Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Eğitim ile ekonomik kalkınmanın ilişkisi

PAZAR günkü yazımda bahsettim. Bahçeşehir Üniversitesi geçen cuma günü uluslararası araştırmacıların tebliğleri ile katıldığı “Eğitim ve Ekonomik Kalkınma” başlıklı bir konferans tertip etti.

Bahçeşehir Üniversitesi’nde yeni kurulan ve bu konferansı tertip eden Yenilikçi Eğitim Araştırma Merkezi (YEGAM) hakkında yine cuma günü bilgi vermiştim.

* * *

 

Bugün konferansın bana göre ana önerisini oluşturan bir tartışmayı ele alacağım.

Konuşmacılardan Prof. Dr. Francisco L. Rivera-Batiz çok sayıda ülkeyi kapsayan ekonometrik çalışmasının sonucu olarak şu bilgiyi verdi:

1) Bir ülkede nüfusun ortalama eğitimi 1 birim arttığı zaman o ülke kabaca %0.7 büyüyor.

2) (%0.7’lik) büyümenin takriben yarısı eğitimin doğrudan katkısı olarak temayüz ediyor.

3) Diğer yarısı ise eğitim ile ekonomi arasındaki karşılıklı etkileşim sayesinde oluşuyor. (Önce eğitim kalkınmayı, sonra kalkınma eğitimi, tekrar eğitim kalkınmayı olumlu etkiliyor.)

Ülke nüfusunun aldığı toplam eğitim yılı sayısının toplam nüfusa bölünmesi ile bulunan “ortalama eğitim” bir ülkenin eğitim alanındaki başarısını en iyi gösteren ölçümlerden birisidir. Bu rakam ülkemizde 3.5 yıl gibi çok düşük bir seviyededir.

* * *


Nitekim 1960-2000 yılları arasında dünyada en büyük ekonomik büyümeyi gerçekleştiren Uzakdoğu ülkeleri Singapur, Güney Kore, Tayvan, Hong Kong, Tayland aynı zamanda 1960-2006 arasında dünyada ortalama eğitim seviyesini en çok yükselten ülkeler.

Türkiye ise her iki ölçümde bu ülkelerin çok gerisinde. Galiba bu nedenledir ki, orta eğitim seviyesinde yapılan uluslararası testlerde (PİSA) de Türkiye çok geride.

* * *


Ancak konuşmacılar sadece kantitatif (rakamsal) bir ölçümün yanıltıcı olabileceğini, eğitimin kalitatif (niteliksel) özelliğinin de en az diğeri kadar önemli olduğunu vurguladılar.

Kabaca söylersek, daha çok okul açıp, daha çok çocuk okutmak veya öğrencilerimizi daha fazla okutmak tek başına çare değil.

Neyi, nasıl öğrettiğimiz de aynı seviyede önemli.

Bilgiyi nakletmekten öte bilgiyi aramayı, analiz etmeyi, sorgulamayı, kısaca bilgiyi kullanmayı öğretmek belki de daha fazla önemli!

Nitekim, dünyada eğitime en fazla yatırım yapan ülkeler arasında yer alan Meksika matematik ve fen bilimlerinde bilgi seviyesini ve bilgiyi kullanmayı ölçen uluslararası testlerde (PİSA) eğitime yüksek seviyede yatırım yapmayan Türkiye gibi oldukça başarısız!

 

* * *


Bahçeşehir Üniversitesi’nin Yenilikçi Eğitim Araştırma Merkezi (YEGAM) gibi araştırma kurumlarının yapacağı ortalama eğitimi bir yıl artırmak için gereken insan sermayesine yatırım ile ekonomiyi 0.7 puan büyütmek için gereken fiziki sermaye yatırımının mukayeseli ölçümü araştırmaları bu ülkenin geleceği ile ilgili kararlarına büyük ışık tutacaktır.

Öte yanda, Türkiye bilgiyi nakleden (ezbere dayanan) eğitim anlayışından bilgiyi sorgulayan eğitim anlayışına geçtiği gün esas devrimini yapacaktır.

(Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığını yarın tartışacağım.)

X