Eğitim, piknik ve tekne sefası

08 Nisan 2005 - 00:00Son Güncelleme : 08 Nisan 2005 - 00:00

İstanbul’daki Cam Ocağı, Riva Deresi kıyısında kurulmuş, yeşillikler içinde bir cam ve sanat merkezi. Atölye çalışmalarının düzenlendiği merkez, haftasonları tanışma ve deneme amaçlı cam gezileri düzenlemeye başladı. İstediğiniz bir haftasonu gidiyor, hiçbir ücret ödemeden atölye çalışmalarına katılıyor, sonra da bir cam ustasının gösterisini izliyorsunuz.Biz de bunlardan birini izlemek üzere yola koyulduk. Merkeze üç ayrı güzergahtan gidilebiliyor. Dilerseniz önce Beykoz’a uğrayın. Sahilde Beykoz Belediyesi’nin çay bahçesi Beytaş’ta güzel bir kahvaltı edin. Dönüş yolunda Polonezköy tüm sıcaklığı ile size bir akşam kahvesi ikram etsin. Yol boyu kendin pişir kendin ye mekanlarının bolluğundan haberdar olmalısınız. Eğer vaktiniz varsa, Polonezköy’de kıyıda köşede kalmış mekanların izini sürün. Yok eğer fazla dolaşmak istemezseniz, Cam Ocağı yakınındaki Riva Deresi’ne yürüyebilir, orada piknik yapabilirsiniz. Hatta biraz daha yaza doğru tekneyle karşıya geçip Riva’da balık bile yiyebilirsiniz.Cam Ocağı’na gitmek için ister Beykoz sahil yolunu ister Polonezköy’den geçen hattı tercih edin. Temiz bir boğaz havası alarak güne başlamak istiyorsanız, Beykoz sahilindeki belediye tesisi, Beytaş Kafe Restoran iyi bir tercih. Burada güzel bir kahvaltı edip, ince belli bardakta demli çay içmek, bahara koşan bu havalarda ilaç gibi geliyor. Aslında buranın paçanga böreği meşhur ama kahvaltı için pek de uygun bir seçenek değil. Karides, kalamar, ahtapot gibi deniz ürünlerinden yapılan boğaz güveci de yenebilir. Paçanga böreği 1.5, boğaz güveci 10 YTL. Bir bardak çaya 75 YKr ödüyorsunuz. Tam donanımlı bir kahvaltı tabağı ise 5 YTL. Fazla oyalanmadan Cam Ocağı’na doğru yola koyuluyoruz. Atölye çalışmaları 11.00’de başlıyor. Mekan, İstanbul’un 25 km. kuzeydoğusunda, Karadeniz kıyısından biraz içeride, Beykoz’a bağlı tarihi Öğümce Köyü’nün yakınında bulunuyor. Öğümce Köyü oldukça eski. Bu köyü görmek de keyifli olabilir. Ocağın Riva Deresi’nin çok yakınında bulunması ise, burada yapacaklarınızın sadece iç mekanla sınırla kalmayacağının en canlı kanıtı. Atölyedeki çalışmalarınız bittikten sonra, ya da verilen molalarda Riva Deresi’ne yürüyebilir, dere kenarında piknik yapabilirsiniz. Öğle yemeği için dere kıyısındaki kendin pişir kendin ye tarzı yerlerden birini de tercih edebilirsiniz. TEKNE RESTORANOtomobille Cam Ocağı-Riva arası 5-7 dakika. Burada bir tekne restoran (Kalyon), plaj ve Cenevizlilerden kaldığı söylenen bir kale var. Derede tekne gezisi yapmak mümkün. Ama tekne turu bu gezinin içine dahil değil. O konuda organizasyonu siz yapmalısınız. Öğle yemeği için bir başka alternatifiniz Cam Ocağı yemekhanesi. Ücreti 10 YTL. Tesiste, dünyaca ünlü sanatçılar tarafından üretilen cam eserleri inceleyebilir, el yapımı eşyaların satıldığı iki mağazadan alışveriş yapabilirsiniz. 2-10 YTL’ye mumluklar, peynir tabakları, vazo ve küllükler bulmak mümkün. Cam takılar, bardaklar, sürahiler ise 10-20 YTL arasında. Vazo ve tabak çeşitleri 30 YTL’den başlıyor. Sanatçılara ait eserler ise 80 $ ile 12.000 $ arasında. İki ayrı atölye çalışması var. Boncuk yapımı ve füzyon. Cam boncuklar ve bu boncuklardan yapılma takılar pek modayken fırsatı kaçırmayın. Füzyon atölyesinde ise cam bir levha üzerine çeşitli renklerde, boyutlarda cam parçaları ile istediğiniz deseni, figürü yapmanız mümkün. İsterseniz yaptığınız bu levhayı fırınlatma şansınız da var. Bunun için 20 YTL ödüyorsunuz. Füzyon atölyesinde orta yaşlı bir hanım grubu ağırlıkta. Boncuk atölyesi ise çok daha genç bir öğrenci kitlesini ağırlıyor. Cam Ocağı’ndaki gezimizin son halkası ise atölyede bir cam eşyanın yapılışını izlemek. 13.00 ve 15.00’te iki ayrı gösteri var. Bu gösterilerde başından sonuna bir cam tabağın nasıl yapıldığını izliyor, bilgi alıyoruz. Saat 16.00 gibi Cam Ocağı’ndaki eğitimler sona eriyor. Biz de Polonezköy üzerinden geri dönüyoruz. Dönüşte kendimizi ev pastaları ile çok meşhur olan Polina Kafe’de buluyoruz. Cansel-Tadeusz Ohotski’nin işlettiği bu sıcak mekanda kendinizi ninenizin evinde gibi hissediyorsunuz. Çıtır çıtır yanan şömine önünde Cansel Hanım’ın bizzat elleri ile hazırladığı birbirinden nefis pastaların, böreklerin tadına bakabilirsiniz. Ev yapımı likör de var.CAM OCAĞI’NDA DÖNEMLERE GÖRE EĞİTİMİ VERİLEN TEKNİKLERCam üfleme (1-14 Mayıs, 22 Mayıs- 4 Haziran, 24 Temmuz- 6 Ağustos, 25 Eylül- 8 Ekim)Sıcak döküm (31 Temmuz- 13 Ağustos)Füzyon (22 Mayıs- 4 Haziran, 14-27 Ağustos, 4-17 Eylül)Kalıpla şekillendirme (12-25 Haziran, 31 Temmuz-13 Ağustos, 14-27 Ağustos, 4-17 EylülBoncuk yapımı (22 Mayıs- 4 Haziran, 3-16 Temmuz, 24 Temmuz- 6 Ağustos, 14-27 Ağustos)Kuma Sıcak Döküm ve Boyama (18 Eylül- 1 Ekim)Ayrıca neon ve emayDünyanın önemli cam okulları örnek alınarak tasarlanan ve özenli mimarisiyle dikkat çeken Cam Ocağı, yurt binası, yemekhanesi, bahçesi, dere kenarındaki oturma alanı, Agora adı verilen havuzlu avlusu, spor alanı ve yüzme havuzuyla, öğrencilere konaklama sırasında ihtiyaç duyabilecekleri her türlü konforu sunuyor. Grup gezileri için önceden rezervasyon yaptırmak gerekiyor. Yemek ve ulaşım organizasyonunu da ayrıca yapmalısınız.NASIL GİDİLİROcağa ulaşmak için mekandan servis talep edebilirsiniz. 9.45’te Kadıköy Evlendirme Dairesi’nin önünden bir servis kalkıyor. Saat 16.00’da aynı servisle geri dönüş şansınız bulunuyor. Servis için 10 YTL ödüyorsunuz. Tesisin yakınında bir İETT durağı da var. Beykoz’dan 137 no’lu Sultaniye-Cumhuriyetköy otobüsleri ile ulaşabiliyorsunuz. GEREKLİ ADRES VE TELEFONLARCam Ocağı: Cam Sanat Okulu Durağı Öğümce- Beykoz (216) 433 36 93Beytaş (Beykoz): (216) 322 04 42 Polina (Polonezköy): Köy Meydanı’ndan sola No: 88 (216) 432 31 53Tekne için: Nazmi Kaptan 0532 540 45 79Kalyon Restoran (Riva): (216) 319 15 91

Etiketler:
Sayfa Başı
HaberlergjogvAğvasapancakandırasonbaharistanbulda sonbaharsonbaharda istanbul