskalayarak, 21. Yüzyıl Becerileri’nin eksik ve eski versiyonlarını gündemde tutuyoruz. Sonuç olarak ‘eğitim teknolojilerine’ aşırı bağımlılık durumu teknolojik ve dijital dönüşümle ilgili büyük ve gerçek zamanlı tabloyu takip etmemizi kısıtlayan, engelleyen ve geciktiren bir şekle bürünüyor.

    Unutmamak gerekir ki, günümüzün tüm moda öğrenme yöntemleri, insanlığın hayal dünyasının hızına eşit bir hızla devam eden dijital transformasyonun dayattığı şartlarının doğal birer sonucudur. Tersyüz edilmiş sınıflardan üç boyutlu yazıcılara kadar, sosyal medya yoluyla öğrenmeden, yapay zekaya kadar, yazılım derslerinden eğitim sisteminin inovasyon ve girişimcilik ekosisteminin parçası olarak düşünülmesine kadar daha nice başlıklar dijital transformasyonun bizatihi kendisinin doğurduğu pedagojik formasyonun sistematikleşmesiyle meydana çıktı. Daha kısa ve çarpıcı bir ifadeyle, aslında çocuklar dijital transformasyonun içindeki pedagojik formasyonun doğurduğu şartlar içerisinde hem öğretmen, hem idareci hem de öğrenci olmanın yollarını keşfetmek adına ‘bürokratik eğitim otoritesiyla’ amansız ancak bugün için sessiz bir mücadele yürütüyorlar. Bu mücadele gelecekte çok daha çetin geçecek. Prensky’nin ‘dijital yerliler’ kavramı ve Gardner’in ‘Telefon Uygulaması Nesli’ bu mücadelenin parametrelerini anlatıyor.

    Eğitim teknolojileri, dijital transformasyon ve pedagojik formasyon

    Söylediklerimi en kısa ancak etkili biçimde özetleyen tablo ünlü teknoloji devi Gartner’in yıllara göre teknoloji trendlerini görselleştirdiği şeması. 2000’li yılların başından beri güncellenen tablolar bize teknoloji trendlerinin nereden nereye gittiği konusunda çeşitli projeksiyonlar ışığında fikir veriyor. Örneğin 2020’li yıllarda 6 trilyon dolardan daha fazla ekonomik büyüklüğe ulaşacak Nesnelerin İnterneti (Internet of Things) sadece birkaç yıldır Gartner’in teknoloji trendleri tablosunda kendine yer bulabildi. Dönüşüm bu denli hızlı trendler çıkarabiliyor.

    Eğitim teknolojileri, dijital transformasyon ve pedagojik formasyon

    Eğitim teknolojileri, dijital transformasyon ve pedagojik formasyon

    Bu tabloların eğitim adına dikkatlice incelenmesi gereken tarafı teknoloji, 21. Yüzyıl Becerileri ve trendler arasındaki yakın ilişkinin kurucu ve kurgulayıcı gücüdür. 21. Yüzyıl Becerileri sabit ve çakılı bir takım niteliklerden ibaret kalmayacak. 21. Yüzyıl Becerileri’nin içindeki yaratıcılık, girişimcilik, iletişim, takım çalışması, eleştirel düşünme Gartner’in uzun uğraş ve tartışmalardan sonra özetlediği teknoloji trendlerinden bağımsız düşünülemez. 2013-2014’te listenin başında gelecekte en fazla konuşulacak trend şeklinde vurgulanan Nesnelerin İnterneti’nin gerektirdiği yaratıcılık ve iletişim paradigmasıyla, 2002’de o gün için en karmaşık konular olan ancak bugün için ilkel bile kabul edilebilecek web tasarım veya cep telefonu kavramlarının bizlere düşündürdüğü beceriler farklılıklar gösterecek. Umarım kastettiğim becerileri sadece yapılan icatları kullanabilme becerisi olarak değil de onların üretim ve tasarım süreçlerini anlaşılmasına ve düşünülmesine dair analitik becerilerini kazandıran bir formasyon olarak anlatabilmişimdir.

    Eğitim teknolojileri, dijital transformasyon ve pedagojik formasyon

    Eğitim teknolojileri, dijital transformasyon ve pedagojik formasyon

    Eğitim teknolojileri, dijital transformasyon ve pedagojik formasyon

    Keza Nesnelerin İnterneti gibi giyilebilir teknolojileri, oyunlaştırma, ev-iş için tasarlanmış 3-D yazıcılar, mobil sağlık takip sistemleri, ses tanıma, zenginleştirilmiş gerçeklik, melez bulut sistemleri gibi trendler artık gelişim radarından çıkmak ve yerlerini, gelecek 10 seneye damgasını vuracak başka tür trendlere bırakmak üzeredirler. İşte bu yeni trendler ortaya çıkarken tartışmak, Gartner’in tablolarında açıkça görüldüğü gibi bundan mesela Nesnelerin İnterneti veya Giyilebilir Teknolojiler 4-5 yıl önce ortaya çıktığında ülkemizde birkaç kişi hariç kimsenin ilgi göstermediği uğraşlar olarak görmememiz gerekiyor. 2020 yılında dünyada 50 milyarı aşkın cihazın hem de hepsinin arasındaki akıllı bağlantı türlerinin misliyle arttığı bir ortamda insan hayatının aldığı şekli düşünebiliyor muyuz? Peki ya eğitimin bundan nasıl nasipleneceği?

    Sınıftaki nem, ışık ve sesi, her bir öğrencinin taşıdıkları akıllı saatlerden aldığı mobil sağlık bilgileriyle harmanlayarak en ideal ve optimum seviyeye taşıyan ayarlar 2020’de zor bir iş olmayacak. 2020’de sadece sınıflarımız, binalarımız, telefonlarımız, tahtalarımız, arabalarımız değil, oturduğumuz koltuk, taktığımız gözlük, balık tuttuğumuz oltamız, çay pişirdiğimiz demliğimiz, yazdığımız kalemimiz akıllı birer teknolojik cihaz halini alacak. Bu cihazların çipler ve sensörler yardımıyla birbiriyle etkileşimi olarak adlandırılan Nesnelerin İnterneti hayatlarımızın sıradan bir parçası haline gelecek. Teknoloji gitgide insana dönecek, insanla bütünleşecek. Aşağıdaki insan figürü üzerinde insanların bugün giyilebilir teknoloji ürünlerini vücutlarının neresinde görmek istediklerine bakınca, yüzde 3’ünün teknolojileri birer dövme biçiminde taşımak istemeleri böylelikle iyi anlaşılmalı.

    Eğitim teknolojileri, dijital transformasyon ve pedagojik formasyon

    Eğitim teknolojileri, dijital transformasyon ve pedagojik formasyon

    Özetle, 21. Yüzyıl Becerileri dijital transformasyondan fazlasıyla etkilenerek eğitimde bireyselleştirme, eleştirel düşünme, iletişim gibi trendleri sıkça vurguluyor. Biz 21. Yüzyıl Becerilerini eğer yakından takip etmek istiyorsak dijital transformasyonun içindeki pedagojik formasyonu anlamak zorundayız. 21. Yüzyıl Becerileri, bu dijital transformasyon ve onun pedagojik formasyonunun sürece dayalı yenilenebilir ve sürdürülebilir bir ürünü olmak zorunda. Yine bıkmadan usanmadan tekrar edelim: 2023 Vizyonu Gartner’in teknoloji trendlerinden ve bu trendlerin getirdiği rekabet ve üretim şartlarından, sonuç olarak bu sistemlere dayalı ve uygun bireyler yetiştiren eğitim sisteminden bağımsız düşünülebilir mi? Cevap çok kolay: Hayır düşünülemez.

    (@goyucel) gyucel@yenidiplomasi.com



    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı